banner17

Camideki şair, i'sar sahibi bir mümindi

Mehmed Âkif, TYB Bursa Şubesi’nin düzenlediği bir programla Emir Sultan Camii’nde anıldı.

Camideki şair, i'sar sahibi bir mümindi

 

Mehmet Âkif için kullanılan adlandırmalardan birisidir “Camideki Şair”. Hatırlanacağı üzere TYB Şeref Başkanı D. Mehmet Doğan’ın bu isimle kaleme aldığı ve Mehmet Âkif’i anlattığı bir kitabı vardır. Âkif’e “Camideki Şair” denilmesinin sebebi, onun hayatında camilerin önemli bir yeri olmasıdır.

Şairimiz ve başkanımız imam olursa…

Mustafa Baki Efe… Âkif’in yolunda yürüyen şairlerden birisi… TYB Bursa Şubesi başkanlığını yürüten Efe, ayın zamanda Bursa Emirsultan Camii’nin de imamı… Usta bir neyzen de olan Mustafa Baki Efe, sivil bir insiyatifin öncüsü oldu. Resmen sivil bir eylem…

Sadece Bursa’daki seçkin birkaç usta edebiyatçı ve aydına danışan Efe, onlardan da olumlu sonuç alınca, kısa bir zaman içinde programı hazırladı. Sosyal medya ve cami cemaati vasıtasıyla hızla duyurulan faaliyet, belki de ilk kez Mehmet Âkif için bir camide düzenlenen program oluyordu: “Camideki Şair: Mehmet Âkif Ersoy’a Vefa”…Camideki Şair anma programı

Camilerde her tür sosyal faaliyet yapılmalıdır

18 Mart Pazar günü öğle namazını müteakiben icra edilen programı Mustafa Baki Efe takdim etti. Kaplıkaya Camii imamı Adem Kotan’ın Bakara ve Saf surelerinden okuduğu ayetlerle açılan programın ilk konuşmacısı fikir adamı ve şair Metin Önal Mengüşoğlu’ydu…

Konuşmasına önceki yıllarda yazdığı bir makaleye atıf yaparak başlayan Mengüşoğlu, orada “Camide yalnız namaz kılmak bid’attir.” dediğini hatırlattı. Mengüşoğlu Allah Resulü’nün camilerde her türlü sosyal faaliyeti icra ettiğini, sözgelimi nikâh kıydığını, elçileri misafir ettiğini, orduya talimat verdiğini söyledi. Bu uygulamanın sonraki dönem İslam devletlerinde, sözgelimi Osmanlılar’da da sürdüğünü, hatta Bursa’daki pek çok camide bunun izlerine rastlandığını belirtti. Fakat sonradan bunların terk edilip unutulduğunu söyleyen Mengüşoğlu, son birkaç yıl içinde Diyanet İşleri Bakanlığı’nın tekrar bir çağır açarak Peygamber’in sünnetini hayata geçirmeye başladığını belirtti. Bursa Müftülüğü ve Mehmet Âkif’i Emirsultan Camii’nde anmak için fiilen sorumluluk alan Mustafa Baki Efe’yi de tebrik eden Mengüşoğlu, sözü daha sonra içinde bulunulan tarihin önemine binaen Çanakkale’ye getirdi.

Çanakkale Zaferi’nin çok yönlü okunması gerektiğini belirten Mengüşoğlu, bu tarihî olayın bir yandan zaferle neticelenirken, diğer yandan bizim şimdiki sınırlara sıkışıp kalmamıza yol açan bir yönü olduğunu vurguladı. Sözü Âkif’in Çanakkale Muharebeleri’ndeki katkılarını da anlatan Metin Önal Mengüşoğlu, onun son yüzyılların en büyük mustaribi olduğunu söyledi.

Âkif’in ahlâkını donanmak

Âkif’in ahlâkı üzerine de tespitler yapan Mengüşoğlu, öncelikle onun Arnavut kavmine mensup olduğu halde, hiçbir zaman kavmiyetçilik davası gütmediğini, tam tersine bu tür yaklaşımları tel’in ettiğini belirtti. Necm suresi 53. ayete (“İnsan için ancak çalıştığı kadarı vardır.”) sıkı sıkı yapışan bir şair olarak Âkif’in Müslümanları miskinlikten vazgeçirip çalışmaya teşvik ettiğini vurgulayan Mengüşoğlu, onun bize insanlık dersi, İslamlık dersi verdiğini belirtti.

Aliya İzzetbegoviç’in Âkif’ten ilham alarak, “Aziz Müslümanlar, bütün insanlığa hayat versin, şifa olsun diye indirilen Kur’an’ı biz, ölenler için okuyoruz.” dediğini hatırlatan Mengüşoğlu, “Kur’an’ın prensiplerini kendi hayatımıza, aile hayatımıza, toplum hayatımıza tatbik edersek, toplumda zulüm kalmaz.” dedi. Mengüşoğlu, Müslüman bir kişinin cahil olamayacağını, Kur’an’ın cahil ile müşriki bir tuttuğunu ifade ederek açıkladı. Bu bağlamda, “Biz kulağımızı Âkif’e verip, doğrudan doğruya ilhamı Kur’an’dan almalıyız.” diyen Mengüşoğlu, bugün bu camiyi Allah Resulü’nün mescitlerine çeviren bu programın, Kur’an’a layık bir hayatı hayatımıza tatbik etmede vasıta olmasını dileyerek sözlerini noktaladı.

Camideki Şair anma programıÂkif: İ’sar sahibi bir mümin…

Program daha sonra Yeşil Camii imamlarından Ayhan Polat’ın “Çanakkale Şehitleri” şiirini takdimiyle devam etti. Polat, şiirin son kısmını kaside formatında takdim etti. Akabinde Prof. Dr. Mustafa Kara’nın konuşması vardı. Hoca’nın konuşması oldukça kısaydı:

“Biz büyüklerimizi büyüklüklerinden hisse alalım diye anıyoruz. Onların güzelliklerinden istifade edelim diye anıyoruz. Anmak değil derdimiz, anlamak.” diyen Mustafa Kara’nın şu sözü hayli önemliydi: “Beni Âkif’e bağlayan hususlardan birisi onun i’sar sahibi olmasıdır. O, muhtaç olanlara her daim vermiştir. Bunlardan en önemlisi, kendisi dahi muhtaç iken, İstiklâl Marşı için verilen ödülü başka muhtaçlara vermesidir.”

Âkif’in bestelenmiş şiirlerinden bir demet ilahi…

Emirsultan Camii’ndeki program Dr. Zinnur Kanık, Devlet Korosu sanatçısı Harun Cura ve Sadık İmrak’tan oluşan bir ekip tarafından takdim edilen Âkif ilahileriyle devam etti. İki ayrı fasıl halinde yapılan icrada Âkif’in Amir Ateş, Ali Kemal Belviranlı ve Zeki Altun tarafından bestelenmiş şu şiirleri yer aldı: Bütün eşya Hüdâ’yı zikreden bir sırr-ı hikmettir…”; “Eyle yâ Rab sen tecelli nur-i Kur’an sönmesin…”; “Allah’a dayan, say’e sarıl, hikmete râm ol…”; “Yâ Rab bizi kahretme helâk eyleme âmin…

Program Zülkarneyn Yıldız’ın Ahzap Suresi’nden, Recep Durmuş’un ise Fetih Suresi’nden yaptığı Kur’an tilavetleri ve Mustafa Baki Efe’nin Âkif’e ait “Necid Çölleri’nden Medine’ye” şiirini takdimi ile devam etti. Esaslı bir dua ile sona eren “Camideki Şair” programı Bursalıların geniş katılımı ile gönüllerde iz bıraktı.

Programın sonunda Emirsultan Camii bahçesinde ikram edilen lokum, çikolata ve kekler ise, Bursalıların, fakat özellikle de Emirsultan Camii cemaatinin Mehmet Âkif’e olan bağlılıklarının bir başka tezahürü idi.

 

Cevat Akkanat bu sivil faaliyete katıldı ve olan biteni yazdı

(Fotoğraflar: Mehmet Çağan Azizoğlu)

Güncelleme Tarihi: 19 Mart 2012, 14:49
YORUM EKLE
YORUMLAR
Refik Erden
Refik Erden - 7 yıl Önce

Mehmet Akif için çok güzel, çok anlamlı bir program."Camideki Şair" Mehmet Akif'i anlama/anlatma çabası bizi diri kılıyor. Emek verenlere, destek verenlere selam olsun.

banner8

banner19

banner20