banner17

Hayat firavun gibi yaşanamaz!

Hayri Kırbaşoğlu Sakarya'da konuştu: 'Müslüman gibi inanıp firavun gibi yaşanamaz!'

Hayat firavun gibi yaşanamaz!

Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen “Hz. Muhammed’i Günümüze Taşımak” konulu konferansa konuşmacı olarak Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hayri Kırbaşoğlu katıldı.

14284

Müslüman insanların tevazu sahibi, alçakgönüllü ve sade bir yaşama savunması gerektiğini belirten Hayri Hocamız, “Müslümanlar şatafattan, müsriflikten uzak durmalıdırlar. Müslüman gibi inanıp firavun gibi yaşanmaz” dedi.

Hayri Kırbaşoğlu
(+)

Kur’an ne yapacaklarımızı söylüyor

Müslüman olmanın insana belli sorumluluklar yüklediğinin altını çizen Prof. Dr. Kırbaşoğlu, kısaca şu noktaların altını çizdi: “Bizler eğer Allah’a iman ediyor ve Hz. Muhammed’e inanıyorsak, en büyük mucize olan Kur’an’a göre hayatımızı idame ettirmeye çalışıyorsak, yani eğer biz müslümansak bizim müslüman olmamızın bize yüklediği bir sorumluluk bulunmaktadır.

Bu sorumluluğun farkında olmalıyız. Hayatımızı Kur’an’a göre yaşamak zorundayız. Kur’an ne diyor; adil olacaksın, çalmayacaksın, yalan konuşmayacaksın, insanların hakkını gözeteceksin, yardımlaşacaksın, zulüm etmeyeceksin, ilkeli olacaksın, tevazu sahibi, alçakgönüllü ve sade bir yaşama sahip olacaksın, müsriflikten uzak duracaksın, şatafata kaçmayacaksın, paylaşacaksın diyor.

Hayri Kırbaşoğlu
(+)

Müslümanların kriterleri değişiyor

Ancak biz bugün maalesef bu ilkelerimizden hızla uzaklaşıyoruz. Bu bilinçten uzaklaşıyoruz. Bu durum asla kabul edilemez. Üç yüz milyon nüfusa sahip olan Amerika’da 520 milyon otomobil olduğu belirtiliyor. Böyle bir şey olabilir mi? Bu nasıl bir israftır. Bugün birileri çıkmış diyor ki, “bakın cami önlerinde adidas markalı ayakkabıların sayısı arttı. İşte bu Türkiye’nin gelişmesi anlamına gelir.”

Bu ne demek? Böyle bir şey kabul edilir mi? Müslüman insanların kriterleri, bakış açıları değişiyor. Hepimiz lüks peşinde koşuyoruz. ‘Daha fazla nasıl zengin olabiliriz’ diye mücadele ediyoruz. Bu hengâmede Allah’ı, Peygamber’i, Kur’an’ı unutuyoruz. Kendimizi unutuyoruz.

“Bunlar bizi ilgilendirmez” diyemeyiz

Kendimizden, inandıklarımızdan, kimliğimizden uzaklaşmanın bize bir katkısı olmaz, bu bizi bitirir. Bakın ABD çeşitli ülkelerde müslümanlara saldırıyor ve biz seyirci kalıyoruz. Bu asla kabul edilemez. Biz bir müslüman olarak zulüm karşısında seyirci kalamayız. Tepkimizi göstermek zorundayız.

Çocuklar ölürken, silahlar patlarken, füzeler havada uçuşurken, müslümanlar öldürülürken ‘bu bizi ilgilendirmez’ deme lüksüne sahip değiliz. İslam ümmetinin derdi bizim derdimizdir. Bu sorunlarla yüzleşmek ve bu sorunların çözümüne ilişkin somut adımlar atmalıyız. Bugün gezegenimiz tehdit altındadır.

14287

Kurtuluşun kaynağı Kur’an-ı Kerim’dir

Dünyanın bir bölgesinde insanlar açlıktan ölürken diğer tarafta insanlar obeziteyi tartışıyor. Son 50 yılda batının katlettiği insan sayısı 20 milyondur. Bu ölen insanların büyük kısmı da masum, sivil insanlardır. Bu insanların bizim sorunlarımıza çare olması mümkün değildir. Bizim için kurtuluş kaynağı Kur’an-ı Kerim’dir. İnsanlık daha adil, daha özgür bir dünyaya ihtiyaç duymaktadır.

Bunu tesis edecek olan şey Hz. Muhammed’in sünnetidir. Hz. Peygamber’in sünnetini doğru anlamak zorundayız. Sarık takıp, cüppe giyip, yemeğe tuzla başlayıp, gümüş yüzük takarak sünneti yerine getirmiş olmayız. Hz. Peygamber’in yaşamını bir bütün olarak değerlendirmeliyiz. Ahlakı, adaleti, özgürlüğü, direnişçiliği yok sayarak sünnet anlaşılmaz. Hz. Peygamber’in hayatını iyi anlamalıyız. Afrika’da insanlar açlıktan ölürken birileri obeziteyi tartışıyor. Kozmetiğe harcanan paralar ortada. İnsanlar alışveriş delisi olmuş durumdalar. Alışveriş yapmadan duramıyoruz.

Ne yapmalı?

“Müslümanların daha dikkatli olması gerekiyor. Dünyayı kuşatmak isteyenlere karşı direniş göstermeliyiz, eylem yapmalıyız. Zulme karşı gelmeliyiz. Yaşanan tüm zulümlere karşı kim karşı koyacak, bu toplumu kim bilinçlendirecek, kim adaletsizliğe karşı koyacak? Artık Hz. Peygamber’in yaptığı gibi elimizi taşın altına koymalıyız. Bu katillere karşı müslümanlar mücadele edecek, bizler mücadele edeceğiz. Yapılan adaletsizliklere karşı ortak mücadele edeceğiz” diyerek sözlerini noktalayan Kırbaşoğlu’nun konuşması, dinleyiciler tarafından ilgiyle takip edildi.

 

 

 

İbrahim Özkahya notlarını aktardı

14288

Güncelleme Tarihi: 01 Mayıs 2010, 23:51
YORUM EKLE
YORUMLAR
Selami YILDIRIM
Selami YILDIRIM - 9 yıl Önce

Allah sizden razı olsun Hocam. Birilerinin kulaklarını çınlatmış olmalısısnız.

serazan
serazan - 9 yıl Önce

Çalışmalarında ki özgünlük, zamanın problemlerine çözüm arayışı, gayreti, üslübu... ilmi ve ameli ile takdire şayan bir müslüman.

ali can
ali can - 9 yıl Önce

Bu gün müslümanlar dünyevileşti. Hayata bir Batılı gibi bakar olduk; onları üzen şey bizi de üzüyor, onları sevindiren şey bizi de sevindiriyor. Eşyaya bakışımız aynılaştı. Müslüman bilinç yerini batılı bilişe bıraktı. Zihinlerimiz işgal edildi. İslam ılımlılaştırıldı. Diyanet işleri başkanı geçenlerde çağrı filmini eleştirmiş, savaş sahnesi çok fazla diye.

Kenan Subaşı
Kenan Subaşı - 9 yıl Önce

diyanet işlerinde çalışanlarla milli piyango idaresinde çalışanlar aynı fabrikanın ürünü,bunun için endişelenme,yakında cihadın haram,bidat,batıl olduğunu söylerlerse hiç şaşırma,nasıl askere gitmeyen vicdani red'çiler varsa,bediri,uhudu,hendeği unutturan,devlet yetkilileri çıkabilir.elin gavuru nükleerle,pilotsuz uçaklarla saldırırsa bize,biz onlara öpücükle mi karşılık vereceğiz,sormak lazım..gönül ister ki dünyada silah üretimi olmasın,ama her gönlün istediği olmuyor bu dünyada.

banner8

banner20