Din görevlisi değil, din gönüllüsü olacaklar

Diyanet, Prof. Dr. Mehmet Görmez’in açıkladığı merkezi vaazdan vazgeçiş için çok güzel hazırlıklar yapıyor ve bunu din görevlilerine hizmet içi kurslar vasıtasıyla aktarıyor.

Din görevlisi değil, din gönüllüsü olacaklar

 

Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye’de 130 binden fazla kadrosuyla din hizmetlerinin idaresinden sorumlu bir kurum olması nedeniyle çok önemli bir noktada durmaktadır. Sırf bundan dolayı bile ne yapıp neleri yapmadığıyla ilgili her zaman eleştirilerin odağında bir kurumdur. 11 yılı aşkın süredir Diyanet çalışanı olmam hasebiyle 10- 16 Ekim tarihlerinde Afyonkarahisar- Sandıklı’da katıldığım “Din Görevlilerinin Vaaz Becerilerini Geliştirme Hizmet İçi Eğitim Kursu” izlenimlerini aktarmaya çalışacağım.

Din, din eğitimi- öğretimi tarihi, Cumhuriyet tarihiyle eş olarak ülkemizde hep sıkıntılı olmuştur. Din görevlilerinin, âlimlerin çektikleri sıkıntılar, Kur’an öğretmek için halkımızın, din adamlarının geliştirdiği çözüm çabaları, katlanılan sıkıntılardan, dere tepe askerden, devletten kaçarak yürütülen tüm bu işlerden fizikî ortam olarak çok rahat bir otelin seçilmesine kadar evrilen süreç aslında nerden nereye geldiğimizin resmi gibi duruyor. Katedilmiş gibi duran bu durumu nasıl okumak gerektiğini değerlendirmelerinize bırakıyorum.Diyanet İşleri Başkanlığı Hizmet İçi Eğitim Kursu

Bu kurslara 15 binden fazla imam hatip katılmış

Geçtiğimiz Çarşamba günü başladı kurs. Kursu 2010 yılında değişen teşkilat kanunu ile yeniden yapılandırılan Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan Din Eğitimi Genel Müdürlüğü tertip etti. Program koordinatörü İbrahim Ataman Hoca’nın, “Kıymetli hocalarım, hepiniz hoş geldiniz!” diye başlayan açış konuşması, katılımcı hocalarımızın yüzlerinden eksik olmayan gülümsemeler, ilgiyle dinlenilen problemler değişen bir yaklaşımın eseri olarak gerçekten kursa gelen her arkadaşı sıcaklığıyla sarıp sarmaladı.

Kursa 81 ilimizden beş yüzü aşkın imam hatibin katılması kapsayıcılık, ülkenin her coğrafyasından birilerinin bulunması, her sıkıntının herkes tarafından dile getirilebilmesi ve ne kadar büyük bir ailenin üyeleri olduğumuzu hatırlatması bakımından da takdire şayan bir durumdu. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in daha göreve gelir gelmez “merkezi vaazın kablolarını keseceğiz” sözü işte bu kurslar vasıtasıyla gerçeğe dönüşüyor. Mihrap teslim edilen hocalar, bu kurslar marifetiyle kürsülerine de sahip çıkacaklar Allah’ın izniyle.

Diyanet İşleri Başkanlığı Hizmet İçi Eğitim KursuVerilen bilgilere göre mahallinde 3 hafta olarak planlanan kurslara 15 binden fazla imam hatip katılmış. Tüm bu rakamlar altı yüzü aşkın vaizin eğitici seminerlerden geçirilmesinden sonra kotarılmış. Mahallindeki kurslardan sonra bir hafta ya da on gün olarak planlanan bu kurslara katılanların sayısı beş bini aşmış durumda. Ve yine verilen bilgilere göre bu sayı olabildiğince arttırılacak.

“Din görevlisi” değil, “din gönüllüsü”!

Kurs boyunca din görevliliğinin artık din gönüllülüğüne dönüştürülmesi gerektiğinden bahsedildi sık sık. Tarihten, güzel insanlardan örnekler verildi. Daha düne kadar anlamsız bir kendine güvensizlikle taşımaya çalıştığımız din görevliliğinin aslında ne kadar da güzel insanlar tarafından beslenen, bu millet için hayati bir damar olduğunu anladık. Bu damarın -kendi adıma âcizane bir müntesibi olarak- aslında ne kadar da kıymeti haiz bir mevkide olduğunu hatırlamak, göreve duyulan rağbeti arttırması açısından bulunmaz bir fırsat oldu.

Birçok güzel insanı tanıdık bu kurs vesilesiyle. 81 ilden gelen bizlerin aslında aynı dili konuştuğumuzu, aynı sıkıntıların dertlileri olduğumuzu anladık. Ve bu kurs bize aslında ne kadar da güçlü olduğumuzu anımsattı.

Yaklaşım farklılığı her şeyin gelecekte daha güzel olacağı ile ilgili ümitlerimizi yeşertti. Mesela bir hocamızın “Cuma günleri mihraba kravatla geçmeyin” demesi güçlü bir alkış aldı. Alkışın kuvveti yapılan imamet işinin memuriyetten çok farklı olduğunun bir kanıtıydı aslında. Yine “hizmetin önünde engel kalmadı, engel varsa gönüller ve zihinlerimizdedir” sözü kayıtlara geçti.Diyanet İşleri Başkanlığı Hizmet İçi Eğitim Kursu

Mesela başlı başına Cafer Tayyar Doymaz Hocamızı tanımak bile bizler için ayrı bir mutluluk oldu. Cafer Tayyar Hocam Antalya Hacı Mehmet Gebizli Eğitim Merkezi öğretmenlerinden ve Diyanet’in genç nesil hocalarından. Fıkralarla, güzel anekdotlarla süslediği oldukça neşeli geçen iki sunum yaptı ki sözü en son kitap sevgisiyle bağlaması takdire şayandı. “Vaaz ve İrşatta Ayetlerden Yararlanma Esasları” adlı oturumlar din gönüllüleri için oldukça verimliydi.

Konulu hadis projesi hakkında

Bu arada İrşat Hizmetleri Daire Başkanı Dr. Dursun Aygün Hoca da, Diyanet’in son zamanlarda sık sık basına da konu edilen konulu hadis projesinden bahsetti. Bahsekonu eser en geç bu yılın sonunda basılmış olacakmış. Yedi ciltlik eser, vaaz ve irşat için kullanılacak olmasının yanı sıra anlatılanlara göre epey fazla kişinin alın terinin eseri olması nedeniyle de meraka mücip duruyor. Zira 204 bini aşkın hadis-i şerif 360 konuya ayrılmış. Her konu o konuda en yetkin ilim adamlarının emeğine dayanarak 5 hadisin serlevha seçilmesi ve altına sıralanan diğer hadislerden oluşacakmış. Hadislerin anlatımında hikâye usulü takip edilmiş. Bunların yanı sıra “Vaaz ve Vaizlik Sempozyumu” bildirilerinin basılacak olması, cep kitapçığı tarzında basılacak vaaz rehberi, 135 adet vaaz projesinden oluşan başka bir kitabın müjdesi de bu işin alt yapısının ne kadar sağlam yapıldığını bilmek adına katılan herkesi ziyadesiyle memnun etti.

Diyanet İşleri Başkanlığı Hizmet İçi Eğitim KursuKursun üçüncü günü İzmir Tire Eğitim Merkezi Müdürü Dr. Ramazan Bozkurt’un mezhepler hakkındaki sunumuyla devam etti. Hâzirûnun çoğunun artık eskiden olduğundan daha sık farklı mezheplere mensup insanlara din hizmeti sunmak durumunda olmasından yola çıkarak düşünülmüş ufuk açıcı bir oturuma daha şahitlik etmiş olduk. Bu oturumun manşet ifadesi, belki de, Kurban bayramının farklı günlerde kutlanacak olmasının verdiği rahatsızlığı da göz önüne alarak “tevhid dini mensuplarına tek imamın ardında namaz kıldıramamak zulümdür” manasına gelebilecek sözlerdi.

Dinî yayınlar yayın atağına kalkmış

Daha sonra Dini Yayınlar Genel Müdürü Yunus Akkaya Hocanın dinî yayınları tanıtan oturumu yayın alanında da neler yapıldığını gözler önüne serdi. Yayın sayısının artması, yayınların çeşitliliği, farklı dillerde yayınlar, içerik zenginleştirmeleri hep sevinçle karşıladığımız memnuniyet verici gelişmeler. Yayınlar tanıtılırken yayın karavanının otelin önünde kurs bitene kadar % 40 tenzilatla satış yapması, basılan kitapların içeriğinin olduğu kadar cildinin, kâğıdının da özenli olması bazı şeylerin aslında istenirse ne kadar kolay yapılabileceğini işaret etmesi açısından da önemli.Diyanet İşleri Başkanlığı Hizmet İçi Eğitim Kursu

Kursun dördüncü günü biz katılımcıları mutlu eden şey ise, Manisa Eğitim Merkezi öğretmenlerinden Hüseyin Öresin Beyefendinin esprilerle süslü konuşmasına tanık olmak oldu. Dışa açılmak için ailelerin sağlam olması gerektiğini nasihat etti bizlere hocamız. Her yönüyle toplumun rasatında olan din görevlilerinin ailevî durumlarıyla ilgili olarak, başta eşleri ve çocukları ile münasebetleri açısından, özenli davranmaları hakkında hatırlatmalarda bulunulması ayrıca mutluluk verici.

Örnek: Hacıveyiszâde Mustafa Sabri Kurucu Efendi

Beşinci gün Din İşleri Yüksek Kurulu uzmanı İdris Bozkurt’un güncel dinî meseleler hakkında bilgilendirmesi ve temsilen seçilen beş arkadaşın tecrübe paylaşımı şeklinde geçti.

Aslında son günden önceki gün yani pazartesi günü “Kur’an Kıraatindeki Yaygın Hatalar ve Düzeltme Yöntemleri” adlı sunum Mustafa Kemal Önder tarafından sunuldu. Ve bu sunumdan sonra tüm kursun özeti sayılabilecek bir sinevizyon izledik. Yaklaşık bir saatlik bu video Diyanet İşleri Başkanlığı Hizmet İçi Eğitim KursuKonyalı Hacıveyiszâde Mustafa Sabri Efendi’yi ve hizmetlerini anlatıyordu. Örnek şahsiyet olarak bu muhteremin seçilmesi başta zikretmeye çalıştığım o zihniyet değişikliğini mi işaretler? Nasıl anlamamız gerektiğini elbette kursa katılan hocalarım düşünmüştür. Bunun nasıl okunması gerektiği ile ilgili yargıyı ben yine sizlere bırakıyorum. Ama kendi adıma ufuk gösterme olarak okuduğumu belirtmek istiyorum.

Tüm toplantılarda olduğu gibi son gün veda programı tadında geçti. Dilek ve temenniler alındı, teşekkürler edildi. Ve din gönüllüleri kendilerine yakışır tarzda son verdiler toplantılarına; herkes hocalarıyla musafaha yaparak ayrıldı otelden memleketlerine doğru. Din görevliliğinden din gönüllüğüne doğru bu yürüyüş herkese kutlu olsun.

 

Halil Arslan, Diyanet’ten haber verdi

Yayın Tarihi: 23 Ekim 2012 Salı 12:17 Güncelleme Tarihi: 24 Ekim 2012, 03:21
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner26