Edebiyat küresel kötülüğe karşı bir tavırdır

Dergi fuarında 'Aşk Devrim Edebiyat!' başlıklı bir konuşma yaptı şair Mürsel Sönmez. Ömer Yüceller bu sohbetten notlarını aktarıyor..

Edebiyat küresel kötülüğe karşı bir tavırdır

Merhum Fethi Gemuhluoğlu’nun “Hiç âşık oldun mu evladım?” sorusunu ve ardından gelen diyaloğu pek çokları bilir. İlkokul, ortaokul, lise, üniversite, mahalle, iş… Âşık olmayanımız pek azdır herhalde. Bundan maada dağa taşa çiçeğe böceğe âşık olanlar vardır, her sohbetin sonunda “aslolan Allah’a âşık olmak” diyenler vardır, mesleğine âşık olanlar vardır.

Ya edebiyat? İlkokul, ortaokul, lise, üniversite… Her eğitim kademesinde edebiyatla ilgili dersimiz oldu. “Damlaya damlaya göl olur”lu kompozisyonlar yazdık, defterlerin arkasına yazdığımız şiirleri 5-10 sene sonra elimize geçtiğinde kâh gülerek kâh saklamaya çalışarak okuduk. Bundan maada öyle bir medeniyetin içindeyiz ki türkümüz, tekerlememiz, Hacivat Karagözümüz, hilal kaşımız, atasözümüz, deyimimiz, neredeyse pek çok sözümüz edebiyatın bir parçası. Manzum söylemeyi seviyoruz. Masalları, destanları, hikayeleri seviyoruz.

Peki ya devrim? Ne ilkokul ne ortaokul ne lise ne üniversite… Bu kelime lügatimde yoktu. Belki de lügatimizde yoktu. Dergi Fuarı’nda konuşan Mürsel Sönmez diyor ki; “Devrim kelimesini kullanmaktan çekinmememizi söylüyor Nuri Pakdil. Pakdil üstad devrim kelimesini kullanır. Bu kelime İslamî bir kelimedir.”

Bir insanın başka bir insanı kendinden daha fazla sevmesi

Sirkeci Garı’nda, Dergi Fuarı’ndayım. Cuma Günü. Pek çok tanıdık var. Gözlerim Mürsel Sönmez’i ararken telefona davranıp telefonunu aradım. Gözümden ziyade gönlümün aradığını hissetmiş gibi açtı telefonu, “buradayım” dedi fuara geldiğimi haber vermediğim halde. Mürsel Sönmez ve Ahmet Mercan ilkokul öğrencileriyle konuşuyor vagonda. Saat 5’te de “Aşk Devrim Edebiyat!” başlıklı konuşma yapacak Mürsel Sönmez. Saat 5’e kadar yapılacak şey belli; konuşmak.

Teknolojik cihaz kullanılan pek çok yerdeki gibi “teknik bir aksaklık” yüzünden konuşmanın anonsu yapılamasa da vakitlice vagondaki yerini alıyor dinleyiciler. “Yedi Güzel Adam Söyleşi Treni” yazıyor vagonun üzerinde. Epey bir zaman önce bir mecliste Mürsel Abi demişti ki; “hepimizin içinden bir tren geçiyor, herkesin farklı acıları var.” Şimdi bir trende, hem de Yedi Güzel Adam Söyleşi Treni’nde acı da olsa tatlı da olsa Mürsel Abi’yi dinleyeceğiz.

Çok klişe olsa da “Bir insanı sevmekle başlar her şey”in ne kadar da gerçek olduğundan bahsediyor. Kimilerine göre “Her şeyin başı sağlık” ise de sevgisiz, sevmesiz sağlıklı bir yaşam pek mümkün değil. “Bir insanın başka bir insanı kendinden daha fazla sevmesi başlı başına devrimci bir harekettir!” diyor Mürsel Abi. Bunun kapitalizme karşı kesilmiş bir racon olduğunu söylüyor. Çünkü kapitalizm bizi atomize etti, bizi sevgiden mahrum insanlar haline getirmeye çalışıyor, bizi birbirimizden alıkoyarak bize nesneleri sevdiriyor.

Mürsel Sönmez lokum ikram ediyor gelenlere, “Elinde sükkeri ayruğa sunup, ağuyu kendi yutmaktır adı aşk/ Belâ yağmur gibi gökten yağarsa, başını ona tutmaktır adı aşk” beyitlerini okuyor Eşrefoğlu Rumi’den. Dışarıda yağmur yağıyor ve fuardaki kalabalığın yağmursuz günlere göre daha yüksek olduğu söyleniyor. Yağmur ara sıra şiddetleniyor, ara sıra “ahmak ıslatan”a, Mürsel Sönmez’in deyimiyle “âşık ıslatan”a dönüyor.

Edebiyat küresel kötülüğe karşı alınan bir tavırdır, bir eylemdir

Birnokta Dergisi şairleri ve yazarları Şefik Memiş, Necmeddin Atlıhan, Bünyamin K. da dikkatle dinliyor Mürsel Sönmez’i. Arif Abi ve Azmi Hoca da elbette.

Türkiye’de 2012 yılında 36 milyon 881 bin antidepresan kullanıldığını söyledi Mürsel Sönmez. Bu sayı 2013 yılında 40 milyon olmuş. Buna reçetesiz alınanları da katarsak Türkiye’nin yarıdan fazlasının psikolojisinin bozulduğunu, bunalımda olduğumuzu, yalnızlaştığımızı, konuşamadığımızı söylüyor. "Kahrolsun küresel kötülük!"

Edebiyatın bize bir zemin sağlayacağını anlattı Mürsel Sönmez. Edebiyat küresel kötülüğe karşı alınan bir tavırdır, bir eylemdir. Bizi bu sarmaldan, bu kötülüklerden uzaklaştırıp bizlere yeni bir yol açacaktır edebiyat.

Mürsel Abi edebiyatın bir hayli ideolojik olduğunu açıkladı. Olumsuz anlamda değil tabi ki, olumlu anlamda. Siyasete yönelenlerin edebiyatçıların ne dediklerini duyması gerektiğini belirtti. Çünkü edebiyat içinde derin bir fikir de barındırıyor. 80'lerde, 90'larda azılı eylemci, devrimci olan ve eza çeken şairlerden bahsetti Sönmez. Şairlerin birbirleriyle gereksiz tartışmalara girmemelerini tavsiye etti. Çünkü bir şair diğer şairi sevmese bile şairler mevcut sömürü düzenine sözüyle bir taş atıyordu. Bu yüzden aynı safta olanların birbirlerine taş atmaması gerektiğini babacan ve samimi bir üslupla beyan etti Mürsel Abi. Soljenitsin’in çok sevdiği bir sözünü ekledi; “Doğru bir kelimenin ağırlığı dünyayı tartabilir.” Sanırım Mürsel Abi bu sözü Nuri Pakdil’in “Kuşkusuz en etkili ve evrensel silah kelimedir. Okumadığın gün karanlıktasın” sözünü andırdığı için çok seviyor.

Devrim, devrimci, devrimcilik sol jargondan geldiği için pek sevilen kelimeler değildir dedi Mürsel Abi. Fakat “lâ süpürgesiyle yolu temizlemezsen illa sarayına varamazsın” sözünü şerheden Sönmez bize devrim kelimesini sevdirdi. İslam’ın “lâ” ile önce reddettiğini, putları devirdiğini anlattı. Sonra bu reddedişle etrafta O’ndan gayrı ne varsa temizlik yapmak gerektiğini söyledi. “Yaralı insanlar anlar” dedi. Neyi? İnsanı, insanlığı, yarayı, derdi. “Yara sızlar yara sızlar, ok değmiş yara sızlar, yaralının halinden, ne bilsin yara sızlar” dedi. Din tekelcileriyle, ulama ulemalarla, bel’amlarla savaşılması gerekiyor dedi Mürsel Sönmez mutedil bir öfke ile.

Kendisi sabaha kadar konuşmazdı ama biz O’nu sabaha kadar dinlemeye hazırdık. Trenden iniyoruz. Konuşmaya devam ediyoruz. 20.30’da fuardan çıkıyoruz. Herkes yavaş yavaş dağılıyor. Hepimizin içinden bir tren geçmeye başlıyor yine.

Mürsel Sönmez’in yepyeni kitabı Üzüm Meseli hayırlı olsun.

 

Ömer Yüceller haber verdi

Güncelleme Tarihi: 23 Haziran 2018, 14:17

Eslem Nilay Bozdemir

banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26