banner17

Bunu söyleyen hangi avanaktı?

TYB İstanbul şubesinde İstanbul Türkçesi konulu oturumda alışageldiğimiz sağ-muhafazakâr şikayetçi üsluptan farklı, zengin bir üslup, bir tat vardı..

Bunu söyleyen hangi avanaktı?

Edebiyat Mevsimi kapsamında düzenlenen “İstanbul Türkçesi Üzerine; Dünü, Bugünü ve Yarını” isimli oturum TYB İstanbul şubesinde Ahmet Turan Alkan, Hayati Develi, Uğur Derman, D. Mehmet Doğan’ın katılımıyla 10 Aralık'ta gerçekleştirildi. Programda geleceği belirtilen Doğan Hızlan ise mazeret belirterek oturuma katılmadı.

İstanbul Türkçesi Üzerine; Dünü, Bugünü ve Yarını

Ali Görkem Userin, Ahmet Mercan, Turan Koç, Nihat Dağlı gibi isimlerin de izleyici olarak bulundukları programa ilgi yoğundu. TYB’ye erken gelen Ahmet Turan Alkan sergileri gezerek Attila İlhan’ın koltuğunda da fotoğraf çektirdi.

Mehmet Doğan, oturumu Divan edebiyatından bazı beyitler okuyarak açtı.

Bâki’nin

“Fermân-ı aşka cân iledir inkıyadımız
Hükm-i kazaya zerre kadar yok inadımız”

Nâbi’nin

Ol dil-i küşa mealler, ol hürde nükteler
Mümkün müdür bul Arabistan'da sureti.

Nedim’in

“Yok bu şehr içre senin vasfettiğin dilber Nedîm
Bir perî-sûret görünmüş bir hayâl olmuş sana”

Vasıf’ın

“O gül-endâm bir al şâle bürünsün yürüsün.

Ucu gönlüm gibi ardınca sürünsün yürüsün”

Beyitlerini okuyan Doğan, Nedim’in beytinin bugün için sanki İstanbul Türkçesi için söylenmiş gibi olduğuna değindi.

“İstanbul Türkçesi” ifadesinin farklı anlamlara geldiğini belirten Doğan buna örnek olarak “Farsçadan İstanbul Türkçesine Sözlük” adı ile yayımlanan bir sözlükten bahsetti ve Doğu’ya doğru gidildikçe Türkiye Türkçesinin, İstanbul Türkçesi olarak isimlendirildiğini söyledi.

‘Her şey yazıldığı gibi okunur efsanesi’nin Türkçeye zarar verdiğini söyledikten sonra ses uyumunun ahengi baltaladığını ve harf inkılâbının da Türkçede olumsuz izler bıraktığını belirtti.

İstanbul Türkçesi Üzerine; Dünü, Bugünü ve Yarını

Uğur Derman: Beni buraya getiren vehmimdir

Uğur Derman söze Yahya Kemal’in bir sözüne gönderme yaparak başladı. “Beni buraya getiren ilmim değil vehmimdi” diyen Derman’ın konuşması da İstanbul Türkçesinin güzel bir örneğiydi. Uğur Derman, Mehmet Âkif’in üniversitede ders verdiği yıllarda öğrencisi olan ve Derman’ın İstanbul Beyefendisi diye nitelendirdiği Baha Kahyaoğlu’nun bir mektubundan alıntı yaparak Akif’in İstanbul Türkçesini kimlerin konuştuğuna dair sözlerini aktardı. Mehmet Akif’in 1910-1912 yılları arasındaki İstanbul’a dair sözleri şöyle:

“Fatih, Şişli, Kadıköy, Moda ve Adalar gibi hissedilir şive bölgeleri arasında en doğru ve en güzel Türkçe Sofular Mahallesindeki hanımların konuştuğu Türkçedir.”

Uğur Derman dinimiz dolayısı ile Arapçanın; kültürümüz sebebi ile de Farsçanın dilimize zenginlik katan diller olduğuna da değindi. Servet-i Fünun’un dili yapaylaştırdığını söyleyen Derman, 20. yüzyıl başlarında dilin zorlanmadan kendi kendine sadeleştiğinden bahsetti.

Uğur Derman üniversitede iken Fransız bir hocasının İstanbul Türkçesine dair söylediği şu sözü dinleyicilerle paylaştı: “Münevver bir Türk hanımının konuşması bülbül şakımasından ayırt edilemez.” Sözlerine şöyle devam etti:

“Saray Türkçesi esas Türkçe değildir. Medrese Türkçesi de esas değildir. Esas olan Bab-ı Âli Türkçesidir. Hem matbuatı temsil eden yer anlamında Bâb-ı Âli, hem de idare merkezi anlamında…”

İstanbul Türkçesi Üzerine; Dünü, Bugünü ve Yarını

Dilde standartlaşma

Hayati Develi, İstanbul Türkçesinin tanımlanmadığına dikkat çekerek “üretim yapılan yazı dilini mi, yoksa İstanbul’da elit, eğitimli zümrenin konuştuğu dili mi kastediyoruz?” diye sordu. Sultan Veled’den örnekler okuyan Develi, Batı Anadolu ve Orda Anadolu Türkçesinden de örnekler verdi. Bu örneklerdeki söyleyişlerin İstanbul Türkçesinden farkını ortaya koyduktan sonra bu farklılıkların Osmanlı’da kültürel baskı aracılığı ile İstanbul Türkçesinde standart bir hale getirildiğini söyledi. Bu konuda göç edenlerin çarıklarını çıkartıp şehrî kıyafetler giymesiyle şivelerini değiştirmesinin aynı sebepten olduğuna değinerek aslında İstanbul Türkçesinin, İstanbul’un fethinden önce belki Bursa’da yahut Edirne’de oluşturulduğunu, dilde bir standardın o zamanlar yakalandığını belirtti. Standardın ilerleyen yıllarda da saray tarafından belirlendiğini söyleyen Develi, şairlerin caize alabilmek, beğenilebilmek için sarayın istediği dilde eser verdiğini belirtirken Bağdatlı Ruhî gibi İstanbul’dan uzakta yaşayan ve farklı bir ağza sahip şairlerin istisna kelimeler hariç İstanbul Türkçesi ile yazdığını misal olarak verdi. Fuzuli’nin ise bu şairlerin dışında kalan ender şairlerden biri olduğunu belirtti.

Eskiden İstanbul’daki konuşulan dilden, saraydan, sokaklardan örnek veren Hayati Develi, Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nden Sultan Murat ve Evliya Çelebi arasında geçen konuşmaları ve İstanbul halkının çeşitli şivelerdeki konuşmalarını okurken eğlenceli anlar da yaşandı.

 “Bir dil hiçbir zaman tek bir dil değildir, farklılıkları vardır. Standart da farklılıkları birleştiren ayrı bir ağızdır.” diyerek düşüncelerini özetledi.

Türkçenin hamuru yoğrulurken

Konuşmasında “Yeşilçam sineması, İstanbul Türkçesine fevkalâde katkılar yaptı” diyen Ahmet Turan Alkan sinema ve radyonun İstanbul Türkçesini Anadolu’ya taşıdığından bahsetti. Adalet Cimcoz, Agâh Hun, ‘Nayır’ sözünü sinemamıza kazandıran Abdurrahman Palay, Tijen Par, Pervin Par gibi seslendirme sanatçılarının isimlerini anarak bu isimleri ‘hançereleri ile Türkçeye hizmet eden insanlar” olarak tanımladı.

İstanbul Türkçesinden bahsederken İstanbul’dan bahsetmemek olmazdı elbet. A. Turan Alkan “İstanbul yalnızca Osmanlı’nın değil bütün bir bölgenin başkentidir. Bu hâlâ da böyledir. Bunu kanunla, anayasayla değiştirmek mümkün değildir.” dedi.

Türkçenin yoğrulma serüvenini ise şöyle açıkladı:

“ Türkçe, kışladan, camilerden, meyhanelerden, kaldırımlardan, batakhanelerden ve büyük sanatçıların elinden geçerek bu hale geldi.” Harf inkılâbına da değinen Turan Alkan “Harf inkılâbı bizi sert, kaba seslere mahkûm etti” dedi.

Refik Halit Karay’ın Türkçesi

Gıyaben muallimim dediği Refik Halit Karay’dan çokça söz eden Ahmet Turan Alkan, “Kendisine müteşekkirim, bir kuruş para da talep etmedi.” diyerek esprili yanını konuşmada da ortaya koydu. “Berbat bir siyasetçi, ‘bahsetmesek de olur’ bir romancı, çok dikkate değer bir üslupçu” dediği Karay’dan çok sayıda örnek okudu. Dil inkılâbının Refik Halit Karay da dâhil birçok edebiyatçımızı ‘lügatsiz okunmaz hale’ getirdiğini söyledi.

İstanbul Türkçesi Üzerine; Dünü, Bugünü ve Yarını

Avanaklar!

2. Turda Uğur Derman “Lisan samian öğrenilir” diyerek başladı söze. Bu yüzden dil devriminden sonra ilk nesilde telaffuz kusuruna rastlanmadığını onların dili duyarak öğrendiğini söyledi. Bugünlerde “mesela” demek yerine “atıyorum” diyenlere, “şart” deyip sanki bunu söylemek ayıpmış gibi “koşul” diye düzeltenlere rastladığını söyleyen Derman, “bunu yapan hangi avanaktı şimdi bilmiyorum” diyerek bu konudaki görüşünü de nüktedan ve sivri bir dille zaman zaman belli etmekten geri durmadı. Dilin ahenginden bahsederken de aruz ölçüsü ile konuşabilen Hıfzı Tevfik Gönensay’ı örnek verdi.

Türkçe için kaç para harcadık?

D. Mehmet Doğan’ın “dil ile uğraşan bilim adamlarımız dil devrimi gibi konularda neden sessiz kaldılar” sorusuna cevaben Hayati Develi esprili bir şekilde “maaşımızı devletten alıyoruz” diyerek 2. Tur konuşmasına başladı. Her dilin şeker kamışı gibi olduğundan bahseden Develi, Türkçenin akide kıvamına ulaştığını söyledi. Ancak bugün böyle bir Türkçe duyamadığına da değindi. İngilizce öğrenmek için para harcadığımızdan bahseden Hayati Develi’nin bunun ardından sorduğu soru manidardı: Türkçe için kaç para harcadık?

“Zamanın değiştiğini kabul etmek lazım” diyen Hayati Develi, zaman geçtikçe dilin değişmesini “Mutfağımız zenginleşti” diyerek yorumladı. Konuşmasını “Gelecek, fetih sonrasında olduğu gibi güçlü bir Türkçe vaat ediyor.” diyerek bitirdi.

Türkçe için web sitesi

Ahmet Turan Alkan ise son bölümde bir isteğini dile getirdi. TYB’nin güzel ve doğru Türkçe konuşmaya dair sesli bir web sitesi hazırlamasının isabet olacağını belirten Alkan, ses kayıtları ile doğru telaffuzun yeni nesillere de öğretilebileceğini belirtti.

 

 

Görkem Evci haber verdi

Güncelleme Tarihi: 21 Şubat 2018, 13:47
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20