Bütün sevgiler Allah'a müteveccih olmalı

Mustafa Tatcı, Yunus Emre’nin divanındaki bir şiir üzerinden tasavvuf terbiyesini ve kâmil mürşidlerin hususiyetlerini anlattı. Ahmed Sadreddin haber verdi.

Bütün sevgiler Allah'a müteveccih olmalı

Yunus Emre Hazretleri ve tasavvufi şahsiyetler hakkındaki çalışmalarıyla tanınan Dr. Mustafa Tatcı, 20 Aralık Cumartesi günü Fatih’teki Ali Emîri Kültür Merkezi’nde Yunus Emre’nin divanındaki bir şiir üzerinden tasavvuf terbiyesini ve kâmil mürşidlerin hususiyetlerini anlattı.

Mustafa Tatcı, Allah’a giden yolun mutlaka bir kâmilden öğrenilmesi gerektiğini, bunun başka bir şekilde mümkün olamayacağını söylerken, manadan haberi olan kişiden Allah hakkında haber sormak gerektiğini ifade etti. Mustafa Tatcı, “Allah hakkında bir şey öğrenmek isteyen kâmil mürşide başvurmalı. Haktan haber verecek olan manadan bîhaber olmamalı. Bu da yetmez; bununla birlikte aşktan da nasipdâr olması lazım. Bütün bu hususiyetler ancak kâmil mürşidlerde bulunur.” dedi.

Aşktan haberdar olmalı

Kişi manadan ve aşktan haberdar olup olmayışını hemen belli eder. Bunu bilmenin çeşitli yollarını evliyaullah hazerâtı ifade etmişler. Bu konuda çeşitli kitaplarda malumatlar vardır. O kitaplardan biri de Ahmed Yüksel Özemre ve Necmettin Şahinler‘in söyleşmelerinden oluşan Kamil Mürşidlerin Mirası isimli eserdir. Orada kâmil mürşidlerin vasıfları ve yol gösterenlerin kâmilini gayr-ı kâmilinden ayırt etmenin yöntemleri izah edilir. Bu konuda yardıma ihtiyacı olanlar için bu kitap mevzubahis konuyu müstakil olarak ele alan çok önemli bir eser.

Mustafa Tatcı, talip olanda mana ve aşk var ise, karşısındakinde de bir yansımasını bulacağını ifade etti. Kişi boş ise, karşısındakinden de bir nasibi olmayacağını vurguladı. Boş gelenin boş gideceğini ifade eder büyüklerimiz. Bazı tekkelerde rastlanan bir levha vardır, “Edep ile gelen lütufla döner” yazar. Kişi kâmil mürşidi bulduğunda onun emirlerine sadakat ve vefa ile bağlanmalı ve uyulması gereken edeplerden nefsi namına taviz vermemelidir. Bu levha mezkûr düşünceyi hatırlatır kapıdan girenlere.

Sende aşk yoksa karşında hiçbir şey yoktur

Mustafa Tatcı, talibin kâmil mürşid karşısında göstermesi gereken tavrı şu şekilde ifade etti: “Sende mânâ ve aşk varsa karşındaki zaten sinyal verecektir. Sende bir şey yoksa onda da bir şey yoktur. Sende aşk eseri yoksa karşındakinde hiçbir şey yoktur.”

Mustafa Tatcı, mana yolunun Hakk ve hakikati anlama yolu olduğunu ve bir sonu olmadığını vurguladı. Allah’ın sıfatlarının sonsuz tecellileri sebebiyle onun yolundaki zevkin de imtihanın da sonsuz olduğunu ifade etti. “Salik bulunduğu hal için ‘Bu yol buraya kadardır’ diyemez. Yolun sonu yoktur. Haddi yoktur. Benim için tamam, tatmin oldum diyemez. Dememelidir. Mana yolu nefsin tabiatını terk edip ruhâniyet kazanma yoludur.” diyen Mustafa Tatcı, ruhaniyetin ibâdât, riyâzât ve mücahede ile elde edileceğini, bunların nasıl ve ne miktarda yapılacağını öğretecek olanın ise bu yolun sahipleri kâmil mürşidler tarafından belirleneceğini vurguladı.

En azılı ordulardan daha tehlikelidir nefis

Nefsin her an gözetim altında tutulması gerektiğini ifade eden Mustafa Tatcı, nefsin en azılı ordulardan daha beter olduğunu söyledi. Maneviyat yolunda nefsine mağlup olan insanlardan nice harami ve haydutlar çıktığını söyleyen Tatcı konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Çünkü tevhidle beslenen niyeti kötü insanlar haydutlaşır. Çünkü kelime-i tevhid celâlin de kaynağıdır. Bu yüzden maneviyat yolunda mürşidlik iddiası taşıyanlarda aşk olmalı. Yani niyeti halis olmalı. Esma-i ilahiyye kılıç gibidir. Esma-i ilahiyyeyi Hakk yolunda değil de nefis yolunda kullanan haramilerden sakınmak lazım. Bunlar Hakk yolundaki âşıkların ve müridlerin kalplerini bulandırıp, 'behey divane, hakkı anlayıp bildin, artık keyfine bak' diyerek Hak âşıklarının yolunu kesebilirler. Kerametimsi şeyler gösterebilirler. Aldanmamak lazım. Ölçü her zaman Rasulullah Efendimiz'dir. Şaşmaz ölçü. İddia sahibinin hem maddi yaşayışı hem de manevi sureti Rasulullah (s.a.s) gibi olmalı.”

Mü’minleri şaşırtan hınzırdan beterdir

Niyazi Mısri Hazretleri’nin bu tip insanlar için "sırat üzere geçen müminleri şaşırtan, dağdaki hınzırdan da berbattır" dediğini aktaran Mustafa Tatcı, Hazreti Peygamber Efendimiz’in bir hadis-i şerifte bildirdiği üzere ümmetinin on bölük halinde haşrolacağını, kimi insan suretinde, kimi maymun suretinde, kimi hınzır suretinde, kiminin de gayrı suretlerde bulunacağını söyledi.

Maneviyat yolunda insanları saptıranlara çokça rastlandığını belirten Tatcı, bunlardan sakınmak ve gözü açık olmak gerektiğini vurguladı. Manevi yolda giderken insanların nefse tatlı gelen bazı şeyler elde ettiklerini, bazılarının o lezzetlere kapılıp yolda kaldıklarını söyleyen Tatcı şu ifadeleri kullandı: “Tamam, ben oldum der. Ona çeşitli nasihatler edilse de o kişi bu halini devam ettirir. Seyr-i sülûkun makamlarında çeşitli tuzaklar, imtihanlar vardır. Bazı insanlar bu tuzaklara düşer. Dünyadaki camekânlar nasıl çekiciyse aynı ona benzer. İmtihanlar her zaman devam eder. Allah kişiye sırlarını açmadan onu önce çeşitli şekillerde imtihan eder. Emanet ehline verilir. Ehil olup olmadığı da çeşitli imtihanlardan sonra belli olur. Bu imtihan sürecinde insanın her halini yoklarlar. Bütün sevgiler Allah'a müteveccih olmalı. İnsan o zaman kemâle erer.”

 

Ahmed Sadreddin haber verdi

Yayın Tarihi: 22 Aralık 2014 Pazartesi 13:15 Güncelleme Tarihi: 05 Mayıs 2017, 12:13
banner25
YORUM EKLE

banner26