Evliyaullah hazerâtı şifa verici tabiplerdir

Sadık Yalsızuçanlar, 'Hz. Mevlâna'nın Bilgelik ve Şiir Dünyas' başlıklı bir konferans verdi. Ahmed Sadreddin yazdı.

Evliyaullah hazerâtı şifa verici tabiplerdir

 

 

Hz. Mevlâna’nın şeb-i arusunun 740. yıldönümü etkinlikleri çerçevesinde birçok program düzenlendi ve gerçekleştirilmesi muhtemel bir o kadarı da bizleri bekliyor. Bu programlardan biri de, Sultanahmet Kızlarağası Medresesi’nde faaliyet gösteren Yazarlar Birliği tarafından tertip edildi.

21 Aralık Cumartesi günü saat 14.00’te “Hz. Mevlâna’nın Bilgelik ve Şiir Dünyası” konulu konferansta kouşan Sadık Yalsızuçanlar, Hz. Pir Mevlâna Celâleddin-i Rûmî’nin Divân-ı Kebîr’deki gazel ve rubâilerinden örnekler sunarken, okuduğu beyitlerin altında yatan manalara da işaret etti.

Bugün Ahmed benim!

Sadık Yalsızuçanlar, konuşmasında Hz. Mevlâna’nın, “Bugün Ahmed benim” mısraıyla başlayan gazelini şerhetti. Gazelin ilk beytinden hareketle tasavvufun ana konuları üzerinde duran Yalsızuçanlar, Hz. Mevlâna’nın bahsettiği “Ahmed”in Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.s) olduğunu, kendisinin, “Ahmed” olmaklığının ise, onun getirdiği şeriat ve velayetin hamili, yani dönemindeki taşıyıcısı bulunduğunu ve Muhammedî hakikatin ölmeyeceğini söyledi.

Muhammedî hakikatin her devirde bir taşıyıcısı olduğunu ve bu zâtlara “insan-ı kâmil” dendiğini, Peygamber Efendimiz’in (s.a.s) fiziki bedeninin dünyadan göçmesinden sonra, bıraktığı manevî mirasın tam ve yetkin temsilcisinin bu insan-ı kâmiller olduğunu söyleyen Sadık Yalsızuçanlar, Hz. Mevlâna’nın bu şiirle kendi velayetini de izhar ettiğini vurguladı.

Kim Hz. Peygamber öldü derse...

Hz. Muhammed Mustafa Efendimizin (s.a.s) dünyadan göçmesinin ardından Hz. Ömer’ül Faruk’un, “Kim Hz. Peygamber (s.a.s) öldü derse, kafasını keserim!” demesinde Cenâb-ı Peygamber’in (s.a.s) velayetinin ölmeyeceğine telmih olduğunu; aynı durumda Hz. Ebu Bekr-i Sıddık Efendimizin, “Her kim ki Hz. Peygamber'e (s.a.s) tapıyorduysa, o vefat etti. Halbuki Allah ölmez!” demesinin ise, Fahr-i Kâinat Efendimizin bedenen aramızdan ayrıldığını, ancak onun getirdiklerinin saadetli bedenine endeksli olmadığını ifade eden bir kelam olduğunu belirtti.

Ariflerin kalbi mir'at-i mücellâdır

Konferansın devamında, gazelin diğer beyitleri çerçevesinde sohbetini sürdüren Sadık Yalsızuçanlar, hayatımıza ışık tutan ve manevi yolculuğumuzda önümüzü aydınlatan evliyaullah hazeratının, Allah’ın kalplerimize şifa verici olarak gönderdiği tabibler olduğunu söyledi. Allah’ın gönderdiği bu tabiblerin, kâinat ağacının meyveleri olduğuna dikkat çeken Yalsızuçanlar, kalbin ilahi tecellilerin merkezi bulunduğunu, Hakk'ın tam manasıyla tecelli ettiği (mir’ât-i mücellâ) kalbin, peygamberlerden sonra ariflerinki olduğunu belirtti.

Mesnevi-i Şerif kitaplığımızın demirbaşı olsun

Sadık Yalsızuçanlar, konuşmasının son kısmında beraberinde bulunan kitaptan dinleyiciler için tefeül yaptı. Hz. Mevlâna’nın şiirlerinden seçtiği birkaç şiiri okuduktan sonra, konferansa katılanlara Mesnevi-i Şerif’in bir demirbaş olarak kitaplıklarda bulunması gerektiğini, yayınlanan Mesnevi-i Şerifler arasından ise Şefik Can’ın hazırlamış olduğu kitabı önerdi.

 

Ahmed Sadreddin yazdı

 

Güncelleme Tarihi: 05 Mayıs 2017, 12:19
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13