banner17

Geçmiş de inşa edilir…

Azmi Özcan'ın son konuşması 25 Şubat günü Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi'nde gerçekleşti. Hoca burada her ay bir konuşma yapıyor.

Geçmiş de inşa edilir…

Dünyanın gündemi son günlerde Kuzey Afrika’ya odaklanmış durumda. Bu konuda yüzlerce program yapıldı, yüzlerce yazı yazıldı. Herkes kendi ideolojisine göre bir takım yorumlar getirdi olaya. Siyasiler için bir kavga meselesi çıktı ortaya. Kısa sürede bitecek gibi de görünmüyor bu tartışmalar. Daha çok üzerinde konuşulacak gibi gözüküyor. Varsın konuşulsun, tartışılsın. Bunun bir zararı yok. Ama siz de artık çoğu kof bu tartışmalardan sıkılmışsanız Prof. Dr. Azmi Özcan’a kulak verirsiniz benim gibi.

Azmi Özcan’ın son konuşması 25 Şubat günü Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Hoca burada her ay bir konuşma yapıyor. Konuşmayı hocanın üniversiteden öğrencileri de dahil olmak üzere bir çok kişi ilgiyle takip ediliyor.

Azmi Özcan Hoca, Ocak ayındaki konuşmasını “Ne olacak bu Kuzey Afrika’nın hali?” sorusuyla bitirmişti. Son konuşmasını ise buradan başlayarak sürdürdü.

Sosyolojik olayları insan biyolojisine benzeten hocaya göre bugün Kuzey Afrika’da yaşanan olayların da bir arka planı vardır. Bunu ıskalayan her yorum, değerlendirme eksik ve yanlış olur. Ortadoğu’da meydana gelen hadiselerin geçmişini de bilirsek bugünkü izah daha isabetli olur. Fakat arka planda olanları anlamak sadece bilmekle olmaz.

Geçmiş “geçmiş” değildir…

Bir toplumun geleceği muhaldir. Bir takım öngörülerde bulunabilmekle birlikte bu muhal olma durumu değişmez. Geçmişi ise ne olmasını istiyorsanız onunla doldurursunuz, amaçlarınıza uygun inşa edebilirsiniz. Toplumları, devletleri gelecekte kavga ettirmek istiyorsanız geçmişte yani tarihte onları kavga ettirirsiniz…

Sosyal Bilimler çok önemli!

Azmi ÖzcanGeçmiş tıpkı gelecek gibi inşa edilebilen bir şeydir. Bu inşa sürecinde en çok kullanılan şey ise sosyal bilimlerdir. Ortadoğu ve diğer sömürge coğrafyalarıyla ilgili yapılan çalışmaların, yazılan kitapların yüzde doksanı ise Amerikalıların ve Avrupalıların yaptığı çalışmalardır. Bunu görmek için kütüphanelere girip bu alanda yapılan çalışmaların künyesine bakmak yeterli olacaktır.

Bugün Kuzey Afrika’da ve Ortadoğu’da gelişen olayların temelinde hacimli, derinlikli projeler yatmaktadır. Osmanlı, Mısır ve Tunus 1850’lerden itibaren kendi siyasi tarihlerinde ilk defa dışarıdan borç aldılar. Batılı aydınlar bu ülkelere aldıkları borç parayla reform yapmaları gerekliliğini aşıladılar. Alınan bu dış borçlarla Batlıların da istekleri doğrultusunda reformlar yapıldı. Ve 10-15 yıl sonra bu ülkeler iflaslarını ilan ettiler. Sonra Mısır’da da, Osmanlı’da da Duyûn-u Umûmiye kuruldu. Her üç ülkede de benzer modeller olunca anlıyorsunuz ki bunun arkasında bir proje var. Ve bu proje bugün de sürdürülmektedir. Bu sebeple bugün Kuzey Afrika’da yaşananlara “Ne güzel halk kaderine sahip çıkıyor.” demek için erken…

Değişen ne?

Her ne kadar bir takım projeler uygulanmaya çalışılsa da Avrupa’nın, Amerikalıların kestiremediği bir takım şeyler de var. Çünkü buradaki insanlar manipüle edilmeden doğru bilgiye ulaşmaya başladılar. Toplumlar kendilerini geliştirmek için mukayeselere ihtiyaç duyarlar. Bu halkların hayatlarını tayin etmek için bakacakları ülke Türkiye. Ancak Kuzey Afrika ülkeleri için bir halk olgusundan bahsetmek de zor. Henüz kabile, aşiret kültürü aşılamamıştır ne yazık ki… Umarız ki bu süreçleri çabuk atlatırlar oradaki insanlar da huzura ve refaha ulaşırlar.

Mart ayında diğer konuşma…

Prof. Dr. Azmi Özcan öğrencileri tarafından çok sevilen bir öğretim üyesi. Alanında önemli bir isim. Sanırım Türkçe dışında yazdığı kitabı/kitapları da var. Duru, akıcı bir üslûbu var. Siz de size sunulan çerçevenin dışına çıkarak olayları görmek istiyorsanız Azmi Özcan’ın konuşmalarına, kitaplarına dikkat kesilin derim.

 

Besim Bal olay yerinden bildirdi

Güncelleme Tarihi: 02 Mart 2011, 12:59
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20