banner17

Çarşamba sohbetleri sürüyor!

TEV'in tadilatta olması Çarşamba sohbetleri'ni sekteye uğratmadı. Kubbealtı'nda sohbetler devam ediyor..

Çarşamba sohbetleri sürüyor!

TEVTürk Edebiyatı Vakfı’nın Çarşamba Sohbetleri sürüyor. Bir yılı aşkındır tadilatta olan Türk Edebiyatı Vakfı buna rağmen Çarşamba Sohbetleri’ne ara vermeden farklı bir mekânda da olsa devam ediyor. Çarşamba Sohbetleri vakıf tadilata girdikten beri Kubbealtı Akademisi Kültür Sanat Vakfı’nın Çemberlitaş’taki merkezinde gerçekleştirildi, gerçekleştiriliyor.

Bu Çarşamba Sohbeti’nde kim vardı, ne anlattı?

Bu Çarşamba sohbetinde İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden Yar. Doç. Ferhat Aslan vardı.  Ve Ferhat Aslan konuşmasında genel olarak efsane kavramının üzerinde durup, İstanbul efsanelerinden örnekler sundu.

Efsane Farsça’dan dilimize pek çok anlam değiştirerek gelmiştir. Milletlerin hafızasını sağlam tutmak ve tazelemek için önemli bir misyonu vardır efsanelerin. Gençlerin eğitimi ve geleneğin devamı gibi görevler üstlenir. İnsanların kendisiyle, ailesiyle, toplumla, din ve Allah’la ilişkisini anlamlandırır. Bu anlamlardan motifler çıkararak diğer kuşaklara değer aktarımında bir köprü vazifesi görür.

Türk Edebiyatı Dergisi Sayı:437 Mart 2010Nasıl gençleri eğitir?

Türk anlatı geleneğinde hiçbir şey laf olsun diye anlatılmaz. Her anlatılanın karşıladığı bir anlam kümesi mutlaka vardır. Efsanelerde sözlü gelenek içerisinde değerlendirilecek verimlerdir. Bir anlatıya göre Mimar Sinan Süleymaniye Cami’ni yaparken bir çocuk minarenin eğri olduğunu söylemiştir. Mimar Sinan çocukla ilgilenerek onun ifadesinin doğru olduğunu belirtmiş, hemen kalfalara bir iple minareleri çektirmiş ve sonra çocuğa şimdi düzeldi mi diye sormuştur. Bunun üzerine çocuk artık minarenin eğri olmadığını, düzeldiğini söylemiştir. İş bu efsane çocuk eğitimi ile ilgili önemli ipuçları verir bizlere.

Efsane tanımı neden değişmeli?

Anlattığı efsaneler üzerinden efsane tanımını da sorgulayan Ferhat Aslan’a göre efsane tanımında yer alan anlatıcının ve dinleyicinin anlatılan şeyin gerçekliğine inanıyor olması efsane tanımında yeniden düzenlenmelidir. Çünkü efsane olarak anlatılan tahkiyeye bilhassa şehirli, okumuş kesimler safsata gözüyle bakmakta ve inanmamaktadır.

Ayasofya hep ibadethaneymiş!

Ferhat Aslan’ın konuşmasında Ayasofya ile ilgili anlattığı efsane dikkatimi çekti. Hz. Peygamber bir gece Cebrail tarafından bir makama götürülür. Hz. Peygamber burada bir mabedi görür ve bu mabedi çok beğenir. Bunun üzerinde Cebrail’e bunun bir eşinin daha olup olmadığını sorar. Cebrail bunun bir benzerinin yeryüzünde olduğunu ve ümmetinin bir gün orada namaz kılacağını söyler. Peygamberin beğendiği bu mekân Ayasofya’dır. Kubbesinde iki meleğin sürekli tavaf ve zikrettiği bu mabet henüz Müslümanların eline geçmeden İslamlaşmaya başlamıştır efsanelerde. Bir bellek onu kurmaya, sahiplenmeye ve bir ülkü olarak gelecek kuşaklara aktarmaya başlamıştır böylelikle…

Galata Kulesi
(+)

Galata Kulesi neden bu kadar uzun?

Bunun da cevabı efsanelerde yatmaktadır. Çünkü günün birinde Galata Kulesi Kız Kulesi’ne âşık olmuştur. Ancak gün geçtikçe etrafına yüksek yapılı evler dikilmiş ve Galata Kulesi Kız Kulesi’ni göremez olmuştur. Bunun üzerine Galata Kulesi boyunun uzaması için aşkıyla birlikte Allah’a yakarmıştır ve Allah onun duasını kabul etmiştir. Böylelikle Galata Kulesi’nin boyu uzamıştır.

Konuşmasının sonlarına doğru bir coğrafyayı vatan kılmakta ve vatan olarak muhafaza etmekte efsanelerin önemine ve işlevine değinen Ferhat Aslan, dinleyiciler tarafından birçok soruyla muhatap edildi. Güzel bir katılımın olduğu bir Çarşamba Sohbeti’de böylelikle sonlanmış oldu.

 

Besim Bal efsane haberler yapmaya devam ediyor!

Güncelleme Tarihi: 11 Mart 2010, 16:46
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20