banner17

Çevremizin şiirdeki gelişime katkısı büyük

Şiirin Atlıları programı, bu sezon son etkinlikte iki güzel şairi konuk etti: Ferman Karaçam ve Şakir Kurtulmuş... Şeyma Tuğçe etkinlikten notlarını paylaşıyor..

Çevremizin şiirdeki gelişime katkısı büyük

 

Şiirin Atlıları programı, bu sezon son etkinlikte iki güzel şairi konuk etti: Ferman Karaçam ve Şakir Kurtulmuş. Programı hazırlayan Özcan Ünlü ve Adem Turan’ın heyecanlı sunumlarıyla konuk şairler şiir serüvenleri ile ilgili detayları anlattılar, şiirlerinden bazılarını okudular.

Ali Emiri Kültür Merkezi’ndeki programda sunuş konuşmalarından sonra ilk olarak söz alan Ferman Karaçam, Ardahan’da sol çevreler içinde başlayan serüveninden ilginç anektodlar paylaştı. İlk okumalarının sosyal bilgiler, sosyalizm ve marksizme dair kitaplardan oluştuğunu söyleyen Karaçam, bir imam çocuğu olmasına rağmen sosyalist felsefenin eserlerinden etkilenmiş. İş hayatına atılıp Gebze’de bir fabrikada çalışmaya başlıyor ve burada tesadüfen Necip Fazıl’ın adına rastlıyor ve sonra onun kitaplarını okumaya yöneliyor. İlk dönemlerde sosyalizm ve marksizme dair pek çok kitabı okuyarak serüvenini sürdüren Karaçam, bu yeni dönemde İslami bir çerçevede yeni bir okuma sürecini başlatıyor. Yazmaya da başlıyor. İlk yazılarını Milli Gazete ve Yeni Devir’de yayınlıyor. Sonra Mavera Dergisi’ni tanıyor, şiirlerini Cahit Zarifoğlu’na gönderiyor. Pek çok şairin yetişmesinde emeği olan Zarifoğlu, Karaçam’ın da şiirinin gelişmesine katkı sağlıyor.

Şakir Kurtulmuş da lise yıllarında ilk okumalarına başladığı dönemde karşılaştığı çevrenin, kendisi için büyük bir imkan olduğunu, doğrudan yerli düşüncenin yazarları, dergileri ve eserleriyle tanıştığını ifade ederek başladı konuşmasına. Necip Fazıl, Sezai Karakoç,Nuri Pakdil, Rasim Özdenören, Cahit Zarifoğlu, Erdem Bayazıt, Akif İnan, Alaeddin Özdenören, Osman Sarı ve İsmail Kıllıoğlu’nun kitapları,yazıları ile, Diriliş ve Edebiyat Dergileri’ni sürekli okuyarak takip ettiğini söyledi.

İçinde bulunduğun muhit iyiyse gelişim kendiliğinden olur

Okulda tanıştıkları Mustafa Özçelik, Selahaddin İpek, Kadir Atlansoy, Mustafa Işık, Ali Osman Gençoğlu gibi edebiyatla, kültürle ilgilenen arkadaşları sayesinde Eskişehir’in manevi önderlerinden Atasoy Müftüoğlu ve çevresindeki dostlarla da yakın bir ilişki kurduklarını ifade etti Kurtulmuş. Bu ilişkilerin canlı bir edebiyat ve kültür ortamının yaşatılmasında büyük katkıları olduğunu söyledi. İlk ürünlerini de Eskişehir’de çıkardıkları duvar gazetesinde yayınlayan Şakir Kurtulmuş, sonra İstanbul'da yaşamaya başlıyor ve bir yandan gazetecilik bir yandan da yayıncılık fafaliyetlerini sürdürüyor. İlk şiiri Mavera Dergisi’nde 1978 yılında yayınlanıyor. Diriliş, Edebiyat, Mavera, Yönelişler ve Yedi İklim’e sorumlulukları gereği katkı sağlamaya, dağıtım ve satışı konusunda gayret göstermeye çalışıyor.

Çevrenin etkileri konusunda Ferman Karaçam’ın söyledikleri de Şakir Kurtulmuş’un söyledikleri ile örtüşüyor. Muhitin bu anlamda çok önemli olduğunu dile getiren Karaçam, aslında bu buhit sayesinde gelişimin kendiliğinden oluştuğunu, muhitin bu gelişmeyi doğrudan sağladığına dikkat çekiyor.

Şakir Kurtulmuş 26 yıl kadar süren suskunluğun ardından yeniden kavuşma, yeniden doğum diye nitelendirdiği yazma serüveninin başlamış olmasından dolayı sevinçli olduğunu, bu yaşanılanları da sınavın bir parçası olarak gördüğünü söylüyor.

Özcan Ünlü, Adem Turan ve konuk şairlerin de kendi ürünlerinden okudukları şiirlerle birlikte Tuğrulhan Şen ve Yusuf Goncagül’ün müzik ziyafeti de geceye ayrı bir renk kattı.



Şeyma Tuğçe haber verdi

Güncelleme Tarihi: 27 Mart 2015, 15:29
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20