banner17

Hangi Türk âlimini biliyorlar?

Ürdünlülere sorduk, Türkiye'den hangi âlimi biliyorsunuz diye. Üç isim alabildik.

Hangi Türk âlimini biliyorlar?

Müselsel Türki!

Bir gün, internet faturasını yatırmak üzere işten erken çıktım. İlgili kuruma girdiğimde -hani hissedersiniz ya her zamankinden farklı bir durum vardır ama ne olduğunu da anlayamazsınız- in ve cini top oynarken buldum. İçeride bir hayat belirtisi ararken, küçük bir televizyona kilitlenmiş bakan bir teyzeyi gördüm ve aramızda şöyle bir konuşma geçti:

“Merhaba, internet faturası yatıracaktım. Ama kimse yok?”Aşk-ı Memnu

“Bugün perşembe…”

“Eee, ne olmuş perşembeyse?”

Teyze bu sözüm üzerine başını televizyondan bana çevirerek (Yani o kadar şaşırmıştı!) hayret ve biraz da nefretle acıyarak yüzüme baktı ve söylendi: “Fi müselsel Turki!..” O zaman anlıyorum ki dairedeki herkes Türk dizisi izlemek üzere eve erken gitmiş… Bu teyzem de nasıl olduysa biraz geç kalınca “Yolda diziyi kaçırmayayım” diye evine bile gitmemiş!!!

Biraz kendime gelince, “Ey müselsel?” diye meraktan soruyorum. Biraz kızgın biraz da başından savarcasına: “Muhanned u Nur, Muhanned u Nur!!!”

“Kim ulan acaba bunlar?” diye TV’ye göz ucuyla baktığımda gördüklerim karşısında şok oluyorum: Alanın ve satanın birbirinden memnun olduğu Aşk-ı Memnu dizisinde Ziyagil Köşkü’nün arkasındaki ardiyede, Coşkun’un yeni modeli Behlül, Bihter’e “Hep benim olmanı istiyorum, sadece benimmmm...” diyor!

Bu sırada Türk filmlerinin olmazsa olmazı "illa orada bulunması gereken bir kişi" kurasında bölümün talihlisi olan Beşir, Behlül’ü Bihter çikolatayı bitirirken görür. O, içinden “Accık ucundan bana da yok mu?” derken ve senaristlere kendini de o sahneye dâhil etmedikleri için küfrederken ben bu şaşkınlıkla kendimi sokağa atıyorum.

Boş Amman sokakları

16883
Bilgisayar işlerimizi yapan “Don Adam” kepenklerini kapatmış.

 

Sokaklar boşalmış, kimsecikler yok... Okuldan kaçmış üç beş gence rastlıyorum, “neler oluyor” diye sormaya kalmadan gençler saatlerine bakarak koşar adım uzaklaşıyor. Aralarındaki konuşmalardan “Vadi, Ziab, İskender Kebir, Murat Alemdar” seçebildiğim kelimeler… O zaman anlıyorum ki Kurtlar Vadisi’ne yetişecekler ve sokaklardaki bu boşluğun da, onların koşuşturmasının da sebebi bu…

16884
Arada bir şeyler atıştırdığımız “Tavuğun Kralı” açık ama sinek avlıyor.

Faturayı yatıramadım, bari tıraş olayım diye bir berberden içeri giriyorum. “Yatekul afiye!” diyorum, nereden geldiğini bilmediğim -çünkü kimse başını çevirip yüzüme bakmıyor- bir “Tfaddal” cevabı geliyor! Sahne aynen şu: Berber tam müşterinin sakalını sabunlayacak ama her ne olduysa zaman donmuş gibi içeride hiçbir kıpırtı yok! Suratı sabunlanacak müşteri de dâhil TV karşısında herkesin ağzı bir karış açık öylece bekliyorlar.

Bir yere ilişiyorum ve o sihirli kutuya ben de bakıyorum:

Hem kel hem fodul oluşuna bakmayarak üniversiteli genç sevgilisiyle kırıştırırken Aliye’nin ütüsüne takılan acemi çapkın Sinan Karahan, anasının bağrından kopup gelen iki küçük çocuğunu arabasına alarak Aliye'den kaçırmıştır. Aliye hızla giden arabanın ardından tabanları yağlarsa da dizinin bu bölümü Kırkpınar güreşleri sonrasına geldiğinden yağ yetersizliğinden yetişemez. Giren reklamda hemen kanal değiştiriyorlar:

Dökülen yapraklı dizide ise Ferhunde bir yandan eski kocası Şevket’e hâlâ işaret çakarken diğer taraftan da yeni kocası Mithat’a sırf parası ve Ali Rıza Bey’in konağı için –pas, yüz vesaire- vermektedir.

“Türkler böyle mi?”

Kurtlar Vadisi PusuErtesi gün hafta sonu… Burada hafta sonu cuma ve cumartesi… Buradaki dostlarımızla (Araplar… Gerçi onlar kendilerine Ürdünlü denmesini yeğliyorlar. Çünkü burada Arap demek azıcık hakaret gibi; çünkü Araplara göre Arap=Bedevi… Ne garip değil mi?) buluştuğumuzda bu konuyu açıyorum.

Hepsi birden Türk dizilerinin sadece Ürdün’ü değil Arap ülkelerini resmen işgal ettiğini söylüyorlar. Dizileri Arapça’ya çevirip Arapça’da olmayan kimi karakter adlarını uyarlayıp (Polat=Murat, Behlül=Muhanned, Bihter=Nur) 30-40 yıl önce bizim ülkemizdeki Brezilya veya Amerikan dizileri furyası gibi bir hastalık haline getirmişler.

Bunun iyi ve kötü yanlarını tartışıp akşamı ettiğimizde eve dönerken bindiğim taksici Türk olduğumu duyunca önce hürmet ve sevgi sözleri sarf ediyor. Çünkü tüm Araplar ama özellikle Bilad İş-Şam (Suriye, Ürdün, Lübnan, Filistin) Osmanlı’yı özlüyor. Biraz bu konuda konuşuyoruz taksiciyle: “Yeniden Avrupa Birliği gibi bir birlik lazım aramızda” diyor.

16886
Türk malı buralarda kalitenin sembolü…

Türk malı ayakkabı, halı, yiyecek kalitesinden (Çünkü burada “Türk malı” kaliteyi sembolize ediyor) laf yine bir gün önceki “Müselsel Turki”lere geliyor. Biraz da o konuda konuşuyoruz. İskender Kebir’e küfrediyor. Murat Alemdar’a “Huve racul = Erkek adam!” diyor. Sonra biraz da çekinerek “Bir şey sorabilir miyim?” diyor. “Eyvah” diyorum içimden ama dışımdan ona: “Tabii sor!” diyorum.

“Türkler böyle mi?”

“He tabii, hepimiz Polat’ız! Hatta her Türk asker doğar!”

“Yok abi onu demiyorum. Muhanned… Nur… Aile… Cemiyet…”

“Öhhö! Hayır tabii ki, her toplumda iyiler de var kötüler de… Bu dizide kötü örnekler anlatılıyor ki insanlar görsün de meyletmesin. (Bu dediğime ben de inanmıyorum ya ne yaparsın!)

“Ne bileyim abi, kimin eli kimin cebinde belli değil. İçki, kumar, zina, katiller, hırsızlar, mafyalar…”

“Yok ya… Bizim güzel öğüt veren dizilerimiz de var.” diyorum ama “Sır Kapısı” aklıma gelince örnek vermekten vazgeçiyorum.

“Peki, ben de bir soru sorabilir miyim?” deyince merakla yüzüme bakıyor taksici ve “Elbette!” diyor.

“Siz bu kadar Türk dizisi, oyuncusu, şarkısı, şarkıcısı biliyorsunuz. Peki, adını bildiğiniz bir Türk din âlimi var mı?” Bunu sorarken “Bizde dünyaca bilinen bir din âlimi var mı?” diye kendime de soruyorum!

Bizde dünyaca bilinen bir din âlimi var mı?

Taksici biraz düşünüyor, “Süleyman” diyor. Bunu bilerek mi diyor yoksa hani ayıp olmasın diye bir isim mi sallıyor anlamıyorum. Çünkü “Men Süleyman?=Süleyman kim?” sorumu “Valla ma biarif=Valla bilmiyorum!” diye cevaplıyor. Süleyman Ateş? Yoksa Süleyman Hilmi Tunahan? Yoksa sırf bir isim söylemek için mi söyledi bilemiyorum.

16887
Bizde dünyaca bilinen bir din âlimi var mı?

Bu soru kafama takılıyor. Pazar günü (Burada ilk iş günü Pazar) ilk fırsatta sınıfta soruyorum: “Perşembe günü Türk dizileri izlediniz mi?” “Evettttt, çok güzeldi!” diyorlar. Taksiciye sorduğum soruyu onlara da soruyorum. 15 kişilik sınıfta içlerinden sadece biri “Ustaoğlu” diyor. Mahmut Ustaosmanoğlu mu acaba? Diğer sınıfta da yaklaşık 15 kişi var ve yine sadece bir kişi o cevabı veriyor: “Fethullah Öcalan!”

Bu cevaptan sonra acilen bu konuda bir şeyler yapmalıyız diyorum içimden. Mesela serbest ticaret anlaşmalarına Türkiye’den din âlimi ithalatı maddesi de konabilir, diye de şakaya vuruyorum şimdi işi…

 

Ahmet Akkoç ve Kelebek Gökyüzü derin bir esef ile Ürdün'den bildirdi

Güncelleme Tarihi: 21 Şubat 2018, 15:27
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
cafer selenter
cafer selenter - 8 yıl Önce

müselsel nur dedikleri dizi behlülle bihterin dizisi değil.. gümüş diye zamanında yayınlanıp sona ermiş bir dizi... erkek oyuncu aynı .. muhanned rolünde behlül rolünde oynayan herif oynuyor..
yani en son öyleydi.. aşk-ı memnu yayınlanırsa onda da aynı isimleri kullanmış olabilirler onu bilemiyorum...

Leyla
Leyla - 8 yıl Önce

7 yıl Bırlesık Arap Emırlıklerınde yasadıktan sonra gecen yaz Turkıyeye yerlestım. Yazıda anlatılanlar benım deneyımlerıme yuzde yuz uyuyor. Yenı tanısıp Turk oldugumu soyledıgım herkes Muhanned ve Nurdan bahsedıyordu. Dızı kulturum pek olmadıgı ıcın Internetten arastırıp bu dızılerın neyle alakalı oldugunu ogrenmıstım. Hıc de ahlaka uygun degıldı senaryoları. Bana Turklerın gercekten boyle yasayıp yasamadıklarını soruyorlardı. Hayır dıyordum, Islamı kendısıne rehber edınmıs pek cok Turk var.

İlkay Türkyay
İlkay Türkyay - 8 yıl Önce

ilme millet zamanda bir yerde, tanınmıyoruz diye yerinmek nedendir ?

muratk
muratk - 8 yıl Önce

Biz Türkleri nasıl bu dizilerden kurtarabiriz diye düşünüyorduk şimdi bir de Araplar mı çıktı abi ya? Allah cümlemizi kurtarsın:)

ahmet
ahmet - 8 yıl Önce

MUSTAFA İSLAMOĞLU

ya biz türkler kaç alim biliyoruz arap ülkelerinden?

seyyah
seyyah - 8 yıl Önce

Çok akıcı ve hoş anlatılmış,elinize sağlık..Ağlancak halimize gülüyoruz artık..

EnSaR
EnSaR - 8 yıl Önce

Aslında ben o cevab beğendim Yerinde bir cevab bence akıllıca

Nasrullah Nur
Nasrullah Nur - 8 yıl Önce

Yargu ve hukumetin bilerek gormedigi vede gormek istemedigi gercekleri bir urdunlu ogrenci soylemis. soru Turkiyeyi bolmek isteyenleri sayin deseydi, cevap ancak bu kadar dogru olabilirdi; Fethullah Ocalan!!!!!!

banner8

banner19

banner20