Gazze'de meleklerle kazandık!

Etik ve Estetik Değerler Kulübü'nün düzenlediği panelin konukları Mehmet Bekaroğlu ve Adem Özköse'ydi.

Gazze'de meleklerle kazandık!

Ankara Üniversitesi İlâhiyât Fakültesi’nden sesler gelmeye devam ediyor. Etik ve Estetik Değerler Kulübü’nün “Beraber Olmak: Her Yönüyle Kudüs” adlı programlar dizisinin ilki 14 Aralık’ta gerçekleştirildi. “Kudüs’ün Müslüman Dünyasındaki Değeri ve Şu Anki Konumu” başlıklı panel, kulüp başkanı Ömer Faruk Ceylan’ın Nizar Kabbani’ye ait “… Oğlum kalemlerini, boya kutusunu önüme koyuyor; Bir yurt çizmemi istiyor benden; Fırça titriyor elimde; Ağlayarak düşüyorum.” dizelerini okumasıyla başladı. Konuklar Mehmet Bekaroğlu ve Adem Özköse’ydi.

 

Filistin perde olmasın!

Bu girizgâhın ardından Mehmet Bekaroğlu söz aldı. Bekaroğlu, şimdiye kadar Filistin hakkında yapmış olduğu tüm konuşmaların aksine, konuyu bambaşka bir noktaya götürdü bu konferansında. Evet, Filistin meselesi büyük bir sorundu bizim için. Ve yine evet, tüm İslam dünyası Filistin haline getirilmeye çalışılıyordu. Peki, bu devasa sorun olarak gördüğümüz Filistin, İslam dünyası’nda yegâne midir? İşte bu soruya dikkat çekti Bekaroğlu. Yalnızca bir takım öne çıkan kavramlar vardı bu minvalde. Bu kavramlardı Müslümanlar’ı o kör noktaya dalarak içinde bulunduğu bunaltıcı karanlığı göremeyecek kadar uyutan. Filistin’e indirgenmişti tüm mesele. Kimse Irak’ta yaşananları, Afganistan’daki olayları konuşmuyordu. Oradaki şehitlerin sayısının bir önemi yoktu. Bizi bizden koparan bu düşünce yalnızca Filistin’e yönlendiriyordu. Korkunç bir İsrail vardı gözümüzün önünde. Her şeyiyle kusursuz. Her yerde parmağı olan. Asla yenilmeyen. Hayır hayır, böyle olmamalıydı. Karşı çıkılan İsrail olmamalıydı. Yahudi hiç olmamalıydı. Müslüman ona bir parçası gösterilen İsrail’i değil, bunları yaratan neo-liberalizm ve kapitalizmi hedef almalıydı. Artık kutsanmış bir Kudüs olgusu değil, kutsanmış bir insandan yola çıkılmalıydı.

 

Yalnız acı mı?

Adem Özköse ise, farklı bir üslup tercih etti konuşmasında. İslam dünyasından birçok bölgede gözlemde bulunmuş olan Özköse’nin konuşması daha çok şahit olduğu anılarından oluşmaktaydı. Bekaroğlu’nun “yalnızca Filistin sorunu yok” mealindeki sözlerini yineleyen konuşmacı, yalnızca bir “acı edebiyatı”nın olmasından yakındı. Özköse’ye göre Gazze’de savaş meleklerle kazanıldı. Bizzat yaşadığı olayların, anlatılanların, görülenlerin, hissedilenlerin bir çıkarımıydı bu. Kendisi o diyarlarda “halifenin torunu” olarak anıldı, duygulandı; bir küçük kız, ona doğru yönelttiği fotoğraf makinesini bomba sanıp kulaklarını tıkadı, duygulandı; bir şehidin parçalanmış bedenini kokladı, cennetin kokusunu aldı, duygulandı; ve terk ediş. Gazze’yi terk etti. Ardına bakarken gözyaşı döktüğü tek şehir Gazze.

 

Foto Galeri İçin: http://www.dunyabizim.com/gallery.php?id=133

 

Abdullah Başaran Ankara’dan bildirdi.

Güncelleme Tarihi: 21 Aralık 2009, 09:22
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ömer Ceylan
Ömer Ceylan - 9 yıl Önce

teş ederiz. salonu doldurarak dolduran o genç kalabalık tüm gençliğe sunu haykırdı:
Kendi varlığını idame ettirmenin yolunun diğerini yok etmek olmadığına inanan insanlarız. Kudüs’ün gelecek nesillerin cehennemi olmaması için uğraş verilmesini savunuyoruz. Genciz, oradaki gençlerin silaha değil kaleme sevdalanmalarını istiyoruz. Bütün tarihsel ve manevi bağlarımızdan bağımsız olarak,vicdanımız elversin diye buradayız.

mesen
mesen - 9 yıl Önce

yunus emre konferans salonu ne güzel bir salondur... ve ne güzel bir yerdir ankara ilahiyat... bu salon; ancak kudüs için dolar... vakt-i zamanında da böylesi programlar tertib edilmeye çalışılmıştı; ama o zamanki yönetim bu tür programlara izin vermiyordu...

böylesi bir duyarlılığı devam ettiren öğrenci arkadaşlara ve fakülte yönetimine selam olsun...

banner19