banner17

Erbakan besmeleyle başladı, o an...

İsmail Kahraman, 1 Nisan Cuma günü Birlik Vakfı Bursa Şubesinin konuğu oldu ve önemli konulara değindi biz de notlar aldık.

Erbakan besmeleyle başladı, o an...

Birlik Vakfı’nın periyodik olarak düzenlediği Cuma Sohbetleri’nin bu haftaki konuğu, kültür eski bakanlarından İsmail Kahraman’dı.

İsmail Kahraman, Türkiye’de “aslına dönme”yi hedefleyen bir siyasi çizginin önemli ve hatta belki de en önemli isimlerinden biri. Bu önemi kavramak için şunu bilmek bile yeterli olacaktır: İsmail Kahraman’ın başkanlığını yapıp kendisinden önceki çizgisinden çok farklı bir çizgiye getirdiği Millî Türk Talebe Birliği, günümüzde “millî” olarak nitelendirdiğimiz bir siyasi damarın inşacısı konumunda olmuş, MTTB’de görev almış birçok kişi, bugünün Türkiyesinde devleti yöneten konuma yükselmiş ve Türkiye’yi aslına döndürüp itibarlı bir ülke haline getirmek için çabalamış ve hala da çabalamaya devam etmektedir. İşte İsmail Kahraman, böyle bir damarın mimarlarından biridir. Bu gece de, ilgili bir dinleyici topluluğu karşısında Doğu’dan Batı’ya, İttihat ve Terakki’den Necmettin Erbakan merhuma uzanan geniş bir ufuk turunun atılmasına öncülük etti.

Besmeleli Bakanlar Kurulu

İsmail Kahraman, sözlerine Refahyol hükümetinin ilk Bakanlar Kurulu toplantısında yaşanan bir anekdotu anlatarak başladı. O zaman Başbakan sıfatını taşıyan rahmetli Necmettin Erbakan, Bakanlar Kurulu toplantısına gelir ve selam verdikten sonra besmele ile toplantıyı açar. İsmail Kahraman, kendisi dahil herkesin ilk elde buna şaşırıp kaldığını ve bu olaya nasıl bir tepki gösterileceğini kestiremedikleri için kendilerini sıkıntı bastığını; şu an bize normal gelen bu olayın, o zamanlar çok büyük bir şey olduğunu ama böyle yapılmakla da “kıyametin kopmadığını”, söyledi.

İsmail KahramanOsmanlı ruhu - Pozitivist ruh

Osmanlı Devletinin üç kıta, yedi denizde hükümran olmasını “Odada asılı duran Kur’an-ı Kerim’e hürmeten ayaklarını uzatmayan” bir ruha sahip yöneticilerinin olmasıyla açıklayan İsmail Kahraman, bu ruhtan uzaklaşmayla beraber çöküşün başladığını söyledi. Bu ruhtan kopuşun tarihi arka planını da şu sözlerle anlattı:

“1789 Fransız İhtilaliyle beraber dünyaya pozitivist anlayış egemen olmaya başladı. 2. Mahmut zamanında Jöntürkler aracılığıyla pozitivizm anlayışı Osmanlı topraklarına geldi. Zaten 2. Mahmut, Müslümanlar tarafından “Gavur Padişah”, Batılılar tarafından “Mahmud-u Adli” diye bilinen bir padişahtı. Adli denmesinin sebebi, hukuk sistemini Batı’ya yakınlaştırmasıdır. Onun zamanında askeri okullarda Fransızca zorunlu dil oldu. Bu dönemde askeri okullarda okuyanlar, Fransız pozitivistlerini asıllarından okuyup onların etkisi altında kaldılar. Böylelikle de o ruhtan uzaklaşıldı. Bu da çöküşün başlangıcı oldu.”

Jöntürkler

2. Mahmut döneminde Fransa’ya giden Jöntürkler’in, Osmanlı’nın çöküşünü hazırlayan önemli bir grup olduğunu anlatan İsmail Kahraman, konuyla ilgili şunları söyledi:

“Yurtdışına çıkan Osmanlı aydınlarının çoğu ne yazık ki pozitivist oldu. Zaten birçoğu, o zamanlar Fransa’da Meşveret gazetesini çıkaran ve ateist olmasıyla gurur duyan Ahmet Rıza’nın çevresinde kümelenip ona benzediler. Yazık ki içlerinden ikisi hanedana mensuptu ve onlar da Ahmet Rıza’nın etkisi altında kaldılar.”

Mechveret“İşte bu Jöntürkler, geriye döndüklerinde pozitivist anlayışı da beraberlerinde getirip yaydılar. Bu, Osmanlı ruhundan keskin bir şekilde uzaklaşmak demekti zaten. Bu kişiler daha sonra İttihat ve Terakki’nin kurulmasına öncülük edeceklerdi. Bilindiği gibi İttihat ve Terakki kısa süre sonra iktidara gelecek, Osmanlı’nın tarih sahnesinden silinmesine yol açacaktı.”

İhtilal ne, darbe ne?

Öncelikle kültür adamı kimliği taşıyan İsmail Kahraman, kültürün kelimeler aracılığıyla aktarıldığına dikkat çekerek kelimelerin doğru söylenmesini vurguladıktan sonra sözü ihtilallere getirip şunları söyledi:

“İhtilal başka, darbe başka şeydir. Bu ikisi birbirine çok karıştırılıyor. İhtilal, yapıldığı ülkenin sosyal, siyasal, ekonomik hayatını değiştirmeli. Bu anlamda yakın tarihimizde iki ihtilal vardır: 1. 1908 İhtilali, 2. 1923 İhtilali. Bu iki olaydan sonra toplum hayatı değişmiştir ve bu yüzden bunlar ihtilaldir. Ama bunların dışında kalan 1960, 1971, 1980 hareketleri birer darbedir. Toplum hayatını değiştirmemiş, sadece hükümetleri değiştirmiştir.”

İttihat ve Terakki devam ediyor

İttihat ve Terakki’nin, maneviyata uzak insanların kümelendiği bir anlayışın adı olduğunu ve bu anlayışın değişik adlar altında günümüzde de devam ettiğini söyleyen İsmail Kahraman, bu anlayışın mesela 1927-1938 tarihleri arasında birçok cami, mescid, vakıf eserini sattığını kaynaklarıyla beraber açıkladı.

 

 

Fikri Özçelikçi, gıpta ederek dinledi

Güncelleme Tarihi: 08 Nisan 2011, 23:51
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner20