Erciş'te Dolu Dolu Bir Edebiyat Şöleni

Önce sadece bir şiir yarışması ile başlayan etkinlik bugün içerisinde şiir yarışması, söyleşi- imza günleri, okul ziyaretleri, sergiler ve kitap fuarının da olduğu daha geniş bir etkinliğe bürünerek şölene dönüşmüş durumda. Şakir Kurtulmuş Erciş Edebiyat Günleri'nden izlenimlerini aktarıyor.

Erciş'te Dolu Dolu Bir Edebiyat Şöleni

Kültürel etkinlik deyince hepimizin zihninde canlanan yaklaşık olarak birbirine benzer tanımlar oluyor. Ne var ki kimi etkinliklerin yan tesirleri ile diğerlerinden ayrıldığını da görmek mümkün. Çok büyük paralar harcanarak ihtişamlı bir görünüm alması istenen etkinliğin gerçekte öyle olamadığını ancak görmeye gittiğinizde fark ediyorsunuz. Önceden çok büyük emellerle tasarlanan, büyük harcamalar yapılan, içeriğinde flaş isimlerin bulunduğu, tanıtımı için de büyük kampanyalar düzenlenen bir etkinlikten hayal kırıklığı ile dönmeniz de gayet mümkün. İstenmeyen bu durumu nasıl tahlil etmeliyim sorusu ile yüzleşiyorsunuz o vakit. Böyle bir etkinliğin hazırlanmasındaki amaç üzerine daha çok düşünmek gerektiği gibi bir reel sonuçla yüz yüze geliyorsunuz birden.

4-8 Ekim tarihlerinde Van-Erciş’te gerçekleşen 3. Erciş Edebiyat Günleri hakkında yazı yazmaya hazırlanırken düşündüm bunları. Erciş’in bulunduğu yer coğrafya olarak İstanbul, Ankara, İzmir gibi kültür ortamlarının ana merkezi diyebileceğimiz şehirlerin çok uzağında. Türkiye’nin bir ucunda yer alan bu şirin ilçenin böyle güzel bir etkinliğe ev sahipliği yapması önemli. Bunu bir yere not edelim önce. Geçen yıl da katıldığımız etkinliğe baktığımızda bu yıl daha gelişerek içine bir kitap fuarı dâhil edildiğini, bu fuarla daha geniş bir etkinlik ortaya konduğunu söyleyebiliriz. İlk olarak Ercişli Emrah adına Hayal Bilgisi dergisince düzenlenen şiir yarışması ile başladı etkinlik ve her sene gelişerek bu yıl 3.sü gerçekleşti. Önce sadece bir şiir yarışması ile başlayan etkinlik, bugün içerisinde şiir yarışması, söyleşi- imza günleri, okul ziyaretleri, sergiler ve kitap fuarının da olduğu daha geniş bir şölene dönüşmüş durumda. Yapılan bu güzel işlerin gelişerek büyümesine sebep doğru tercihlerle yola çıkıldığı şeklinde özetlenebilir.

Güzellik ve iyiliğin yarıştığı bir organizasyon

Erciş’te üçüncüsü düzenlenen edebiyat şöleni kapsamında 20 yayınevi, 34 yazar ve şair okurlarla buluştu. Okuma kültürünün geliştiğini apaçık gözlemleyebildiğiniz bir yer Erciş. Fuara gelip bakan, alan, alamayanlar, imrenerek süzen, inceleyen öğrencileri, memurları gördüğünüz zaman daha iyi anlıyorsunuz bunu. Okullara söyleşi için gittiğimizde öğrencilerin ilgisini, anlattıklarımızı nasıl bir dikkatle izlemeye çalıştıklarını gördüğünüzde siz de coşkunuzun, çalışma temponuzun arttığını hissediyorsunuz. Kitaplarınızı almak isteyip de imkânı olmadığı için alamayanların boyun bükmeleri sizi de üzüyor, kederleniyorsunuz. Gelmeden önce hazırladığımız bir miktar dergi ve kitabı öğrencilere hediye ederek kısmen gidermeye çalıştık bu hüzünlenmeleri.

Tam da burada yine bu yıl ilk kez gördüğümüz bir önemli noktaya işaret etmek gerekiyor. Fuar alanının hemen girişinde kapının sağ tarafına büyükçe bir dolap konmuş. Üzerinde “kitap kumbarası” yazıyor. Hediye kitaplar için düşünüldüğünü tahmin etmeniz zor olmuyor ancak bizim dikkatimizi çeken nokta başka… Bunu planlı bir şekilde organize eden arkadaşlar, Erciş Milli Eğitim Müdürlüğü’nün de katkıları ile fuarı gezmeye gelen iş adamları ile görüşüyorlar. Bir kısmı kitapları stantlara bizzat uğrayarak kendileri alıp kumbaraya bırakmak üzere arkadaşlara teslim ediyorlar. Bir kısmı ise fuarı organize eden arkadaşlarımıza bir miktar para veriyor ve onunla kitap alınarak kumbaraya bırakılmasını sağlıyorlardı. Bu güzel çabanın da ‘iyilik’ düşüncesinden doğduğunu anlamanız zor olmuyor. Görevli arkadaşlar kendilerine emanet edilen para ile bütün stantlardan eşit miktarda kitap alarak kumbaraya bırakıyorlar. Güzellik ve iyiliğin yarıştığı bir organizasyonu ilgiyle tanımaya çalışıyorsunuz. Sonunda kumbara doluyor hatta içinde yer kalmayınca üstüne yığılıyor kitaplar. Kumbaranın açılmasını İstanbul’a dönünce takip ettim arkadaşların yazdıklarından, tam 760 adet kitap birikmiş kumbarada. Bu kitaplar köy okullarına ve Erciş’te kitap okumaya sevdalı fakat imkanları çok iyi olmayan öğrencilere dağıtılacak. Proje ile pek çok öğrenci kitapla buluşacak. Öğrenci ile kitap arasındaki dostluk gelişecek. Yürekler ısınacak, yollar aydınlanacak.

Okullarda öğrencilerle söyleşilerde biraraya geldik

Okul söyleşilerinde öğrencilere şiir, öykü, deneme yazanlar var mı diye sorduğumuzda önce kimse cesaretle ben yazıyorum diyemiyor ancak söyleşi sonuna doğru pek çok kişi yanımıza gelip yazdığı şiiri ya da yazıyı göstermek için yarışıyor. Erciş’in bir zenginliği de orada Hayal Bilgisi dergisinin çıkıyor olması. Öğrencilere bu dergiyi tanıyıp tanımadıklarını, Erciş’te böyle bir derginin yayınlandığından haberdar olup olmadıklarını sorduğumuzda çoğunun bilgisi olmadığını öğreniyoruz. Tam burada derginin kendi beldelerinde yayınlanıyor olmasının çok iyi bir imkân olduğunu, hemen bu dergi ile tanışmalarını, dergi editörlerini davet ederek dergilerini tanıtmalarına imkân verilmesi halinde kendileri açısından da çok verimli bir süreç başlayacağını söylüyoruz. Hatta ürünlerini doğrudan dergiye gönderebileceklerini, editör arkadaşların o ürünlerle yakından ilgilendiklerini, her birine cevap verdiklerini söylüyoruz; öğrencilerin ilgisi artıyor. Buna güzel bir örnek şu: İlçede fırıncılık yapan edebiyata ilgili bir esnaf, yazdığı yazıları mahlas bir isimle dergiye gönderiyor, ancak dergi editörlerinin bu yazının mahlas imza ile yayınlanamayacağını, yazıyı beğendiklerini ve kendi ismiyle yayınlayabileceklerini bildirmeleri üzerine fırıncı arkadaşımız gerçek kimliğini açıklıyor. Önce kendi ismiyle göndermiyor ki birbirlerini tanıdıkları için, hatır gönül ile yazısının yayınlanabileceğini düşünerek mahlas bir imza ile yayınlamak istiyor. İlk yazısı bu şekilde dergide yer alan Yılmaz Şit daha sonra coşku ile yazılarına devam ediyor ve o yazılardan oluşan ilk kitabı da geçtiğimiz aylarda yayınlanıyor. Öğrencilere bu örneği anlatıyor ve imkânsız olmadığını, eğer isterlerse yeteneği olan öğrencilerin çok rahat yazabileceklerini söylüyoruz.

Yazı yazmanın, şiir, öykü yazmanın hayatın doğal akışı içinde gönülden doğan bir aşk işi olduğu ve insanın bu aşkı hayatın her safhasında yaşatabileceği inancını koruyabilmeli kişi. Gençlerin önlerine çıkan fırsatları iyi kullanmaları halinde yeteneklerini geliştirerek yazı hayatlarını daha canlı bir şekilde kurabileceklerini söylüyoruz. Seviniyor gençler, yazmaya daha sıkı sarılacaklarını söylüyorlar. Yazdıklarını daha bir özenle koruyup öğretmenlerine, dergideki editör arkadaşlara göstererek azimle çalışacaklarını söylemeleri bizi de heyecanlandırıyor.

Erciş Edebiyat Şöleni’nde dolu dolu 4 gün yaşadık. Etkinliklerle dolu zaman geçirmeye o kadar alışmışız ki boşta kaldığımızda fuar alanında stantlarda oturmak yerine keşke başka bir okula daha gitsek öğrencilerle söyleşi yapmak için, diye düşündüğümüz anlar da oldu.

Bir şiir yarışmasından şölene

Erciş Edebiyat Günleri’ni, sadece bir şiir yarışması ödül töreni ile başlayarak bugünlere getiren Cihat –Ayşe Ünsal Albayrak ikilisi. Her zorluğa rağmen önce birbirlerini sakinleştiren, sonra sorunlara kısa zamanda çözüm üretebilen yeteneklere sahip bu iki dost ‘iyilik atölyesi’ çevresinde oluşturdukları küçücük halka ile gerçekleştirdiler bu etkinliği. Resmi olarak kurumsal bir desteğe sahip olmadıkları için finans kısmını tamamen kendi imkânları ile karşılamaya özen gösteren bu güzel insanların atölyesindeki küçük halkada saysanız 5-6 kişi bulabilirsiniz. Böylesi yoğun bir etkinliği Cihat-Ayşe ikilisinin etrafında toplanan küçük bir iyilik grubunun gerçekleştirmiş olması önemli.

Erciş Kaymakamı ve Belediye Başkan vekili Mehmet Şirin Yaşar Bey’in Erciş Edebiyat Şöleni etkinliğinin açılışına gelerek, hem açılışı gerçekleştirip hem de içerdeki stantları tek tek gezip kitaplarla ve dışarıdan gelen misafirlerle ilgilenmesi, kitaba verdiği değeri göstermesi bakımından anlamlıydı.

Erciş Edebiyat Şöleni’nin hazırlık aşamasından itibaren Cihat-Ayşe ikilisinin daima yanlarında olan Milli Eğitim İlçe Müdürü Erol Şimşek’e vekalet eden şube müdürü A. Kurbani Özdaş’ın çabaları, ilgileri bundan sonraki yıllarda gerçekleşecek edebiyat şöleninin daha güzel, daha sorunsuz, daha gelişmiş bir biçimde gerçekleşeceği düşüncesini güçlendiriyor.

Erciş Edebiyat Şöleni, Hayal Bilgisi ve İyilik Atölyesi’nin çabaları ile ortaya konmuş önemli bir etkinlik. Anadolu’nun bir uç noktasında böyle ciddi, böylesi güzel etkinliklerin gerçekleşebildiğinin gösterilmesi, başka yörelerde de bu tür etkinliklerin yapılabilmesi için büyük motivasyon sağlayacaktır. İmkânlarınız az olabilir. Sayıca sorumluluk üstlenenleriniz az olabilir. Ama kitaba, edebiyata, sanata inanmış üç beş güzel, inanmış adam varsa eğer, onların cesareti, çabası, coşkusu böyle bir etkinliği gerçekleştirmeye yeterlidir. İnanmış olmak önemli. İnanmış olmak yeterli. Gönülden inanıyor olmak yeterli, başarılı olmak için…

Böyle güzel bir etkinliğin gerçekleşmesindeki en önemli faktör ne biliyor musunuz? Samimiyet… Sadece samimiyet.

 

Şakir Kurtulmuş

Güncelleme Tarihi: 16 Ekim 2017, 13:37
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26