Genç gönüllülerin kampını genç gönüllülere sorduk

Geçtiğimiz hafta Uluslararası Genç Derneği'nin düzenlediği kampta genç gönüllü hanımlarla Gökçeada'da bir araya gelen Eslem Nilay Bozdemir, onlara kamp hakkındaki düşüncelerini sordu.

Genç gönüllülerin kampını genç gönüllülere sorduk

Geçtiğimiz hafta Uluslararası Genç Derneği'nin düzenlediği kampta genç gönüllü hanımlarla Gökçeada'da bir araya geldik. Genç gönüllülerin samimiyeti, enerjisi, fedakarlığı ile gönlümüzü doldurduk çok şükür. Kamp, her anıyla 'bu topluluğun arasında bulunmanın şükrünü nasıl eda ederiz?', 'tükenmeyen hayırlara nasıl öncü oluruz?', 'bu dünyada sen olmazsan ne değişir?' ve 'derdimiz ne?' sorularına cevap niteliğindeydi.

Farklı şehirlerden gelen kardeşlerimizle tanış olmanın huzurunu yaşadık. Tefsir, siyer, peygamberler tarihi, makâm, makale tahlili, ses eğitimi derslerimizi gerçekleştirdik. Ayrıca her iki gruba yönelik sanatsal etkinlik dersi ve dertli gıda konferansları yapıldı. Yine ada gezimiz, tefekkür yürüyüşleri ve fasıllar da kampımıza renk kattı.

Velhasıl biz bu kampta niyetimizi, derdimizi, heyecanımızı tazeledik. Hasan-ı Basri Hz.'nin ''annemin doğurmadığı nice kardeşim vardır.'' sözünü, kampta kardeşlerimiz ile bir araya gelerek yaşamış olduk. Ebedi gençliğin derdinde olan genç gönüllü kızlarla hep bir ağızdan, yüreğimizde yanan dert ve derdimize aradığımız derman ile 'gençlik türküsünü' söyledik.

Dönüm noktan ne?

İlk gün herkes kendisini tanıtırken 'hayatınızdaki dönüm noktası nedir' sorusunda, cevaplarının merkezinde Genç dergisinin ve Hüdayi kurslarının olması bizleri çok duygulandırdı. Genç dergisinin kuruluşuna sebep isimler, bu güzel sözleri duysa nasıl da mutlu olurlar diye düşündüm. Birçok arkadaş da bu sözleri duyunca, benim de dönüşüme sebep burası olacak hüsn-ü zannında bulundular. İnşallah umutlarına ulaşmışlardır. Yine başka bir kardeşimizin ''burada herkes birbirine sebepsiz gülümsüyor'' ifadesi de çok güzeldi. Aslında sebep tekti ve belliydi. Gençlik derdi. Bu vesileyle eğitimci ve katılımcılara da kamp hakkındaki görüşlerini sormak istedim.

Şeyma Şen:

Kamp bana gerçekten temelleri çok sağlam attığımız dostuklar kazandırdı. Samimi, menfaat kaygısı olmayan, hayırda yarışan, hadis-i şerifte de belirtildiği gibi , işi zorlaştıran değil kolaylaştıran insanlar tanıdım. Hocalarımız da aynı şekilde, kültürlü, bilgili, güzel ahlaklı ve samimilerdi. Sıcak ve candan oluşları, derse daha istekli katılmanı sağlıyor böylelikle dersten azami seviyede faydalanabiliyorsun. Her ders çok etkilendiğin, yer yer tüylerinizi ürperten, unutmayacağın ve hayata geçirmek için can attığın şeyler katıyor. Genç gönüllü kızlarla tanışmak için nice sebeplerden birkaçı, örnek kişilikte oluşları, verilen görevi hakkıyla yerine getirmek için verdikleri azim, zor anlarda sorunlara buldukları çözümler, hizmet etmekten ve yardımlaşmaktan aldıkları haz. Bunların hepsi "ben de genç gönüllü olmalıyım" dedirten türden özellikler...

Sümeyye Sakarya:

Yanlarında kendimi kendim olarak yaşayabildigim ve kardeşlik ruhumu dirilten arkadaşlar kazandım. Dahası duamızın ve davamızın ne kadar kıymetli olduğu bilincini kazandırdı bu kamp bana. Mânevî hâllerin eşyâya bile sirâyet etmesi karşısında, eşyâdan daha hassas olduğunda şüphe bulunmayan insan kalbini, ne denli titizlikle muhâfaza etmek gerektiği ortadadır. İşte bu sebeple genç kızlarımız genç gönüllü kızlarımıza katılarak topyekûn mücadele vermelidir.

Bu kampa katılarak, “Ey îmân edenler! Allâh’tan ittikâ edin ve sâdıklarla berâber olun" ayetinin sırrına vâkıf olmuş oldum. Geleceğin anne adaylarına beşiği sallarken salavatı hatırlaması gerektiği bilincini vurguladım. Layık olamasam da gökyüzünde hoş bir seda bırakmanın sevincini yaşadım. İşte bu sebeplerle iyi ki katılmışım.

Ceylan Şahin:

Böyle bir kampa ilk kez katıldım. Ve çok üzüldüm neden daha önce katılmadım diye... Gerçekten ümmetin kardeş oluşuna şahit oldum. Sözde biliyoruzdur hepimiz, ama maalesef sözde... Burada özde kardeş olmayı gördüm. Kızlarımızın hepsi farklı şehirlerden, farklı okullardan, farklı bölümlerden olmalarına rağmen o ortamda İslam kardeşliğinin en güzel örneklerini sergilediler. Genç, dinamik, idealist ve aktif olarak birçok alanda faaliyetler göstermeleri kardeşlerimizin kısıtlı imkânlara rağmen bu kadar başarılı olmaları da takdire şayandı maşallah! Genç kızlar genç gönüllü kızlarla tanışmalı. Çünkü günümüz gençliği maalesef ruhunu, inancını kaybetmeye başladı. Seküler anlayış muhafazakâr kesimde de yaygınlaşmaya başladı. Genç kardeşlerimizin tutunacak dalları kırılıyor. Genç gönüllü kızlarımızın müslüman genç kız modelleri olduğunu düşünüyorum. Kızlarımıza rehberlik edecek. Hem genç hayatın ruhunu yakalamış hem idealist geleceğe yön verme mücadelesi olan ve hepsinden önemlisi ebediyete talip olan bir bilinç, duruş sergiliyor. Kendilerini tebrik ediyorum.

Hilal Karataş:

Genç gönüllü kızlar kampına katılırken benim de herkes gibi kalpten gelen bir niyetim vardı elbette... Öncelikli hedefin Allah'ın rızası olduğu topluluklarda muhakkak güzel bir lütuf vardı ve ben de bu lütuftan bir nebze de olsa nasiplenmek istedim. Genç gönüllü kampının en güzel kısmı şehrin kalabalığında unuttuğumuz tefekkür ortamını bize sunan doğa ile baş başa olmak haliydi. Ve niyeti, nasibi olana yıldızlar, deniz, dağlar,taşlar ve rüzgar Rabbimizin sanatının aşikar göstergesiydi. Kampın güzelliklerinden birisi de büyük kısmının birbirini ilk kez görmüş olmasına rağmen kamp sonunda ayrılırken "başka mekan, başka zamanlarda yine görüşürüz inşallah" cümleleri oldu. Bu durum bende şunu anımsattı: "Sevgili dost, herkesin seviyormuş gibi yaptığı; ancak sevginin ne olduğunu pek az kimsenin bildiği bir zamanda yaşıyoruz." İşte zamanın sancısı, sevgi, samimiyet genç gönüllü kızlarda fazlasıyla var. Heybesinde Allah'ın rızası olan yeni gönülleri bekliyoruz.

Kübra Şen:

Kamp bana her şehirden dostlar kazandırdı. Kampta ki hocalarım benim için "iyiki"lerim oldu. Gerçekten verdikleri dersler bundan sonraki hayatımda etkili olacak. Şu zamanda sizin gibi düşünen ve sizinle aynı yolda ilerleyen nadir insanlar var. Şükür ki bu insanları genç gönüllü kızlarda bulabiliyorsunuz.

Büşra Çetin:

Yürekleri aydınlatan sıcak tebessümlerle ve dertli, heyecanlı, ümmet bilinciyle dolu gönüllerle bir arada olmak çok büyük bir nimetti; elhamdülillah nasip oldu. Her biri apayrı bir heyecan, samimiyet ve dostluk olan onlarca kişiyle bir attı kalplerimiz, bir vatan kalbinin attığı yerde... "Genç gönüllü yaptıklarıyla değil yapacaklarıyla yaşar" düsturu ile -birbirimizden ilham alalım diye- yaptıklarımızı anlattığımız, yapacaklarımızı istişare ettiğimiz, çeşitli ilmî derslerle heybemizi doldurduğumuz bir rüya idi. Geldi ama geçemedi yüreklerimizden, takılı kaldı en kıymetli yerinde. Bir sonraki vuslata kadar bu rüyayı herkes görmeli.

Zehra Öztürk:

Daha ilk görüşte kalplerimizin birbirine ısındığı ihlaslı arkadaşlar kazandım kampta. GENÇ ailesini yakinen tanımama sebep olduğundan kampa iyi ki katılmışım. Hayırda yarışan insanların hâlâ var olduğunu ve aslında bu kadar yakınımda olduklarını görmek beni çok mutlu etti.

Semanur Çankır:

Kamp bana dostluk, manevi dünyama yeni bir ışık ve genç gönüllü kızları kazandırdı. İyi ki katılmışım ki hiç tanımadığım insana bile sarılabilmeyi, onlarla dert ortağı olmayı, insanların egolarını ve kibiri bir kenara bıraktığında nasıl da güzel anlaştığını, illa uzun süre tanımak değil kısa sürede dostluğun paylaşılıp çoğalabildiğini öğretti. Kimsenin birbirine yanlış bir söz söyleyememesi ve siyer dersinde sanki Peygamberimiz (s.a.v.) oradaymışcasina huşu ile dinleyebilmem, insanların daima tebessüm etmesi beni çok etkiledi.

Rukiye Güleçyüz:

Kamp, insanlarla iletişim konusunda daha rahat olmamı sağlıyor. Görevli olarak katılmak ise organizasyon konusunda tecrübe kazandırıyor. Değerlendirme, paylaşma ve vericilik noktasında toplu yaşamın zirvesi kamplarda yaşanıyor, Kur'an kurslarının daha serbest şekli olarak görüyorum. Genç gönüllülerden olduğunu duyduğum kişileri şahsen tanıma imkanı verdi. Bildiklerimi paylaşma ortamı sağladı. Liseli arkadaşlarımızla paylaşım eğitimci olma düşüncesini yeşertiyor içimde.

Genç gönüllü kızlar bir araya geldikleri insanlara gönüllerini açıyor, samimi davranıyor. Yüzleri güler ve güldürürler. Bu yakınlık 4-5 gün birliktelikten yıllarca süren dostluklar doğuruyor. Hiçbir art niyet taşımayan bu samimiyeti her genç kız yaşamalıdır. Bu şekilde bir araya gelerek karşılıklı paylaşımlarda bulunabilmek de genç gönüllü kızların bir niteliği bence. Hiç kimse grubu, cemaati veya benzeri sıfatı sebebiyle dışlanmaz; kimseye böyle bir telkinde bulunulmaz. Genç gönüllü kızlar Hakk'a odaklıdır, perdelerin arkasındaki gerçekle ilgilenir.

Merve Nur Öksüz:

Kampta neler yaşayacağını bilmeden gelenlerdendim. Ve daha önce böyle ortamlarda çok sık bulunmadığımdan yüreğimin susuzluğuna pınar gibi geldi her ders, her hocanın her hareketi... Maalesef günümüzde yanlış kullanılan ilim ve gençlik doğru yere akıtılırsa ortaya nasıl güzel sonuçlar çıkar onu öğrendim. Kamptaki her saniyem için "iyi ki" diyebiliyorum. Her gencin bulunması gereken bir ortam. Herkesin birbirine sürekli gülümsemesi, yolda her zaman selamlaşmak, daha önceden tanışmamış olsak bile bir gruba dahil olduğumda samimi karşılamaları beni çok etkiledi.

Hayrunnisa Çetin Kılıç:

Benim en çok takdir ettiğim yönü o yaştaki genç gönüllü kardeşlerimin çok büyük özveri, hoşgörü ve tüm samimiyetleri ile bu büyük projenin çok büyük bir başarı ile üstesinden gelmeleri... Çok takdire şayan bir durum... Yani “genç gönüllü kızlar” cümlesinin çok güzel bir şekilde içini dolduran kardeşler onlar, kardeş olmak için kan bağına gereğin olmadığını tekrardan bu kampta bizzat yaşadım ve hissetim iliklerime kadar.

Büşra Nur Turan:

Geçen yıl katılımcı olarak katıldığım Genç Kamp'a bu yıl nasip oldu koordinatör olarak katıldım. Sürecin başından sonuna kadar içinde olmak ayrı bir mutluluktu. Böyle büyük bir projenin yapımında bulunmam kendimi geliştirme, koordine etme konusunda benim için büyük artıydı. İçeriği dolu dolu hazırlanan Genç Kamp'ımızda genç gönüllü kızlar olarak genç kızlara seslendik, yeni gönüller tanıdık, yeni gönüllere dokunduk. Dünya bizi bekliyor diyerek, +1 olmanın farkına vararak edebi gençliğe doğru yola çıkmak için sözleştik. İşte bu yüzden genç kızlar genç gönüllü kızlarla tanışmalı. Tanışmalı ki birlik olup yeni gönüller fethetmeli. Genç dergisinin Ağustos sayısında M. Lütfi Arslan abimiz demişti ki: “Çanakkale Savaşı’nda dalgalanan Türk bayraklarının üzerinde ay yıldızın etrafında dört vazgeçilmez kıymetimiz yer almıştı. Allah, namus, vatan ve ittihad.’’ Genç gönüllü kızlar da bunu göz önüne alarak her daim değerlerini unutmadan yoluna devam etmektedir. Bu değerlerle birlikte yeni gönüllerle tanış olmanın mutluluğunu yaşamaktadır. Yeni tanıştığımız kardeşlerimize dert çağrısını anlatmak, onların dertlere bakış açısını görmek, dünya neden bizi bekliyor sorularıyla beyinlerimizi tazelemek için Genç Kamp'lar birebir. Herkese farklı pencereler açarak “birlikte neler yapabiliriz?” sorularına hep birlikte cevap aramak ise Genç Kamp'ların vazgeçilmezi. Bu vesileyle gönüllerden muhabbet eksik olmuyor. İşte bu yüzden siz de bize katılın, “bir dert kardeşliğinde buluşalım, hemdert olalım, 'dertdaş' olalım.”

Zeynep Betül Akyıldız:

Öncelikle bu kamp tamamıyla bir gönül işi! Birkaç genç kız olarak gönül, yetenek ve eğitimlerimizi birleştirip kamp programımızı oluşturuyoruz her yıl. Ben de kampta repertuar ve seslendirme dersi eğitimciliğini yapıyorum naçizane. Her defasında birbirinden farklı, capcanlı genç kızlarla ve çok değerli yeni hocalarla tanışıyorum. Bu kamp bana Türkiye’nin dört bir yanından titizlikle seçilmiş elçilerle minik çaplı bir yetenek taraması yapma imkanı sağlıyor. Bilirsiniz, ne yaptığınız kadar kimlerle yapmaya kalkıştığınız da önemlidir. Biz böylece bir hafta içinde birbirimizle tanışıyor ve kafamızda bir tasnifleme işlemi yapıyoruz. “Şuna kalkışsam kimlerle birlikte çalışabilirim?” yahut “bu arkadaşın şu eğitimi alması noktasında yönlendirmeye ihtiyacı var” ya da “Sivas’ta şöyle şöyle bir genç kız var, aklımızda bulunsun” şeklinde minik soyut excel dosyaları... Buna gerçekten çok ihtiyaç var. İşlediğimiz derslerden sonra kamp ateşi gecesinde her grup ayrı bir performans sergiliyor. Benim "iyi ki katılmışım!" nidam işte tam o sırada yükseliyor. Zaten performansa hazırlanırken aramızda bir gönül bağı oluşmuş oluyor. Beraber çalıştığımız anları hatırlayarak öğrencilerin gözlerinin içine bakmaya bayılıyorum. Ortak bir ürün çıkarmak muhteşem bir şey.

Ayşe Betül Bakır:

Kamp bana mümin bir gencin sorumluluklarının farkında olarak hayata daha dolu bir şekilde bakabilmeyi ve hakkıyla bu sorumluluğu yerine getirebilme bilincini bir kez daha hatırlatıp harekete geçme gücünü kazandırdı ve daha neler neler… Çünkü kamp ortamı hem maddi hem de manevi dünyamıza farklı pencerelerden bakma bilincini kattı. Baştan sonuna kadar iyi ki katılmışım dediğim sebeplerle dolu. Çünkü kendimi böyle güzel bir ortamda bulunduğum için çok şanslı hissediyorum. Günümüz o kadar kötülüklerle dolu ki insan ister istemez bu durumdan etkileniyor ve maneviyata aç bir hale geliyor bu kampa katılmamın en büyük sevinci manevi açlığımı bir nebze olsun doyurabilmek oldu. Manevi atmosferiyle öyle bir yer haline geldi ki kamp, kendimi dünyanın kirinden arınmış saf, temiz bir ortamda hissettim. Özellikle dua vakti tüm kardeşler birlikte elimizi Yaradana açıp yalvarırken bir anda şimşek ve yağmurun bizlere eşlik ettiği an beni herhalde en çok etkileyen anlardan biri oldu.

Zeynep Nur Bakır:

Muhabbetin hasıl olması için öyle çok uzun vakit geçirmelere gerek olmadığının tatbikini yaşadım genç gönüllüler kampında. Gönüllerin güzelliği gözlere yansımıştı adeta. Hiç tanımadığın biriyle göz temasına geçtiğinde gözlerin birbirine tebessümle nasıl da güzel sadaka verdiğine bizzat şahit olduk. 'Ben yalnız değilmişim, bir çok gönüldaşım varmış' dedirten sıcak değil, sımcacık nadide bir biraraya gelmişlikti gitmiş olduğumuz kamp. Herşey nasip ya... İşte orada biraraya gelen, birbirine yüreğini açan gönüller de çok şükür ki nasipli hanımfendilerin genç gönülleriydi. Her işte evvela samimiyetse biz o tohumu birbirimizin gönüllerine attık ve bir kez daha "çok şükür" dedik. Nefes aldı gönüller ve tam bir doping ile kuşlar gibi uçuverdik memleketlere.

Sümeyye Öztürk:

Günümüzde unutulmuş değerlerin aslında hâlâ var olduğunu gösterdi bizlere. Samimiyet, kardeşlik, gerçek sevgi ve saygıyı göstererek çevremizdekilere de ilahi aşkı anlamamızı sağladı. Bizler o kampa birbirimizi tanımadan, büyük bir hevesle gittik ve aynı şekilde o hevesin bir kat daha fazlası ile döndük. O kadar kuvvetli bağlarımız oldu ki hoca-öğrenci ilişkisinden ziyade abla-kardeş ilişkisi oldu. Bir iken biz olduk, tek gittik evet ama bir bütün olarak geri döndük. Dünyevi şeylerden uzak kalarak gayet verimli bir kamp geçirdik. Yeri geldi güldük, yeri geldi hüzünlendik. Ama hep birlikte bir bütün olduk. Hem eğitim hem tatil gibiydi ama bizim sloganımız "tatil değil tadil için"di. Gerçekten de öyle oldu. Keşke demek istemiyorum ama biraz daha uzun olsa diye düşünmedim değil. 100 kişi katılıp bu kadar sıkı bağlar ile dönmek ve kısa sürede hocalarımızın bizlere püf noktalar aracılığı ile güzel ders vermeleri iyi oldu. İnşallah bu samimiyetimiz her zaman daim olur ve insallah bizler genç gönüllü olarak daha da ilerleyerek genç gönüllere ulaşabiliriz.

Rümeysa Çetin:

Kamp bana yeni güzel yürekler, dostluklar, anılar, birikimler kazandırdı. Heyecanımı tazeleyip enerjilerimizi depoladık, insanlık davamızda yürüyerek değil koşmamıza vesile olacak şeyler kattı. Genç hanımlarımız genç gönüllülerin bu kampıyla tanışmalı, çünkü günümüzde ihtilaflı ortamlara riayet eden gruplar nadiren kaldılar. Genç gönüllü kızların buna riayet etmesi, hanımlara rahatlık vererek daha iyi bir ortam sağlaması. Ve kamp her türlü geleneksel kimlikle yoğrulmuş herkese hitap eden bir şekilde. İçinde her türlü geleneksel, tasavvufi, kültürel, sosyal faaliyetleri barındıran halka. Geç kalmadan “genç” kalın inşallah.

 

Eslem Nilay Koşucu sordu

Güncelleme Tarihi: 18 Eylül 2015, 10:07
YORUM EKLE
YORUMLAR
Büşra BALTACI
Büşra BALTACI - 4 yıl Önce

Kampta bulunmanın en güzel yanlarından biriydi belki de aldığımız onca eğitimlere binaen yediğimiz şefkat tokadı... Belki de yeni dirilisler yada kimi dirilislerin demini aldığı bir hafta... Herşeyden önce Rabbimin katında seçilmiş 103 kişiyle birlikte yaşanan onca salise için şükürler olsun. Ben değilsem kim şimdi değilse ne zaman nidalarını birlestirebilmek hayalimizde ki gençlik için gençliğini feda edebilecek diriliş erleri olabilme duası ile . VESSELAM

banner19