Her Müslüman iyi bir davetçi de olmalıdır

Kayseri'de Bedir Gençlik Derneği tarafından güzel ve etkileyici bir program tertip edildi. Misafirleri, yazar Feyzullah Birışık, konu ise 'Sen Allah’ın Özel Misafirisin' idi. Fatih Pala yazdı.

Her Müslüman iyi bir davetçi de olmalıdır

 

 

Kayseri’nin, genç ve imanlı yüreklerinden bir grubun emeğiyle kurulan ve faaliyetlerini Kur’an ve sünnet çerçevesinde sürdürmeye çalışan genç bir derneği var: Bedir Gençlik Derneği. Bedir Gençlik, bir yılını doldurmadı henüz; ama Hakk Teâlâ’yı razı etme adına güzel yürüyüşler sergiliyorlar. Mehmet Ali Boztürk ve M. Hayrullah Söke kardeşlerin adını özellikle anmalıyım. Allah azze ve celle, ecirlerini gani gani versin.

27 Aralık 2013 Cuma günü, Kayseri İl Kültür Merkezi konferans salonunda, güzel mi güzel, etkileyici mi etkileyici bir program tertip ettiler. Misafirleri, yazar Feyzullah Birışık’tı. “Sen Allah’ın Özel Misafirisin” konu başlığıyla sunulan konferansa kadın-erkek, genç-yaşlı iyi katılım oldu. Yaklaşık bir buçuk saati bulan programdan, heybemize epey bir hayır doldurarak döndüğümüzü düşünüyoruz.

Kendimizi okul sıralarındaymışız gibi hissettik

Feyzullah Birışık, hem yazar hem de yayıncı. Karınca-Polen Yayınları’nın sahibi. Gerek telif eserler ve gerekse de tercüme olarak çok miktarda kitabı Türkçeye kazandırmıştır. Çevirisi yapılan eserler, genel olarak iman, itikat, Kur’an ve sünnet içerikli eserlerdir. Kendi eserlerini de yayınlamıştır. “Şeytan Bu Kitaba Çok Kızacak”, “Allah’ım Senden Özür Diliyorum”, “Ölüm Kitabı”, “Namaza Başlamak İstiyorum Ama Nasıl?”, “Bir Bayan Niçin Örtünmek İstemez”, on’dan fazla imza attığı kitaplarından bazılarının ismi.

Feyzullah Birışık; konuşmasının başında, bu başlıkta ve aynı muhtevada üç yıldır seminerler-konferanslar verdiğini, dinleyenlerin çok etkileyici bulduğunu, kendisi için de çok verimli geçtiğini ve nasip olursa kitap haline getirme düşüncesi olduğunu da söyledi. Sahnede bir okul tahtası ve elinde tahta kalemi olduğu halde anlattı anlatacaklarını. Kendimizi okul sıralarındaymışız gibi hissettik. Hatta bazılarımızı tahtaya bile kaldırdı inanın. Tabi sınav yapmak amacıyla değil; anlatımını kolaylaştırmada arkadaşlarımıza ihtiyacı olduğundandı bu tahtaya kaldırış muhabbeti. Evvela büyük bir daire çizdi. Dairenin içini “İslam” olarak belirledi; dolaysıyla İslam dairesinde olanların cennetlik olduğunu, daire dışında kalanların ise cehennem yolcusu olduğunu belirtti.

Birışık’a göre, ruh ve beden bileşkesinin fonksiyonu çok önemli. Ruhun sınırsız bir güce sahip olduğunu, her şeyi rahatlıkla düşünüp yapma hayaline sahip olmasına rağmen, ruhumuzun Rabbimiz tarafından getirilip ufacık bedenimize sığdırıldığını ve sınırsız halinden bedenimizle birlikte daracık bir alana girmiş olduğunu ifade etti. Rabbimizin muazzam surette yarattığı bedenimizle, bedenimizin bazı uzuvlarıyla ilgili güzel bir örnek verdi: Mutfakta bir şey yanmış olsa, bunu anlayan burnumuz oluyor. Hâlbuki öncesinde gözümüz bakmıştır; ama gözün değil, burnun ilgi alanına giriyor koku meselesi.

İslam’a davet ederken klima etkili cazipliklerle gidilmeli

Yazar Birışık, insanın dünya üzerinde Allahu Teâlâ’nın özel bir misafiri olduğunu ve başından beri ne demek istediğini şu sözleriyle pekiştirdi: “İnsan, dünyada Allah’ın özel misafiridir. Her şey insana hizmet eder. Ona ikramda bulunur; güneş, ay, yıldızlar, bulutlar, kuşlar, bütün hayvanat ve nebatat… İnsan, ormana gider ve ağaçlar gölgesiyle insana hizmet eder. Denize gider, beş metrelik oltaya onlarca balık gelir ve insanın doyum hizmetine sunarlar kendilerini balıklar. Yıldızlar, dünyada özel misafir olan insan için parlar, gece yolları aydınlatırlar.” İşte size insana hizmetin yıldızcası.

Peki, yüce Rabbimiz, biz insanlara neden lütufta bulunur? Bunu, ayrıntılı bir şekilde bize aktardı Feyzullah Birışık. İslam dışı bir hayat sürenlerin İslam’a davet edilişlerinde, onların önüne kabul edebilecekleri farklılıklar sunulmalı meselesini, otobüs örneğiyle açıkladı. Seyahat edecek insanların daha konforlu, hizmeti daha iyi, daha çekici ve soğuk zamanlarda ısıtma sistemi iyi olanını tercih etmesi doğaldır. Battaniyelere sarılıp da yapılan yolculuktan ziyade, klimalı ortamda olmayı kim istemez. İşte, insanları İslam’a davet ederken klima etkili cazipliklerle gidilmeli diyor konuşmacımız. İslam’ı tercih ettiğinde geçmiş günahlarının silineceği, ölünceye kadar Allah’ın onu üzmeyeceği, yine ölünceye kadar mutlu olacağı, dindaşlarının kendisine yalan söylemeyecekleri, lakap takmayacakları, malına zarar vermeyecekleri, onu kırıp üzmeyecekleri, fakir düştüğünde kardeşlerinin kendisiyle ilgilenecekleri gerçekleriyle muhataplara gidilmelidir. Emir ve yasaklarla, korkutmalarla insan kazanmak pekte mümkün olmayacaktır.

Sayılan cazip durumlar sunulduğunda, ayakların İslam tarafına yöneldiği görülecektir. Sonra diyecektir ki muhatap, “O zaman ben de kimseye yalan söylemeyeceğim, kimseye zarar vermeyeceğim, hırsızlık yapmayacağım.” Bunun karşılığında o insan, bütün bunlara teşekkür etme ihtiyacı hissedecek. Bu teşekkürünün adı, ibadet oluyor. İbadetlerine sımsıkı sarıldığında, teşekkürünü de hakkıyla yapmış olacaktır. Burada Feyzullah Birışık der ki: “İnsanla ibadet arasına giren her şey ilah adayıdır. Örneğin namaz kılmanız gerekiyor; ama maç var, gezi var, film var. Bunlar size, ‘hele az bu tarafa gel, vaktin var daha namaza’ der ve siz de bu sese kulak verdiğinizde o şeyleri ilahlaştırmış olursunuz.”

Her Müslüman, aynı zamanda çok iyi bir davetçi olmalıdır

Resulullah aleyhisselatu vesselamın, söz ve yaşantısıyla insanlara zarar verici bütün etkenleri yok ettiğinin altını özellikle çizdi yazar. İki kişi kavga ettiği veya edeceği sıra, “Kim öfkesini yutarsa, cennette hurilerle mükâfatlanacaktır.” sözüyle araya girer ve tabir yerindeyse, onlara teşvik primi vermiş olur Nebiyullah. Bu tür örneklerin sayısı istenildiği kadar çoğaltılabilir.

İslam’ın iki şifresi olduğunu hatırlattı bizlere Feyzullah Birışık: biri La ilahe illallah, diğeri de Muhammeden Resulullah. Şeytan ve avanesi, hayat boyunca bu iki şifreyi kırmak, onların etkisini yok etmek için mücadele eder. Ama Müslüman, önderi ve rehberi olan Muhammed aleyhisselamın yol haritasına, hayat göstergesine uyma cehdinde bulunduğu müddetçe, onun ve avanesinin (lanet onların üzerine olsun) uğraşlarını boşa çıkaracaktır. Hâlbuki dünya bir restorandır ve içindeki insana hizmet eden her şey, o restoranın garsonlarıdır; tavuklardır, koyunlardır, ineklerdir bu garsonlar.

Davet ve tebliğ içerikli bu güzel konferansla öğrenmiş olduk ki, kim İslam’a davet edilecekse; ona bu din, bu inanış sevdirilmeli, güzellikle ve güzelliklerle sunulmalıdır. Her Müslüman, aynı zamanda çok iyi bir davetçi olmalıdır vesselam. Bunları bize hatırlatan kıymetli Feyzullah Birışık’ın, yakın zamanda başka bir vesile için yine Kayseri’yi teşrif edeceğinin haberini, program sonunda, dernek emekçilerinden sunucu M. Hayrullah Söke kardeşimizden aldık.

 

Fatih Pala yazdı

Güncelleme Tarihi: 10 Ocak 2014, 18:03
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13