banner17

Güzellikleriyle, Eksikleriyle Kitap Fuarından Notlar

''Artvin’den İstanbul'a, CNR Kitap Fuarı'na gidip gelirken yapacağım masrafı daha çok kitap almak için kullanabilirdim ama fuarın kitap satın almaktan başka faydalarını, güzelliklerini umduğumdan, 'pilava dökülen yağ boşa gitmez' fehvasınca yola revan oldum.'' Halil Arslan'ın fuar notları...

Güzellikleriyle, Eksikleriyle Kitap Fuarından Notlar

Her sene “bu sene gideyim” deyip de başka bir seneye ertelediğim CNR Kitap Fuarı’na gitme düşüncemi gerçekleştirmiş bulunmaktayım. Birkaç hafta öncesinden Trabzon- İstanbul uçak biletimi alıp eşime dostuma ilan ettim; İstanbul’a kitap fuarına gidiyorum. Artvin’den CNR’a gidip gelirken yapacağım masrafı daha çok kitap almak için kullanabilirdim ama fuarın kitap satın almaktan başka faydalarını, güzelliklerini umduğumdan, “pilava dökülen yağ boşa gitmez” fehvasınca 16 Mart’ta sabah 9 gibi yola revan oldum. Cuma çıkacak, uzun zamandır görmediğim dayımı görecek, Cumartesi fuarı gezecek, o gün akşam bir arkadaşta kalacak, Pazar günü tekrar evde olacaktım planlarıma göre. Öyle de oldu çok şükür.

Maddeler halinde yazayım inşallah gözlemlerimi, yediklerim içtiklerim bende kalacak elbet; sadece gördüğüm güzelliklerden, aksayan birkaç şeyden bahsedeceğim:

“Fuar uzak.” Evet fuarla ilgili konuşan her İstanbul sakini böyle başlıyor söze; “Fuar uzak!”. Uzak belki ama Artvin’den, Bursa’dan, Gaziantep’ten vs. daha da uzak arkadaşlar.

Arapça yayınlara ayrılan yerin Arapça Kitap Günleri’ndekinden daha canlı olduğunu duydum. Arapça stantlarında kalabalık bir öğrenci varlığı, yayınların çeşitliliği, Arapça konusundaki hareketlilik ve Arapça öğrenmeye yönelik kitapların çokluğu; beraber yaşamanın, ortak iş yapmanın, güzellikleri çoğaltmanın bir görev olduğunu hatırlattı bana.

Giderken “gider gezerim, alışverişi de çok cazip değilse internetten yaparım” diyordum ama hiç de direnç göster(e)meden epey kitap seçtim. İki üç yere biriktirip en son İz Yayıncılık’ta koliledim. Kitaba dokunmak hâlâ cazip ama hamallık yapmanın bir cazibesi de yok elbette, birkaç yer dışında insan “neden buradan alayım ki?” demekten kendini alamıyor.

Dostlarla birlikte

Asım Gültekin’in de fuarda olduğunu İz’deki arkadaşlardan öğrendim, bakın bir güzellik daha. Aradım görüştük, muhabbet ettik; güzellik hanesine bunu da yazmak lazım.

Mahmut Balcı’yı gördüm, Birey Yayınları’nın kurucusu, eğitimci, yazar. Kardeşi Musa Balcı hocamla birkaç yıl beraber çalışma bahtiyarlığına erişmiştim. Kendisini de sosyal medyadan takip ediyordum, bir yerde otururken görünce kendimi takdim ettim, sağ olsun eski bir tanıdığıymışım gibi davrandı, fuarı beraber gezmeyi teklif etti, elbette kabul ettim.

Mahmut Abi, Genç dergisinin küçücük yerine götürdü beni. Mahmut Balcı’yla gitmeden evvel Okur dergisinin son sayısını stanttan almıştım zaten. Mahmut Abi beni, Genç dergisinin yayın yönetmeni, gençliği dert edinmiş bir gençle tanıştırdı: Süleyman Ragıp Yazıcılar. Onunla da sosyal medyadan tanışıyoruz. İsmimi söyleyince o hatırladı, sosyal medyadan tanıştığımızı. İkram etti, kitabını imzalayıp hediye etti, kitap fuarından bahtımıza imzalı Baht Meselesi düştü, ne güzel.

Bir şiir/bir hayat: Çile

Asım Abi, Necip Fazıl Kültür ve Araştırma Vakfı’nın “Bir şiir/bir hayat: Çile” isimli şiir, özel eşya ve resim sergisini gezmeyi teklif etti. Bir iki defa yanından geçip acaba içerde ne var dediğim sergi meğerse büyük bir güzelliğe şahit olmanın imkânıymış aynı zamanda.

Necip Fazıl Kısakürek Kültür ve Araştırma Vakfı yeni bir vakıfmış, ilk faaliyetleri bu sergiymiş, bunları bize sergiyi gezdiren hanımefendi söyledi. Sergi üstadın “bu şiir, benim bütün sanat ve dünya görüşümün içinde kesâfet bağladığı nazım tecrübesidir” dediği şiir kitabına da ismini veren ama bir Sakarya Türküsü kadar dolaşımda olmayan Çile şiirini odağına almıştı. Üstadın olgun yaşlarındaki bir fotoğrafında üzerinde olan kareli ceket de mendiliyle beraber sergideydi. Son zamanlarda şiirlerini yazdığı kalem, üstadın kişisel evrak çantası, notları gibi özel eşyalarını da görebildik. Çile’nin ilk baskısı ve 80. baskısı, Necip Fazıl’ın Çile üzerinde yaptığı düzeltmelerin olduğu şair nüshası da oradaydı. Üstad Necip Fazıl için bu kültür ve araştırma vakfını takip etmek çok faydalı olacak görünen o ki.

İyi kitap basan, kitapları iyi basan kurumlar

Maltepe Üniversitesi öğretim üyelerinden Dr. Erkan Çav hocamla tanışmak da ayrı bir güzellik oldu. Gerçi hocam “güncel, güncelleme” meselesinin hesabının tümünü benden sormak istedi ama olsun; ben kendini tanımaktan mutlu oldum.

Marmara Belediyeler Birliği, şehirle ilgili çok güzel kitaplar çıkarıyor. Dergileri de var. İki ciltlik nefis Mukaddime’lerini -bende başka bir çevirmenin nüshası olmasına rağmen- almaktan kendimi alıkoyamadım.

Kültür A.Ş.’nin “İstanbul’un Yüzü” serisi de çok iyi düşünülmüş bir seri kanaatimce. Hepsini alamam ama hangisini alayım diye epey sancılandıktan sonra İstanbul’un 100 Deyimi’ni aldım.

Ketebe Yayınları malumunuz yeni kurulan bir yayınevi. En afili stant da sanırım kendilerine aitti. Kitapları da hem karton kapağa hem de ciltli basmışlar. İsmail Kılıçarslan’ın Böyle Şeyler Filmlerde Olur’unu karton kapaklısı ne kadara diye sormadan aldım. Buna Başlangıçların Sonsuz Mutluluğu’nu da yanına ekledim.

Oturup dinlenmek için daha çok alternatif düşünülse

Nazarlık kabilinden bir iki eksikliğe değinip bitireyim. İnsanlar yürüye yürüye yoruluyorlar. Eğer nostalji olsun diye düşünülmediyse belli bir saatten sonra duvar diplerine oturup sırtını bir duvara yaslamak mukadder görünüyor. Keşke oturmak ve dinlenmek için daha çok alternatif düşünülse.

Namaz için ayrılan yerlerin temizliği, tuvalet ve lavabolar problemini ısrarla yazmamı istedi bir arkadaş. Kalabalık, yoğunluk gibi durumlar bunlara bahane olmamalı artık. Şükür bu konularda epey mesafe aldık ama insan neden daha da dikkat edilmez ki diye sormadan da duramıyor.

Bilim adamları, mühendisler, kimyagerler, fizikçiler, girişimciler! Şu karton bardakları tarihin çöplüğüne dökecek, ekonomik, çevreci cam bardaklar icat edin n’olur!

Son teklif de belediyeye olsun. İyi çay demleyip satamayan yerlerin ruhsatını iptal edin!

 

Halil Arslan

Güncelleme Tarihi: 20 Mart 2018, 11:21
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20