banner17

Günümüz tıbbı kapitalizmin önemli bir şubesi

Murat Çekin Bursa'da geçtiğimiz günlerde 'Vücuda Yapılan Müdahale' başlıklı bir konferans verdi. Ahmet Serin etkinlikten notlarını aktarıyor.

Günümüz tıbbı kapitalizmin önemli bir şubesi

12 Şubat gecesi Birlik Vakfı Bursa Şubesi'nin Cuma Meclisi'nde bulunanlar, gerçekten de farklı bir sohbete şahit oldular. Bu sohbette öğrendik ki mutlak iyileştirici ve derman olucu bilinen tıp, tam tersine, birçok hastalığın sebebiydi; ilaçların bazıları ise vücuda sıkılan birer mermi gibi vücudu tahrip ediyor; vücut denilen mucizevi sistem ise çoğu zaman ilaçlara ve tıbba rağmen iyileşiyordu.

Vücuda Yapılan Müdahale” başlıklı konferansının teması buydu Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi öğretim görevlisi Yrd. Doç. Dr. Murat Çekin’in. Hani öyle durup dururken ortaya konuşulan sözler de değildi bunlar. Bu bilgilerin bir kısmı hakemli dergilerde yayımlanmış bilgilerdi. Bilgilerin hemen hepsi de istatistiklerle destekleniyordu zaten.

Tıp, müsriftir

Tıbbı hemen her yönüyle eleştiren Yrd. Doç. Dr. Murat Çekin, sözlerine “Bugünkü tıp, müsriftir. Tıp kelimesinin İngilizcesinde ‘ortalama’ anlamı da vardır. Ama günümüz tıbbında bunu göremiyoruz. Günümüz tıbbı ortalamadan uzaklaşıp aşırıya gitmiştir. Bunun sebebini kapitalizmden ayrı düşünmemek gerek. Hatta günümüz tıbbının kapitalizmin önemli bir şubesi olduğunu bile düşünebiliriz.” diye başladı.

Gereksiz kullanılan şeyler de israftır

İsraf, kazananı da, kaybedeni de olan bir durumdur. Tıpta kaybeden devlet ve vatandaş olurken kazanan da her zaman için ilaç endüstrisi olmuştur. Dünyada her zaman olduğu gibi, kaybedenler hep yoksullardır. İsraf denince akla hep kullanılmayıp atılan şeyler gelir. Oysa gereksiz kullanılan şeyler de israftır ve bizler gibi durmadan ilaç tüketen topluluklar da sürekli bir israf halindedir. İsrafı artıran sebeplerden biri de, güvenilir olmayan araştırmalardır. İlaç endüstrisinin katkılarıyla hazırlanan bu araştırmalar, insanlara arzu ettikleri sonucu vererek ilaç tüketimini körüklemektedir. Bu israfın sadece para yönü yok. İlaç endüstrisi ekolojik dengeyi de bozmaktadır aynı zamanda.” şeklinde sözlerine devam eden Yrd. Doç. Dr. Murat Çekin, konu açılmışken israf konusuna dair diğer düşüncelerini de anlatmaya başladı.

En büyük israfımız zaman israfı

Yrd. Doç. Dr. Murat Çekin, en büyük israflardan birinin zaman israfı olduğunu söyleyerek bu israfın hayatımızı, hayat kalitemizi ve insan ilişkilerimizi etkilediğini vurguladı. Her şeyin hıza endeksli olmasının insan ruhunu hırpaladığını anlatan Yrd. Doç. Dr. Murat Çekin, bunu şu örnek üzerinden vurguladı: “Amerikalılar Kızılderili topraklarına demiryolu yapacaklarını söyledikleri zaman, Kızılderililer onlara 'Bu ne işe yarayacak?' diye sordular. 'Yürüyerek bir haftada gideceğiniz yere bununla bir günde gideceksiniz' yanıtını alınca sordular: 'Ama kalan altı günde ne yapacağız?'”

İlaçlara rağmen iyileşiyoruz

Daha sonra tekrar tıp konusuna dönen Yrd. Doç. Dr. Murat Çekin, hastalıklar ve tıp arasındaki ilginç ilişkiyi şu sözlerle anlattı: “Günümüzde yaklaşık olarak kırk bin teşhis adı var. Doktorlar da hastalıkları birbirinden kopuk olarak ele alıyor. İlaç endüstrisinin katkısıyla eğitim alan sağlık görevlilerinin birçoğu, maalesef bedendeki bulguları sorgulamıyor ve buldukları her türlü bulguyu yok etmeye uğraşıyorlar. Oysa bulguların bir kısmı hastalığın teşhisine yardımcı olurken bir kısmı da bedenin hastalıkla savaşması için ortaya çıkardığı sistemin bir sonucudur. Bu bulguları yok etmekle vücudun bağışıklık sistemine zarar veriyorlar. Bunun sonucunda da birçok hastalık ilaçların yardımıyla değil, ilaçlara rağmen iyileşiyor. “

Tıp hayat uzatmaz

Günümüzde insanların tıbbın yararlarını çok abarttığını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Murat Çekin, bu konuyla ilgili de şu sözleri söyledi: “Günümüzde tıbbın yararları da, işlevleri de çok abartılmaktadır. İnsanlar tıbbın insan hayatını uzattığını düşünürler. Öyle bir şey yoktur. İnsan ömrünün uzayıp kısalması tarihsel bir sürece, çevre faktörlerine, hayat kalitesine bağlı olarak değişmektedir. Erken teşhisin ömrü uzattığı veya hayat kurtardığı söylenir. Oysa normalde dört yıl ömrü kalan bir hastanın hastalığı bir sene önce teşhis edildiğinde, o hasta teşhisten itibaren beş yıl yaşamaktadır. Değişen bir şey yoktur yani. Erken teşhis edildiği için beş yıl yaşadığı söylenen hastanın teşhisinin bir yıl geç yapılması sonucunda dört yıl yaşaması aynı şeydir. İnsanların hastalıklardan iyileşme süreçlerine bakıldığında, birçoğunun ilaçlar sayesinde değil, temizliğe dikkat etme, dengeli ve sağlıklı beslenme, hayat kalitesini artırma sayesinde iyileştikleri görülecektir. İyileşen hastalarda bu etkenler göz ardı edilerek tüm iyilikler ilaç hanesine yazılmaktadır. Bu, yanlıştır, yanıltıcıdır ve haksızlıktır. Burada size bir istatistik vermek isterim. Sadece acil girişimlerin sürdüğü doktor grevleri sırasında hastanelerde ölüm oranları düşmektedir. Yine ilginçtir ki, grev sonrasında ölüm oranları eski seviyesine çıkmaktadır.”

Tedaviden zarar gördüğümüz için tedaviye gidiyoruz

Yrd. Doç. Dr. Murat Çekin, günümüzde doktora başvuranların yaklaşık % 20’sinin daha önce doktor tedavisinden veya sağlık sektöründen zarar görenlerin oluşturduğunu söyledikten sonra, bence en önemli şeyi söyledi. O önemli şey de, insanların iyileşmek için sadece ilaçlara güvenmeye başladıkları, iyileşmek için gerekli olan diğer tedbirleri almaktan vazgeçtikleri ifadesiydi. Bu vazgeçiş hem hasta olma hem de ölüm oranlarını artırmaktaydı çünkü.

Daha sonra soru cevaplarla devam eden sohbetin sonunda Yrd. Doç. Dr. Murat Çekin’e vakfın plaketi verildi.

 

Ahmet Serin bildirdi

Güncelleme Tarihi: 15 Şubat 2016, 11:19
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Dr. L
Dr. L - 3 yıl Önce

Yaşam tarzında düzenleme yapmak yerine sağlığı ilaçlara endekslemek gerçekten yanlış,doğru yaşam tarzı hastalıkları engeller ve tedavi ihtiyacını azaltır.Fakat hastalık oluştuktan sonra ilaçlar şifanın bir parçasıdır ve buradaki toptancı yaklaşım kadar da yararsız-zararlı değiller:) son olarak erken teşhis yorumunu kabul etmek mümkün değil,çünkü erken teşhis edilse tek ameliyatla düzelebilecek bir kanser mesela, gecikme yüzünden başka organlara sıçrayıp tedavisi imkansız hale gelebiliyor.vsselam

banner19

banner13

banner20