Cahit Zarifoğlu'nu Kabri Başında Andık

Cahit Zarifoğlu, 47 yaşında ayrılmıştı aramızdan. Aramızdan ayrılışının 29. seneyi devriyesinde kabri başında andık. Hatıraları yad ettik. Şakir Kurtulmuş yazdı.

Cahit Zarifoğlu'nu Kabri Başında Andık

Cahit Zarifoğlu, 47 yaşında ayrılmıştı aramızdan. Aramızdan ayrılışının 29. seneyi devriyesinde kabri başında andık. Hatıraları yad ettik. Sabah erken saatlerde havanın kapalı oluşu yaşayacağımız bir acının habercisiydi sanki. İçimizde hüzün vardı. Saat 9 haberlerinde duyduk ‘son dakika’ başlığı ile verilen kötü haberi… Vezneciler’de bir terör olayı ve 11 şehidimiz, pek çok yaralımız var. Sayfaya “eyvah, bu sefer Vezneciler’de” diyerek altına Cahit abinin o güzel cümlesini not düştüm: “Ne çok acı var.”

Küplüce mezarlığına giden yokuşu çıkarken Cahit abinin burada geçen günlerini hatırladım. Belki Küplüce’de oturduğu eve giderken bu yolu ya da yan yolu kullanıyordu. Evin ihtiyaçlarını alıp poşetlerle çıkarken yorulup nefeslenerek çıkıyordu. Yolda yürürken sadece yürümüyor, dergiyi düşünüyor, yazıları düşünüyor, şiir yazıyor, çocukları düşünüyor, çocuklarını özlüyor ve eve vardığında kendisini karşılayan çocuklarına anlatacağı masalı düşünüyor.

Arkadaşlarını çocuk kitabı yazmaları noktasında teşvik etti

Çocuklarını ne kadar çok seviyor. Ayrı bir odası olmadığı için çocukların bulunduğu odayı birlikte kullanıyorlar ve orada yazıyor yazılarını, şiirini… Çocuklar oyun oynamak istediklerinde hemen bırakıyor yazıyı, çalışmayı, onlarla birlikte oynuyor.

Akşam eve döndüğünde etrafına toplanan çocuklarına anlatacağı masalı seçerken bu konuda çok eksik olduğumuzu fark ediyor ve bu hassasiyetle çocuk kitapları yazmaya başlıyor. Arkadaşlarını da bu konuda teşvik ediyor, çocuk kitapları yazmaları için onları da zorluyor.

Aileye karşı çok müşfik, sıcak ve ilgili bir baba… Dışarıdan bakanlar onun sessiz, ilgisiz birisi olduğunu sanırlar, ama durum hiç de öyle göründüğü gibi değildir. Cahit Zarifoğlu yalnız bir insandır. Hüznü ile birlikte yaşar ama size bu yalnızlığı da fazla hissettirmez. Yanındayken sizinle çok uzun zamandır tanışan eski bir dostuymuşsunuz gibi konuşur. Fotoğraflarında yalnızlığı öne çıkar. Topluluk içinde çekilen resimlerde bile onun yalnızlığını hemen fark edebilirsiniz. Hüzünle samimi arkadaştır, can dosttur. En çok sevdiğidir. En çok da ona yakışır.

Onun İslami hassasiyetini özellikle zikretmek gerekir. Afganistan meselesini gündemimize taşıyan müslüman şairdir o. Afganistan’da Müslümanların Ruslara karşı savaşını sanki savaş ortamının bizzat içindeymişcesine sıcak, canlı bir şekilde gürül gürül haykırmıştır. Herkesi bu duyarlılığa sahip olmaya çağırmış, herkesten bu konuda bir şeyler yapmalarını istemiştir.

Sanki bu dünyaya ait değilmiş gibi yaşadı

Bugün hayatta olsaydı bir arkadaşımızın dediği gibi, yaşadığımız ortamı, Filistin’i, Suriye’yi yine en iyi şekilde o yazar, o anlatırdı. Suriye meselesine dikkatlerimizi çeker, hassasiyet ve samimiyetle eğilmemizi, çok çalışmamızı isterdi.

Kabri başında kendisini ziyaret eden gençlere Cahit Zarifoğlu’nu sevmenin onun eserlerini okumakla bir anlam kazanacağını belirterek, gençlerin bu anlamda çok çaba sarf etmeleri gerektiğini söyledik.

Bu dünyadaki ömrünü tamamlarken sanki bu dünyaya ait değilmiş gibi yaşadı. Hep uzaklara baktı. Yalnız baktı. Hüzünle baktı. Geride çok güzel eserler ve güzel evlatlar bırakarak gitti. Ruhun şad olsun Cahit abi.

 

Şakir Kurtulmuş

Yayın Tarihi: 09 Haziran 2016 Perşembe 13:18 Güncelleme Tarihi: 09 Haziran 2016, 13:18
banner25
YORUM EKLE

banner26