banner17

Her yerde ve her şeyde öncelikle ahlak olmalı

'Bir Çocuğun Gözünden 28 Şubat' isimli kitabında, Yakup Köse'nin yaşadıklarını kendi kaleminden okumak, o sürece dair öğrendiklerimiz kadar önemlidir. Ülkü Tatar yazdı.

Her yerde ve her şeyde öncelikle ahlak olmalı

Geçmişe baktığımızda utanç duyarak hatırladığımız 28 Şubat darbesinin sembol isimlerinden olan Yakup Köse, o dönemde henüz 14 yaşındayken hayatının en zorlu sınavını vermiştir. Çeçenistan’a destek için gittiği gösteriden kısa bir süre sonra, doğru kelimeyi kullanmak gerekirse, fişlenerek evinden alınıp götürülmüştür. Tutuklandığı sırada “Türkiye Cumhuriyet’ini, Anayasasını yıkmaya teşebbüs etmek” kadar büyük bir suçlamayla karşı karşıya kalmıştır. Kendi ise haklı olarak, o zaman da, şimdi de tek suçunun Müslüman olmak olduğunu ifade etmiştir.

Bu tutuklanma ve cezaevini sürecini anlattığı “Bir Çocuğun Gözünden 28 Şubat” isimli kitabında, Yakup Köse hakkında bu ve buna benzer birçok bilgi mevcuttur. Üstelik yaşadıklarını kendi kaleminden okumak, o sürece dair öğrendiklerimiz kadar önemlidir. Çünkü okurken öğrendiklerimiz karşısında, Yakup Köse gibi biz de olanları anlamaya çalışıyor, zaman zaman öfkeleniyor, zaman zaman da korkuyoruz.

Sadece 14 yaşında bir çocuktu

Aslında kitabın ismi bile durumun vahametini anlamak için yeterlidir. Çünkü “çocuk” sözcüğünün içindeki masumiyeti anlayabilirsek, bir çocuğu, özgürlüğünün elinden alınmasından maruz kaldığı işkencelere kadar yaşadığı şeylerle bağdaştırmak gerçekten mümkün değildir. Bu sürecin bir de insani boyutunu düşündüğümüzde kitabın ismi bize şunu hatırlatmaktadır: Evet, her şeye rağmen güçlü kalmıştır Yakup Köse. Ama nihayetinde her şeyden önce, evinden alınıp götürüldüğünde, sadece 14 yaşında bir çocuktur!

Hal böyle olunca Bülent Akyürek’in o güzel dileğini anmadan geçmek olmaz. Kitabın “Medyada Yakup Köse” kısmında yer alan Bülent Akyürek’e ait yazıdaki “Hangi görüşten olursa olsun biz fiili olarak suç işlememiş bütün insanların, kardeşlerimizin serbest bırakılmasını istiyoruz.” cümlesinden bahsediyorum. Bırakılmasını istiyoruz ki bu ve buna benzer zamanlar bir daha tekrarlanmasın diyerek, Bülent Akyürek ile aynı düşünceleri paylaştığımızı belirtikten sonra, Yakup Köse’nin 19 Ekim günü Karabük Üniversitesi’ne, biz gençlerle “Yeni Nizam Yeni İnsan Yolunda Gençlik ve İdeal ve Ahlakı” adı altında değerli fikirlerini paylaşmaya geldiği konferansa geçmek istiyorum.

Gençlik bir ruh işidir

Az veya çok Yakup Köse’yi tanıyarak ve yaşadıklarından dolayı 28 Şubat’a dair pek çok bilgiye sahip olduğunu bilerek, Yakup Köse’den 28 Şubat darbesini dinlemek için o gün birçok kişi gelmişti. Bu beklentiyi konuşmanın sonunda sorulan sorulardan da anlamak mümkündü. Aslında başlangıcı kitaptan bahsederek yapmamın sebebi de kitap vesilesiyle o döneme ait bilgilere ve Yakup Köse’nin yaşadıklarına ulaşma şansımızın var olduğunu bu gibi beklentileri olanlara not düşmek içindir.

Konferansta ise Yakup Köse çok uzağa gitmeden günümüzle ilgili düşüncelerini dile getirerek bir ihtiyacı yerine getirdi ve önemli bir parantez açtı. O da elbette 28 Şubat'ın hâlâ devam ettiği gerçeği idi. Dergi satın almaktan dahi tutuklanan ve bu sebeple hâlâ içeride olanları hatırlattı Köse. Aslında buna benzer tutuklanmalara daha birçok örnek verebilmemiz mümkün. Ama daha da önemlisi, “Biz, devam eden bu zulüm için ne yapabiliriz?” sorusudur. İşte bu can alıcı soruyu önümüze koydu Yakup Köse. Özellikle biz gençlerin daha duyarlı ve bilinçli olmamız gerektiğinin altını çizerek, herkesin payına düşeni yapması gerektiğini vurguladı. Tabi gençliğin bir yaş değil, ruh işi olduğunu ve kendisinin de hâlâ 14 yaşında olduğunu söylemesi, onu daha iyi anlamamıza ve bu hoş söylem karşısında yüzümüzde bir tebessümün oluşmasına sebep oldu.

Aldığımız eğitim, edindiğimiz bilgi öncesinde, her şeyde ahlakı aramamız gerektiğini söylemesi de bizim için önemli noktalardan oldu. Her yerde ve her şeyde öncelikle ahlak olmalı hatırlatmasından sonra Yakup Köse, hukukta da ahlak olmalı diyerek şahit olduğu haksızlığa, ahlaksızlığa da gönderme yapmayı ihmal etmedi.

Yakup Köse, heyecanına, umuduna katık yaptığı değerli mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun dizeleriyle bizi arındırarak, kendimizi sorgulamamız için soru işaretlerini önümüze koyarak, düşünce ve duygularımızla baş başa bırakarak konuşmasını, bu hoş konferansı sonlandırdı.

 

Ülkü Tatar haber verdi

Güncelleme Tarihi: 31 Ekim 2015, 10:43
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20