'Emri bil maruf' yapmayı unuttu Müslümanlar

Yedi Hilal Derneği birçok ilde öğrenci kampları düzenledi.Liseli hanım öğrencilein katıldığı Bursa kampında Demet Tezcanda bir söyleşi gerçekleştirdi. Özge Sena Bigeç etkinlikten notlarını aktarıyor.

'Emri bil maruf' yapmayı unuttu Müslümanlar

Yedi Hilal Derneği birçok ilde öğrenci kampları düzenledi. Onlardan biri de liseli hanım öğrencilerle gerçekleştirdiğimiz Bursa kampımızdı. Birçok değerli konuğu ağırladığımız kampa konuk olarak gelenlerden biri de Demet Tezcan Hanım’dı. Azmi, ilmi, şecaati ile nesle örnek olan Demet Hanım, o gün liseli hanımlarımıza hem seminer verdi hem de seminer sonrası Osmanlı’dan yadigar çınar ağacının altında çay eşliğinde uzun uzun sohbet etti.

Demet Hanım, o gün seminerinde İslam coğrafyasının mazlumlarını andı. Birçoğunu yerinde ziyaret edip dertlerine yakından tanıklık etmişti. Onların sözlerini ve sızılarını taşıdı bizlere. Onlar ‘‘Bize mescid yapın.. Bize medrese yapın.. Bize cami yapın..’’ diyen mazlum kardeşlerimizdi. Onlar, renkli gözlü Müslüman görünce, ellerini kaldırarak ‘‘Hristiyan değillermiş, misyoner değillermiş’’ diye dua eden mazlum kardeşlerimizdi. ‘‘Siz’’ dedi Demet Hanım, ‘‘Onlara yalnızca kurban değil, ümmet bilincini, kardeşlik şuurunu götürüyorsunuz.’’

Bugünün imtihanı Suriyeli muhacirler

Konu Suriyeli muhacir kardeşlerimize uzanmıştı. ‘‘O günün imtihanı oydu’’ dedi Mavi Marmara’ya işaret ederek, ‘‘bugünün imtihanı da Suriyeli muhacirler.’’ Suriyelilere yapılan yanlış muamelelere kızarak rızık ayetiyle devam etti: ‘‘Yeryüzünde nice canlı vardır ki rızkını yanında taşımaz.’’ Mazlum insanların üzerimizdeki haklarını hatırlattı Demet Hanım: ‘‘Bunları yapınca (kurban, yardım, ziyaret vs.) onlara yardım etmiş olmuyorsunuz. Bunlar onların üzerimizdeki hakları…’’

‘‘Bazen düşünüyorum’’ dedi Demet Hanım, ‘‘hangi çocuklar kayıpta?” “Mazlum ülke çocukları mı? Yoksa her şeyleri olan bizim çocuklarımız mı? Mazlum ülke çocukları kayıpta değil.’’ diyerek onların manevi değerlerini koruduklarından bahsetti. Ve değişen değerlerimize değindi. ‘‘Doğumlarımız da düğünlerimiz de olması gerektiği gibi değil. Sadece kadınların tesettürü değil, komşuluk hakları vs. gibi tüm değerlerimiz yozlaştı. Ama tesettür görünür olduğu için yalnızca o eleştiri alıyor. Oysa en başta ‘emri bil maruf’ yapmayı unuttu Müslümanlar. Bugün yolda gördüğümüz birine doğruyu anlatmıyoruz. Sadece eleştiriyoruz, kınıyoruz.’’

Mazlum Müslümanların imkansızlıklarını anlatan Demet Hanım, hapishanedekilerin dahi türlü işkenceler altında bulunduklarını söyledi. 10 kişilik odaya 50 kişinin hapsedilmesi işkencelerden yalnızca bir tanesi… Varlıkla imtihanın, imtihanların en büyüğü olduğunu ifade eden Tezcan, ‘‘Muazzam imkanlar içindeyiz. Allah bizi imkanlarla imtihan ediyor. Eyleme, harekete geçmeliyiz.’’ diyerek sorumluluklarımızı hatırlattı.

Müslümanlara yapılmış en büyük darbe: 28 Şubat

28 Şubat’ın canlı tanığı Demet Tezcan Hanım, 28 Şubat’ı da anlattı. Bursa’da verdiği seminerde, resimler eşliğinde o dönemi anlatan Tezcan, yargının, eğitimin ve medyanın askeri vesayet altına alınmasıyla Müslümanlara yaşatılan eziyetleri açıkladı: ‘‘Müslümanların her tarafta nefes alabilmeleri önlendi. Müslümanlara karşı yapılmış en büyük darbeydi. Ev hanımlarından meslek sahiplerine kadar herkes mağdur edildi. Yargı, askeri vesayet altına alındı. Eğitim, askeri vesayet altına alındı. Medya, askeri vesayet altına alındı.’’

Tezcan, sokaklarda yaşanan zulümlere de konuşmasında yer verdi. Fatih sokaklarında polisler insanların cübbelerini çıkartıyorlardı. Cumhuriyetin ilk yıllarında kadınların çarşaflarının çıkarılması gibi... Müslümanların hususi hayatları ve yaşam biçimleri iğneye varıncaya kadar zulme alet ediliyordu. ‘‘İğnenizin kıymetini bilin.’’ dedi Demet Hanım, ‘‘iğne takınca türban deniliyor ve karşı çıkılıyordu. Rejimin bekası iğnenizin ucundaydı!!’’

Demet Tezcan, o dönemde hak, hukuk ve adalet kavramlarının hayali olduğunu söyledi: ‘‘Geri döneceğini bildiğiniz dilekçeler yazıyordunuz. Kazanamayacağınızı bildiğiniz davaları açıyordunuz.’’ ‘‘Zulüm hiç bâki değil’’ diyen Tezcan, Müslümanları şahsi duyarlılığa davet ederek ‘‘Ben bir Müslüman olarak ne yapıyorum? Buna bakmalıyız’’ dedi.

Gençlere mukaddeslerimizi anlatan Demet Hanım, iyi kişilerin dikkate alınması gerektiğinin altını çizdi. Çalışmak ve gayret noktasında ise 3 ayeti hatırlattı: ‘‘Kişiye ancak emeğinin karşılığı vardır’.’ ‘‘Bir işi bitirdiğinde diğerine koyul.’’ ‘‘Başarı ancak Allah iledir.’’

 

Özge Sena Bigeç keyifle dinledi

Güncelleme Tarihi: 15 Eylül 2015, 15:58
YORUM EKLE

banner19