Fethi Gemuhluoğlu Bugünleri Görebilen Bir Alperendi

Emin Işık, Hüseyin Algül ve Ali Gemuhluoğlu, Bursa'da düzenlenen bir panelde Fethi Gemuhluoğlu üzerine konuştular. Ahmet Serin etkinlikten notlarını aktarıyor.

Fethi Gemuhluoğlu Bugünleri Görebilen Bir Alperendi

Yaptığı etkinliklerle Bursa’nın eğitim hayatına ciddi bir ivme kazandıran Genç Memursen Bursa Şubesi, bir vefa örneği göstererek üstad Fethi Gemuhluoğlu’nu anmak üzere bir panel düzenledi. Gemuhluoğlu’nu tanıyanların ve onu tanımak isteyenlerin yoğun ilgi gösterdiği panelin konuşmacıları, Gemuhluoğlu’nun yakınında bulunmuş isimlerden Prof.Dr. Emin Işık, Prof.Dr. Hüseyin Algül ve Gemuhluoğlu’nun oğlu Ali Gemuhluoğlu’ydu. Programın sunumunu TYB İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı gerçekleştirdi. Program öncesinde katılımcılara Gemuhluoğlu’nun sevdiği türküler dinletildi ve üstadın hayatını anlatan kısa bir belgesel sunuldu. Programın açılış konuşmasını, aynı zamanda bir şair olan Genç Memursen Bursa İl Başkanı Yunus Emre Altuntaş yaptı.

Altuntaş, yaptığı konuşmada günümüz gençliğinin Fethi Gemuhluoğlu’nu ve onun gibi gönül insanlarını tanımaları gerektiğini belirterek, hayatlarıyla ve mücadeleleriyle günümüzü imar eden bu insanları anmanın kendileri için bir vefa, yeni kuşakların ise bu gönül ehli insanların yolunu sürdürmelerinin kendilerine bir görev olduğunu belirtti. Memursen’in kurucusu Mehmet Akif İnan’ın da Fethi Gemuhluoğlu’nu yakinen takip ettiğini, onunla irtibatını kesmediğini vurguladı.

Altuntaş’ın bu girişinden sonra, programda söz alan konuşmacılar Fethi Gemuhluoğlu’na dair hatıralarını anlattılar.

Dürüst bir eleştirmen olarak Gemuhluoğlu

Kendisine, yakın dönemin hafızası dense yakışacak olan Emin Işık, kendisinde iz bırakan Fethi Gemuhluoğlu portresinin yayın dünyasıyla ilgisini şu sözlerle çizdi: “Fethi Gemuhluoğlu ağabeyle 1958 senesinde bir tevafuk eseri tanıştım. O sıralar Nurettin Topçu’nun ‘Taşralı’ isimli öykü kitabı yeni çıkmıştı ve dost meclisinde herkes kitabı güzel bulduğunu ifade ediyordu. Fethi Gemuhluoğlu ise beni şaşırtan bir tavırla kitabı eleştirerek Topçu’nun din adamlarına kitabında fazla yüklendiğini, din adamları zümresinin zaten ezilen bir sınıf olduğunu, dolayısıyla bu tutumu yadırgadığını belirtti. Yani Fethi Gemuhluoğu, yayınlanışı üzerinden henüz bir hafta bile geçmeden kitabı alıp okumuş ve kitaba dair kanaatini açık yüreklilikle belirtmişti. Nurettin Topçu benim hocam olsa da, bu eleştirileri makul bulmuş ve Gemuhluoğlu’nun bu duruşuna, bu dikkatine, hassasiyetine memnun olmuştum.”

Gelmezsen rahatsız oluruz Emin

Fethi Gemuhluoğlu’nun insana bakışını da şu birkaç anekdotla anlattı Emin Işık: “Bir keresinde bana ‘Neden sık gelmiyorsun Emin’ diye sormuştu. Ben de ‘Sizi rahatsız etmek istemiyorum ağabey’ demiştim. Buna cevabı, ancak bir gönül ehline yakışan şu cümle olmuştu: ‘Biz senin gelişinle değil gelmeyişinle rahatsız oluruz Emin!’ Sözlerini, her hafta yanına uğramamı isteyerek sürdürmüştü. Bundan sonra ben de yanına sık gider olmuştum. Bir gün ‘Bu Mustafa Kara’yı tanıyor musun?’ dedi. ‘Evet, tanıyorum üstad’ dedim. Şimdilerin Prof.Dr. Mustafa Kara’sının o günlerde yayınlanan bir makalesini okumuş ve onda bir ışık görmüş olmalı ki ‘Bana hemen onu bulup getireceksin’ demişti. Aynı şekilde Yaşar Nuri Öztürk’ü de bir yazısını okuduktan sonra bulup yanıma getirmemi istemişti. Uzun yıllar Yaşar Nuri’ye göz kulak oldu. Vefatından önce de bana ‘Aman bu Yaşar Nuri’ye göz kulak olun. Onun freni yok. Yeteneklerini zayi etmesinden korkuyorum.’ demişti. Allahualem, Fethi Ağabey olsaydı Yaşar Nuri pusulasını şaşırmazdı diye düşünüyorum.”

Ülkenin gidişatına kayıtsız değildi

Fethi Gemuhluoğlu’nu, fildişi kulesinde yaşayan bir entelektüel olmayıp ülkeyi ilgilendiren her konuda kendisini sorumlu hisseden irfan sahibi bir şahsiyet olarak tanıdığını belirten Emin Işık, buna dair bir anısını şu sözlerle anlattı: “Üstadı bir gün meclis koridorunda Süleyman Demirel’in koluna girmiş halde gördük. Süleyman Demirel’e ‘Bak Süleyman…’ diyerek nasihatler veriyordu.”

Yetenekleri bulup ortaya çıkarırdı

Fethi Gemuhluoğlu’nun bir ülkenin inşasının yetenekli insanlar eliyle gerçekleşeceğinin farkında olan bir memleketsever oluşunu ise şu sözlerle anlattı Emin Işık: “Bir gün bana ‘Sen neden bizden burs almıyorsun, hemen şu formu doldur, ver.’ demişti. Ben de üstada ‘Benden daha çok ihtiyacı olan öğrenciler vardır, ben az buçuk gelir sahibiyim, başkaları istifade etsin.’ Dediğimde, ‘Biz fukara derneği değiliz, yetenekli gençlerimizin derdindeyiz, hemen formu doldurup teslim et!’ diye emir buyurmuştu. Ertesi gün yanına vardığımda formu kendisi doldurmuş ve önüme uzatarak ‘İmzala!’ demişti.”

Kültür bahçesinin sakası

Emin Işık, Fethi Gemuhluoğlu’nun özellikle sosyal-kültürel faaliyetlerin ihyası için gücünün üstünde çalışan biri olduğunu ise şu sözlerle anlattı: “Fethi ağabeyin İstanbul’da gitmediği program veya kültür ortamı yoktu. Herkesi dinler, herkesi takip eder, konuşanlar hep başkaları olsa da, konuşulan her zaman Fethi ağabey olurdu. Fethi ağabey Türkiye’nin tüm şehirlerinde, kasabalarında işe yarar kim varsa tanır ve bilirdi. Bu sebeple sık sık ‘Ben bu ülkenin muhtarıyım.’ derdi.”

Nezaket sahibi bir uyarıcıydı

Osmanlı terbiyesi almış olan Fethi Gemuhluoğlu’nun, muhataplarına bir sözü doğrudan değil de çeşitli söz sanatlarıyla anlatmayı yeğlediğini şu örnekle anlattı Emin Işık: “Fethi ağabey birisine önemli bir şey anlatacağı zaman konuşmasına ‘Annem bana derdi ki!’ diye başlardı. O zaman anlardım ki önemli bir şey söyleyecek. Gerçekten o sözleri annesi mi söylerdi, bilemiyorum ama sanırım Fethi ağabey kendi söylemek istediklerini annesine söyletirdi bu gibi nazik zamanlarda.”

Kişilerin gönül dünyasına çok önem veren Fethi Gemuhluoğlu’nun, okumanın ve aşkın insanı diğer insanlardan farklılaştırdığına dikkat çekişini ise şöyle anlattı Emin Işık: “Fethi ağabey iyi okurdu. Bilmediği bir yazar, şair, sanatçı yok gibiydi. Dergileri takip eder, yeni şairleri okur, onları yüreklendirirdi. Karşısına gelen gençlere ilk sorusu ‘Sen hiç âşık oldun mu?’ olurdu. Bir de ‘Sen hiç namaz kıldın mı?’ dediği olurdu. Tabi bu soruları duyan gençler ilkin afallardı ama sonra bu gönül insanının cerbezesine kapılırlardı.”

Aklımızın, ruhumuzun tapusu ona aittir

Fethi Gemuhluoğlu’nun etkisinde kalıp ondan feyz alanlardan biri olan Prof. Dr. Hüseyin Algül, Fethi Gemuhluoğlu ile olan yakınlığını şu sözlerle anlattı: “Fethi ağabey benim hayatımın dönüm noktalarımdan biridir. Bizim aklımızın, ruhumuzun tapusu ona aittir, desek yeridir. Bursa’ya gelmemde ve akademik alanda çalışma yapmamda onun yönlendirmesi vardır. Bu bakımdan üstadın üzerimde emeği büyüktür.”

Hüseyin Algül, Fethi Gemuhluoğlu’nun o herkesin yüreğini yakan “Dostluk Üzerine” konuşmasıyla ilgili söyledikleri şöyle: “Fethi ağabeyin meşhur ‘Dostluk Üzerine’ konulu konferansında o salondaydım. Sırf bir yer bulabilmek için çok önceden salondaki yerimi almıştım. Çünkü üstad topluluk karşısında az konuşurdu. O gün de meşhur selamlamasıyla konuşmasına başlamış ve salondakileri yaptığı konuşma ile derinden etkilemişti.”

Güzel ölüm

Hüseyin Algül, Fethi Gemuhluoğlu’nun vefatına yakınki halini, “bir müminin vefatı nasıl olurmuş, öğrenin” dercesine şu sözlerle anlattı: “Vefatından üç ay kadar önce yanına uğramıştık. Yanımda Uludağ İlahiyat’tan Kuran hocası Mustafa Öztürk de vardı. İçeri girdiğimizde, karşısındaki lafza-i celal tablosuna bakıyordu. Bir süre hiç konuşmadı ve sonra bana dönerek ‘Çok yorgunum Hüseyin, ruhumu Kuran ile dinlendirmek istiyorum.’ demişti. Biz de sırayla kendisine Kuran okumuştuk. Mustafa Öztürk okuduktan sonra üstada ‘Hüseyin Bey de hafızdır.’ dediğinde -üstad bunu ilk defa duyuyordu- benim de okumamı istedi. Üstada Rahman suresini okudum. Sonra şöyle dedi: ‘Peygamber-i Ekber gelse ve Rahman suresini tefsir eden müfessirleri ve âlimleri görse Rahman suresinin daha nice anlamlar taşıdığını bizlere haber verirdi.’”

Babadan oğula mektup

Programda Ali Gemuhluoğlu da babasının kendisine henüz 14 yaşındayken yazdığı mektubu okudu. Oldukça duygulu anlara sahne olan bu mektup, salonda gözyaşlarına vesile oldu. Fethi Gemuhluoğlu’nun bir baba olarak oğluna nasihatlerini samimi bir dost gibi, bir arkadaş gibi anlatması salondakileri derinden etkiledi.

Fethi Gemuhluoğlu muhabbeti kuşatır salonları

Mahmut Bıyıklı da konuşmasında Fethi Gemuhluoğlu ile ilgili yirmi programa katıldığını, hepsinde de aynı manevi havayı teneffüs ettiğini, bunun da Fethi Gemuhluoğlu’nun muhabbetinden kaynaklandığını belirtti. Bıyıklı, “Üstad’ın yetiştirdiği öğrenciler bugünün üniversitelerinde rektör, dekan ve hoca oldu. Kabinenin yarısı da Fethi ağabeyin tedrisinden geçmiş isimlerdir. Üstadın ilgilendiği ve sayıları 700’ü bulan akademisyen halen üniversitelerde görev yapmaktadır. Üstad her anlamda bugünün Türkiye’sine mührünü vurmuştur.” dedi.

Hediye takdimi ile tamamlanan programdan sonra dost meclisinde muhabbet devam etti.

 

Ahmet Serin

Yayın Tarihi: 05 Mayıs 2016 Perşembe 16:20 Güncelleme Tarihi: 05 Mayıs 2016, 17:02
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Cihad Meriç
Cihad Meriç - 6 yıl Önce

"Fethi ağabey Türkiye’nin tüm şehirlerinde, kasabalarında işe yarar kim varsa tanır ve bilirdi."Bir bilen olmalı. #iyiadamlardefteri tutan birileri olmalı. Adamdan anlayan adamlar olmalı. Şimdi iyiliğin muhtarlığının yapan ağabeylerinin var mı?

banner19

banner26