banner17

Gençlik kurumlarının gündeminde neler vardı?

İDSB’nin düzenlediği ‘medya ve gençlik’ konulu 8. Uluslar arası Gençlik Buluşması başladı. Açılış programındaydık..

Gençlik kurumlarının gündeminde neler vardı?

 

“Medya ve Gençlik” konulu 8.Uluslararası Gençlik Buluşması, 45 ülkeden 100’e yakın katılımcıyla Fatih Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (İDSB), bu buluşmaların dışında âlimlerin bir araya gelmesi; Uluslararası Kutlu Doğum, Kudüs, Keşmir programları; Uluslar arası Aile Sempozyumu; Endülüs Medeniyeti, İslamofobi, Helal Gıda konferansları; Filistinli tutsaklar için bir milyon imza gibi faaliyetlere de öncü olmuştu.İDSB 8. Uluslararası Gençlik Buluşması

İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği genel sekreteri Ali Kurt, 8. Uluslar arası Gençlik Buluşması’nın açılış konuşmasında birliğin hizmetlerinden bahsetti. İttihat-ı İslâm’ın bu birliği toplayan kuvvet olduğunu ifade eden Kurt, oluşumun, dünya Müslümanları içerisindeki meselelere, kendi dinamikleriyle çözüm üretme arayışından ortaya çıktığını söyledi. Ümmet coğrafyasını bir arada tutacak, birlikte projeler oluşturacak, arka bahçesini kendisinin tanzim edeceği nitelikli birlikteliğe duyulan ihtiyacı gözler önüne serdi.

Müminler vücut gibidir

Birliğin Ülke Masaları koordinatörü Cihat Terzioğlu, Mısır cumhurbaşkanı Mısri’yi, Hasan el Benna’nın ektiği tohumlardan açan çiçeğe benzetip bu oluşumda bulunan gençlerin de aynı yolda ilerleyen gençler olduğunu ifade etti. Peygamber efendimizin yanındaki sahabelerin de gençliğine vurgu yaptı. “Müminler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.”, “Müminler birbirlerine karşı parçaları yekdiğerine kenetli sağlam bina gibidir.” hadislerini hatırlatan Terzioğlu, “Bir kardeşinin derdiyle dertlenmeyen onlardan olma hakkını kaybetmiştir.” dedi. Terzioğlu, Müslüman yüreklerin Müslüman yüreklere karşı daima sevgi ve merhametle atması gerektiğini, Müslümanlar olarak aramızda derin bir şefkat bağı oluşturmakla yükümlü olduğumuzu söyledi.

Hamza AkbulutTürkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı Başkanı Hamza Akbulut ise, Allahu Tealâ’nın “Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık.” sözü uyarınca tanışmalara vesile olması bakımından topluluğun öneminden bahsetti. “İlim sahibi olmazsanız kaynaklarınızı değerlendirme şansınız olmaz. Yer altı ve yerüstü imkânlar başkaları tarafından kullanılır. Siz bakarsınız. Şimdi yükselmek isteyen bir nesil bir araya gelmiş ve güzel bir faaliyet gerçekleştirmiş. Dertlerimizi paylaşarak çözüm aramak görevimiz.” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Peygamberimizin sahabeleri gençlerdiİkrima Said Sabri

Kudüs’ten bir nefes olmazsa bu faaliyet eksik kalırdı. Kudüs müftüsü İkrima Said Sabri, Filistin’in selamını ulaştırdıktan sonra, yapılan işlerin hayırlı olması temennilerinde bulundu. “Kuran’ı Kerim’in ortaya koyduğu sınırlar, aynı zamanda imanımızın gerektirdiği bedeller vardır. Bizim ümmetimiz bir ümmettir. Gençler bu toplumun en önemli altyapısıdır. Peygamberimizin sahabesi gençlerdi. Onlar da sizin yaptığınızı yaptı. Üsame b. Zeyd Peygamberimiz zamanında komutanlık yapmıştır. Güçlü ve genç bir sahabeydi. Selahaddin Eyyubi ve Fatih Sultan Mehmet genç komutanlar olarak başımıza geldiler. Müslüman ülkelerdeki devrimleri geliştiren gençlerdir.” diyerek Filistin’i kurtarma umuduyla sözlerini bitirdi.

Mehmet Ali BolatBiz bir milletiz!

Bâb-ı Âlem Uluslararası Öğrenci Derneği Genel Başkanı Mehmet Ali Bolat,  İslam medeniyetini ensar ve muhacir kardeşlerin bir araya gelmesi olarak tarif etti. Amaçlarının da bu olduğunu söyledi. “Biz bir milletiz” derken kastettiklerini, yaratılmışların Hz. Adem’in çocukları olması bakımından kardeşliğini, Müslümanların da bu kardeşliğin üzerine inanç kardeşi olarak millet oluşturduğunu söyleyerek açıkladı. Bu buluşmanın gündeminin medya olması bakımından gelişen teknoloji ve medyanın aileye ve gençliğe etkisinden söz etti. Olumsuz etkileri kontrolün gün be gün güçleştiğine değindi. Bununla beraber Müslüman gençlerin bu yollarla örgütlenebilmesine dikkat çekti. “Yaşanan olaylar bir devrimse bunu gençler örgütlemiştir. Gençler toplumları geliştiren lokomotifler olmaya devam edeceklerdir. Bunu iyilik için kullananlar kazanacak ve kötülük ve zulüm için kullananlar kaybedeceklerdir. Dünya Müslümanlarının gençleri gurur duyulacak gençlerdir. Sorumluluk taşıyan, örgütlenen gençler önemli görevler üstleneceklerdir.“ dedi.Abdülsamet Temel

Polat Alemdar’ı tanıyorsanız geçin

Genç MÜSİAD Başkanı Abdulsamet Temel, teknolojinin gelişimine ve sosyal medyadaki değişimlere değindi. “İletişim teknolojilerini kullanıyor muyuz yoksa onlar tarafından kullanılıp yönetiliyor muyuz?”sorusunu irdelememiz gerektiğini anlattı. İnançlarımızın önüne geçmesi bakımından yeniliğe açıklığımızı sorgulamamız tavsiyesinde bulundu. Medyanın gücüne yaşadığı bir hatıradan örnek vererek dinleyicileri güldürürken düşündürdü. Mekke’ye giderken karşılaştıkları geçiş kontrol problemlerinde muhataplarının sorun çıkarmamasını Polat Alemdar’ın hatırına bağladıklarını anlattı.

İsmail Emrah KarayelMilli Türk Talebe Birliği Genel Başkanı İsmail Emrah Karayel, ümmet coğrafyasındaki hareketlerin, gelişimlerin kendisinde uyandırdığı duyguları ifade edip “Acele edelim. Daha çok işimiz var. Ayasofya’yı açacağız. Filistin’i kurtaracağız.” diyerek gençleri gayrete teşvik etti.

Uluslararası Genç Derneği’nden İbrahim Özkahya, Tunus’ta başlayan ve yayılan Arap baharında kitle iletişim araçlarının rolünden, yeni medya servisleri özgürlük isteyen halk kitlelerinin sesini duyurmasından söz etti. Derneklerinin ümmet coğrafyasının sesini duyurmak noktasındaki edindiği rolün önemini belirtti.

Kılıcın gücü medyada mı?

Genç Birlik Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Furkan Türe, tüm sınırları yıktıklarını, gençleri bir ve diri olmaya çağırdıklarını anlattı. Medyanın bir ve güçlü olmaya katkılarından bahsetti. Kılıcın gücünün, yerini, bilinçli topluluklara iknayla yön vermeye bıraktığını, bunun da medyayla gerçekleştirildiğini anlattı. Medya gücü sahiplerinin halklar adına karar verdiklerini ve bu sürecin kendi medyamızın global bir güç haline gelmesiyle son bulacağını söyledi. Değerlerimize saygılı, art niyetsiz bir medya özlemini aktardı. Bilinçli ve ahlaklı, Kur’an’ı kendisine mürşit edinmiş bir gençliğin yetişmesi için verdikleri eğitimlerden bahseden Türe, gençleri aktif ve karar alıcı olmaya çağırdı.

İslâm beklenen görevini bitirdi mi?Emrah Atila

Anadolu Öğrenci Birliği Genel Sekreteri Emrah Atila, şahsiyetli Müslümanlar yetiştirme hedeflerini anlattı. Dünya Müslümanlarının medyayla imtihanını bazı semboller üzerinden aktardı: “Batılı tarihçilere göre ‘İslâm tarihte kendisinden beklenen her şeyi yapmıştır. Ancak dünya Müslümanlarının yerini Batı almıştır. Müslümanlar sorunlara cevap veremeyecektir. Artık Batı cevap verecektir.’ Buna, ‘İslâm’da ıslah etmenin var etmeye, Batı’da ise yok etmeye dayalı olduğu’ söylenerek cevap verilmiştir. Batı, liberalizmin tüm sorunlara cevap üreteceğini söyler. Huntington, medeniyetler çatışması teziyle ortaya yeni bir durum çıkartır. Oluşturduğu tarihle 11 Eylül’ün temellerini atmıştır.

Batı kaynaklı medya 11 Eylül’de 60 bin insanın öldüğünü duyurdu. Gerçekte ise üç bin kişi ölmüştü. 40’ı Yahudi’ydi. Afganistan ve Irak’ta arkalarındaki meşru zeminle(!) milyonlarca dul ve yetim bıraktılar. Medya, yalnızca doğruları çarpıtmayla değil, aynı zamanda doğruları unutturmayla ünlüdür. Gazze’de bir milyon insanın canlı canlı toprağa gömülmesine ses çıkarılmadı. Bununla beraber insanlara Müslümanların ayrımcı, terörist olduğu okutuldu.”

Atila, yeni dünyanın sunduğu ‘birlikte yaşama’ kavramına da dikkat çekti. “Nasıl ki çatışma ve savaş fikri bizden çıkmadıysa bu fikir de bizden çıkmadı. Hucurat suresinden mülhemle ‘birlikte yaşama’ fikrini bizim oluşturacağımız temeller üzerine inşa edeceğiz.” dedi. Zâlim hükümdarlardan, açlıktan, fakirlikten, kukla hükümetlerden bıkan halkların mücadelesinin temelinde şehit Seyyid Kutub’un gözyaşının olduğunu söyledi.

“Biz Filistin davasını merhametle değil hayranlıkla seyrettik. Bugün Tunus’ta, Yemen’de, Mısır’da isimleri ümit olan, devrim olan ve özgürlük olan çocuklar doğuyor.” Suriye’deki bir pankartta, ‘Esed’den sonra Allah’ın izzetine yemin olsun ki yolumuz Gazze’dir’ yazdığını nakleden Atila, “Biz de burada bu yemini ediyoruz. Esed’den sonra kurşundan saf tutmuş gibi Kudüs’te namaz kılacağız.” diyerek sözlerine son verdi.

Bu hayırlara ve gençliğin yeniden azmine vesile olacak organizasyonda, dört gün süren programla medya ve gençlik konusunda dünya Müslümanlarının meselelerine çözüm aranacak.

 

Ceylan Ergin haber verdi

Güncelleme Tarihi: 10 Temmuz 2012, 03:13
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20