Gönül eğitiminde rehberin önemi büyüktür

Mustafa Kara, Kütahya’da, Dumlupınar Üniversitesi öğrencilerine, 'Gençliğin Gönül Eğitimi' konulu bir konferans verdi. Hümeyra Mermer yazdı.

Gönül eğitiminde rehberin önemi büyüktür

 

 

Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Kara, Kütahya’da, Dumlupınar Üniversitesi öğrencilerine, “Gençliğin Gönül Eğitimi” konulu bir konferans verdi.

Prof. Dr. Kara’nın, insan eğitiminin en önemli kısmı olan “gönül eğitimi” üzerinde durduğu konferansa, sadece diğer fakültelerden değil, imam hatip liselerinden de yoğun bir katılım gerçekleşti. Prof. Dr. Mustafa Kara konu ile ilgili olarak şunları anlattı:

Gönül eğitiminde, rehberin önemi büyüktür

Prof. Dr. Kara sözlerine “riyaziyet” kavramının önemini vurgulayarak başladı: “Eğitim anlamında kullanılan ‘riyaziyet’ kavramı, bir şeyi tekrar etmek suretiyle onu tabiat haline getirmektir. Bir başarının arkasında sabır, emek ve rehberin rolü asla inkâr edilemez. Rehber, kişiye tecrübe aktarır.

Din eğitimi, gönül eğitimidir

“Allah’ın en büyük ayetlerinin ‘yeryüzü’ ve ‘insanın nefsi’ olmak üzere iki kısımdan oluşur. İnsan büyük âlemdir. Bu yüzden insanın gönül eğitimi çok önemlidir. Din eğitimi, gönül eğitimidir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in, ‘Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.’ (Muvatta, Güzel Ahlak, 8) hadisi ve ‘Sen yüce bir ahlak üzerindesin!’ (Kalem, 68/ 4) mealindeki ayetin de, din eğitimine vurgu yapmaktadır.”

Kalbin kasvetini nasıl gidereceğiz?

Prof. Dr. Kara, kalbin kasvetini gidermek için, öncelikle “kasvet” kavramının manasını bilmek gerektiğini ifade etti: “Kasvet, başkasını küçük görmektir. Bunun en tehlikelisi de, yaptığı ibadete güvenerek kibirlenmektir. Bu anlamda kasvetin muhalifi ‘tevazu’dur. Kişi tevazu ile imanın tadını tatmaya başlar.” “Kasvet” mefhumunun tanımını yapmaya devam eden Kara, “Kasvet kin tutmaktır!” diyerek Nurettin Topçu’nun, “Kindâr olan, dindâr olmaz!” sözünü hatırlattı. Prof. Dr. Kara ayrıca, “Ya Rabb! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma!” (Haşir, 59/10) mealindeki ayete de vurgu yaptıktan sonra, ruh/gönül eğitiminin aynı zamanda din ve ahlak eğitimi olduğunu, ahlak eğitiminde ise, nefsin hoşuna gidebilecek şeylerden uzak durmak gerektiğini, ayrıca Gazali’ye göre ruh eğitimi için gerekli olan dört unsurun; “az yemek”, “az uyumak”, “az konuşmak” ve “eziyetlere katlanmak” olduğunu belirterek, sabrın ve nefis terbiyesinin önemini vurguladı.

Okunması gereken dört büyük kitap…

Kişi, hayata geliş gayesini ve kendisini yaratan Zat’ı daha iyi anlaması için bir eğitimden geçmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Kara şunları söyledi: “Bu eğitimi sürecinde;

Hz. Allah’ın Kitab’ı,

Hz. Resulullah’ın Kitab’ı,

Hz. Halifetullah’ın Kitab’ı ve

Kâinat kitabı olmak üzere dört kitap okunmalıdır. Kişi bu dört kitabı anlamak için kendini geliştirecek, kendini geliştirdikçe daha çok okumak isteyecektir.”

Gönül eğitiminin üç temel unsuru: Kulak, göz ve gönül…

Prof. Dr. Mustafa Kara, asıl körlüğün “gönül gözünün kör olması” olduğunu ifade etti: “Akıl, aklı kullanmak, akleden kalp, işiten kulak ve en son gören gönül gözü… Bütün bunlar yeryüzünü dolaşarak ona alıcı gözle bakmak ve tefekkür etmekle mümkündür. Tefekkür eden kişinin gönül gözü açıktır. İnsanı öldüren asıl şey gönül gözünün kör olmasıdır.”

Prof. Dr. Mustafa Kara’nın yaklaşık 90 dakika süren bu değerli konferansından sonra, Dumlupınar Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilal Kemikli, bir teşekkür konuşması yaptıktan sonra plaket ve hediyelerini takdim etti.

 

Hümeyra Mermer yazdı

Güncelleme Tarihi: 26 Aralık 2013, 17:32
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13