Çayhane açıldı

Kendi okullarında öğrencilikten öte sıfatların üzerlerine yapıştırılmasından pek de haz etmeyen Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin çok çılgın bir aktivitesinden bahsedeceğim sizlere.

Çayhane açıldı

Çok çılgın denilince neler akla gelebilir; 
"ne o çimler mi yakıldı" diye soracaklara hayır diyeceğim, "o kiliseye benzer saatli bina yok mu artık?" diye soranlara da maalesef evet cevabını vermeyeceğim.. bence bu aktivite hepsinden daha absürt... peki nedir bu çok absürt şey?  okulun ortasında tamamen öğrencilere ait bir çayhanedir! sürekliliği olan devamlılığı olan bir öğrencinin en çok ihtiyaç duyduğu çay ile ilgili olan bir aktivite. e haliyle bir öğrencinin nazarında üzerine en çok düşünülmesi gereken şeylerden biri belki. 


e peki niye kurdular abi bu çayhaneyi? yada biz anlamadık şimdi nesi var bunun... gibi sorular akla gelebilir.

 

Hemen vereyim cevabını.. çayhaneyi kuran arkadaşlar bir grup falan değil, tamamen ortak ihtiyaçlardan dolayı bir araya gelmiş öğrenciler. sene başında niyesi bilinmeden okullarının en aktif kantini orta kantinin kapanmasına dayanamayan bu öğrenciler "orta kantin kapandı bir araya gelemez olduk" demişler bir dönem boyunca ve en sonunda havaların açmasıyla, erguvanların boğazın semalarını süslemeye başlamasıyla akıllarına bir fikir gelmiş; bir çayhane açalım, bizim olsun... herşeyiyle bizim olsun. çayını biz demleyelim nereye oturacağımıza biz karar verelim, güneşi üstümüze alalım, çimlere uzanalım muhabbetin belini kıralım demişler. kimler var diye el kaldırdıklarında, eşe dosta sorduklarında "ben varım" diyenleri ise listelemiş bir nöbet çizelgesi hazırlamışlar. Sabah çayı kim demleyecek, kimler hangi saatlerde orada duracaklar falan diye. e lazım tabi, birisinin hasedi tutar, içine sindiremez elinden bir kaza çıkar mazallah. zaten burada sürekli birileri olacak muhabbet edecek demişler ama tedbiri de elden bırakmamışlar yani anlayacağınız. 
Pek radikal tarafına gelince, maliyetinin ne olduğunu az çok herkesin takdir edebileceği çayın kahvenin fahiş fiyatlarla öğrencilerin önüne dayatılmasına karşı bir duruş olarak görebiliriz bu eylemi rahatlıkla. çayımızı biz yapıyoruz, kahvemizi biz yapıyoruz ve para ödemiyoruz diyorlar ve bunu tek kelam etmeden yapıyorlar. Tabii ki bu, olayın sadece bir vechesi...  

 

 

 

Vurgulanması gereken bir diğer nokta, parayı veren her firmanın istediği gibi cirit atabildiği okullarının, aslında kendilerine ait olduğunu herkeslere gösterdikleri noktasıdır. Öğrencilerin "derslere girin ötesine karışmayın fazla" ya da "şuralarda sosyalleşebilirsiniz" türü üstü kapalı emirlere maruz kalmalarını hazmedemeyen bu öğrenciler, biz bu okula geldiysek, burada öğrenciysek, nereden çıktığı belli olmayan "kurallara" uymak mecburiyetinde miyiz? diye düşünüp, hayır cevabını vermişler... güzel düşünmüşler arkadaşlar 

güzel cevaplar bulmuşlar

herkes düşünsün, herkes böyle cevaplar bulsun diyesi geliyor insanın

yanlış mıyım efenim?...

  

Mehmet ERKEN yazdı

Yayın Tarihi: 08 Mayıs 2009 Cuma 11:52 Güncelleme Tarihi: 09 Haziran 2011, 17:21
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Muhammed
Muhammed - 12 yıl Önce

Madem öyle, biz de Kartal Anadolu İmam-hatipte harekete geçiyoruz. Daha absürt olması için biz çayımızı semaverde demleyeceğiz. "muhabbetin belini" yeni açan erguvanımızın altında kıracağız. Tek ihtiyacımız semaver ve destek. "ben varım" diyen bir gençlik...

HAKKI
HAKKI - 12 yıl Önce

elbette yanlışsın efenim :" nereden çıktığı belli olmayan "kurallara" uymak mecburiyetinde miyiz? diye düşünüp, hayır cevabını vermişler" .. bu fikrin neresini tuttunuz da elinizde kalmadı merak ediyorum.

Faruk Çelebi
Faruk Çelebi - 12 yıl Önce

süper ya, küçük komünler halinde yaşayabileceğimize dair umutlar belirdi içimde

Begum Sanlı
Begum Sanlı - 12 yıl Önce

Artık bizimde bi cayhane miz var..bekleriz

banner26