Evimiz nasıl bir İslam yuvası olur?

Geçtiğimiz günlerde Aile Eğitmeni Yusuf Altuntaş, Anadolu Gençlik Derneği Adana Şubesi’nde, Ailede Mutluluğun Temel Dayanakları başlıklı bir seminer verdi. Uğur Dündar dinledi ve yazdı.

Evimiz nasıl bir İslam yuvası olur?

 

Geçtiğimiz günlerde, Anadolu Gençlik Derneği Adana Şubesi’nde bir seminer verildi. Seminerin konusu, Ailede Mutluluğun Temel Dayanakları idi.

Seminerde konuşan Aile Eğitmeni Yusuf Altuntaş, öncelikle aile kavramı üzerinde durdu.

Ailenin, toplumun temel çekirdeği olduğunu söyleyen Altuntaş, bir aileyi kurtarmanın toplumu kurtarmak olduğunu, bu yüzden, ülkemizde son yıllarda ciddi bir artış gözlenen boşanmaları azaltmanın yollarının aranması gerektiğini söyledi. Sayısal verilere dayanarak konuşan Altuntaş, bu oranların tehlikeli boyutlara ulaştığını aktardı.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, son 10 yılda toplam 1 milyon 43 bin 97 çift boşanıp evini ayırdı. Boşanma rakamları 2012 yılında 123 bin 325’e yükseldi. Ege Bölgesi’nde 2012 yılında 22 bin 367 çift, İzmir’de ise 10 bin 868 çift ayrıldı.

Modern çağ insanı yalnızlaştırıyor

Altuntaş, Türkiye’de son yıllarda boşanma oranlarının çok ciddi seviyelere gelmesinin sebebini; Batılı yaşam normlarına uymaya çalışan Müslüman bireylerin, hemen önlerinde duran gerçek mutluluğu göremediklerini, bu yüzden Avrupa toplumlarında olduğu gibi, yalnız bir yaşam sürmenin daha makbul olacağını düşündüklerini, bunda internet ve televizyonun sunduğu hayat tarzının etkili olduğunu, oysa bu hayatın gerçek yaşamdan tamamen uzak, üzüntü ve hüsran dolu bir yaşamın kapısı olduğunu belirtti.

Batı nasıl şu anda bunalımdaysa, ona uyan toplumlar da o bunalıma doğru sürüklenmektedir. Bu yüzden bir an önce aslımıza dönmeliyiz!” diyen Altuntaş, bu anlamda tüm aile bireylerini sorumluluk almaya davet etti. Bu sorumluluğun toplumu korumak olduğunu ve var olan ailelerin bozulmaya asla müsaade etmemeleri gerektiğini aktardı.

Çünkü şehvetinin peşinde koşan, başıboş bir toplumun geleceğinin yok olmaya mahkûm olduğundan bahseden Yusuf Altuntaş, modern çağda kadın ve erkeğin özgürlük alanlarının belirlenmediğini, kadının erkek gibi hareket ettiği gerçeğini birkaç çarpıcı örnekle sundu.

İslam’da, kadınların kendilerine has özgürlüklerinin bulunduğunu belirten Altuntaş, karı ile kocanın birbirlerinin alanlarına saygı duydukları anda mutluluğun ilk adımlarının atılmış olacağından bahsetti.

Altıntaş, aile yapısından mahrum olduğu için Avrupa toplumunun dejenere olduğundan ve bunun sonucunda yozlaşan toplumda merhametin, şefkatin ve vefanın ortadan kalktığını sarsıcı bir örnekle ortaya koydu: Avrupa’da ölen yaşlıların çok büyük bir çoğunluğunu belediyelerin defnedilmektedir. Altıntaş, bunun sebebi olarak vefayı, sadakati ailesinden öğrenememiş/görememiş bireylerin, büyüklerine karşı bir sorumluluk duygusu taşımamaları olarak gördüğünü sözlerine ekledi.

Toplumumuzda sadakat giderek azalıyor

Aile Eğitmeni Yusuf Altuntaş; bizim kültürümüzde eşler arasındaki vefa ve sadakate dair bazı örnekler de verdi.

Bir Anadolu yiğidinin Çanakkale Savaşı’na giderken henüz üç günlük eşine, ‘Dışarı fazla çıkma, kıskanırım seni!” deyişiyle, bir ömür boyu dışarı çıkmamaya gayret eden şehit eşinin sözünü emir bilen ve ömrünü ibadetle Kur’an’la geçiren bir nur ninenin varlığından haberdar etti bizleri Altıntaş.

Bu örnek bizim toplumumuzun sadakat, vefa, sevgi gibi kavramlara nasıl baktığını çok açık ve çarpıcı bir şekilde gözlerimizin önüne sermiş oldu.

İlla Aile! İlla Aile! İlla Aile!

Aileyi oluşturan bireylerin birbirleriyle olan ilişkilerine de değinen Altuntaş, erkeğe de kadına da belirli görevler düştüğünü, bu görevlerin aslında İslam’da var olduğunu, Peygamber Efendimiz’in eşlerine, bilhassa Hz. Ayşe annemize, olan muhabbetinden birçok örnek verdi. Bu örnekleri günümüze, ailemize uyarlamamız gerektiğini vurgulayan Altuntaş, eğer İslamî bir toplum oluşturmak istiyorsak, ailemizi bir İslam yuvası yapmamız gerektiğinin altını çizdi.

Altuntaş konuşmasının sonunda, seminere katılım gösterenlere teşekkür ederek, “Burada bulunmanız, aileyi ve bu toplumu ne kadar önemsediğinizi göstermektedir. Kim ne derse desin, ne yaparsa yapsın aile yapısını koruduğumuz müddetçe, geleceğimiz köklerimize daha sağlam bağlanacaktır,” dedi.

Ayrıca bu seminerin tek olmayacağını söyleyen Altuntaş, ilerleyen zamanlarda bu seminerlerin süreceğini sözlerine ekledi.

 

Uğur Dündar dinledi, not aldı, haber verdi

Güncelleme Tarihi: 11 Kasım 2013, 11:17
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13