Bugün Atatürkçü düşünce için ne yaptın?!

Eyüp Sultan’ın kıymetli bir kaymakamı var. Osman Kaymak Bey Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nde 28 Şubat döneminde yaşadıklarını anlattı.

Bugün Atatürkçü düşünce için ne yaptın?!

 

Eyüp Sultan Kaymakamı Osman Kaymak Bey, bizim tanıdığımız, sevdiğimiz, güzel bir büyüğümüz… İyi niyetli, dürüst, mert ve mütedeyyin bir devlet adamımız… Kendisi, Eyüp Sultan gibi mübarek bir yerin kaymakamı olduğu için Allah’a her zaman şükrettiğini her platformda dile getiriyor. Bunun kendisine yüklediği manevî sorumluluğun da kesinlikle farkında... “Güzel hizmetler üretirsek oturduğumuz makamlar bizden davacı olmaz” diyor.Osman Kaymak

İnsanımız, kaymakamlığı ilgilendiren veya ilgilendirmeyen bir derdi olduğunda, rahatlıkla Kaymakam Bey’e ulaşıp ona derdini anlatabiliyor. Kapısı her kesimden insana açık… İnsanlara asla öyle yukarıdan bakmıyor. Zaten kendisi de; “Biz köylü çocuğuyuz, Anadolu çocuğuyuz” diye her fırsatta ifade ediyor. Öyle olduğu için de yöneticilere derdini anlatmaktan çekinen gariban vatandaşlarımızın halinden çok iyi anlıyor.

Merhametli bir insan

Mihrişah Sultan Sibyan Mektebi’nde Kaymakam Bey ile birkaç sefer sohbet etme imkânımız oldu. Üç yıldır onu gözlemleyen birisi olarak, kendisinin iyiniyetli ve merhametli bir insan olduğunu söyleyebilirim. Bazı fakirlerin evlerine giderek onların durumunu yerinde gördüğünü, onlara elinden gelen yardımı yapmaya çalıştığını da biliyorum. Bundan dolayı kendisine hep dua ederim.

Eyüp Sultan Kaymakamımız yapı itibari ile “içi dışı bir” diye nitelendirebileceğimiz bir insandır. İçindeki ne ise onu bir şekilde dışa vurur. Dışa vururken de doğal olmayan bir şekilde yapmaz bunu. Kimi zaman halkın içinden biri olarak halkın konuştuğu dille yapar. Mesela; “Ben kaymakam olarak millete caka satmıyorum, hava atmıyorum, benim memurlarımın da atmaması lazım…” der.

Hanımı örtülü diye dışlanmış

Yirmi yıldır kaymakamlık ve vali yardımcılığı gibi görevlerde bulunan Eyüp Sultan Kaymakamı Osman Kaymak Bey, meslek hayatı boyunca inançlı bir insan olmanın çeşitli sıkıntıları ile karşılaşmış. Eskiden devlet idarecilerinin genelinin dine soğuk bakan tiplerden oluştuğu dönemlerde, hanımının başı örtülü olması dolayısıyla çeşitli baskılarla karşılaşmış. Mesela bir seferinde kaymakam olarak görev yaptığı bir ilde katıldığı yemekte, Vali içki içmesini rica etmiş. Bunu kabul etmeyince Vali ısrarcı olmuş. Bu sefer Vali’yi, “Ben size saygı duyuyorum siz de bana saygı duyun” diyerek terslemek durumunda kalmış.

Osman KaymakGörev yaptığı yerlerdeki üst yöneticiler hanımının başını açması yönünde sürekli telkinlerde bulunmuşlar. Hatta “Bunu yapmazsan kariyerin biter” diye açıktan söylemişler. Bunu yaptığı takdirde bakanlığa ve başbakanlığa vali olması için yazı yazacaklarını ve kendisine vali olması için yardım edeceklerini söylemişler. Ama bunların hiçbirisine aldırmamış.

İyi poker oynamayı bilmezsen iyi kaymakam olamazsın

Geçtiğimiz günlerde merkezi Eyüp Sultan’da olan Türkiye Dil Ve Edebiyat Derneği’nin cumartesi söyleşilerine katılan Osman Kaymak Bey, dinleyicilere geçmiş dönemde yaşadığı birtakım tecrübelerini ve ibretlik anılarını anlattı.

Çok samimi bir atmosferde geçen söyleşide ilk olarak staj döneminde karşılaştığı bir olayı anlatan Osman Kaymak Bey şunları söyledi: “1988’de kaymakamlık stajı için Sivas’a gittim. Kaymakamlık stajı yaparken biz bütün kurumları gezeriz. Beş gün Emniyet Müdürlüğüne, beş gün Jandarma Komutanlığına, üç gün Milli Eğitim Müdürlüğüne ve diğer müdürlüklere gidilir ve oranın işleyişi gözlemlenir. Oradaki daire amirinden oranın işleyişi ile ilgili bilgiler alınır. O zaman staj için jandarma komutanlığına gitmiştik, o zaman bir albayımız bizi bir yemeğe götürdü. Yemekte bize nasihat etti. ‘Kaymakam bey, siz avukatlığı bırakmış kaymakam olmuşsunuz. Ne işiniz var kaymakamlıkta… İyi poker oynayamıyorsan, iyi kafa çekemiyorsan iyi kaymakam olamazsın. Çünkü memleket meseleleri en güzel poker sofrasında çözülür.’ Biz onu örnek insan olarak dinlerken bu tarz sözleri duyunca moralim iyice bozuldu. Bu insanlar ne biçim düşünüyor diye üzüldüm.”

Eskiden zorba devlet adamları vardı

Eskiden kendisini bulunmaz Hint kumaşı zanneden, burnundan kıl aldırmayan idarecilerin çok olduğunu söyleyen Osman Kaymak Bey, görev yaptığı bir yerdeki bir Vali Yardımcısının o günlerde kendisine şöyle nasihat ettiğini söyledi: “İlçeye ilk gittiğinizde makama oturursunuz, zile basarsınız, odacı size çay getirir, tadına bakmadan ‘bu ne biçim çay’ dersin gönderirsin, sert kaymakam imajın olur, millet korkar senden, rahat edersin…”Osman Kaymak

Bu tarz yaklaşımların eskiden yaygın olan ceberrut devlet anlayışından kaynaklandığını söyleyen Osman Kaymak Bey sözlerine şöyle devam etti: “Bugün hamdolsun bu anlayış ortadan kalktı. Biz o zamanlarda da bu tavsiyeleri dinlemedik, ilçeye gittiğimizde insanımızı sevdik ve ona değer vererek muamele ettik. Yirmi yıl boyunca hep karşımdakinin yerine kendimi koyarak empati uygulamaya çalıştım. Odama gelen her vatandaşı kendi kardeşim gibi, akrabam gibi karşıladım. Bir gün bir amcanın bir meselesi varmış, benim yanıma geldi. Odadan içeri girerken yerde halı olduğu için ayakkabılarını çıkartıp girdi odama. Buyur ettim, çay ikram ettim. Nasıl dua ediyor bir görseniz… Bize gelen vatandaşa devletin sıcaklığını gösterdiğimiz zaman, vatandaş da bizi anlıyor, işimiz daha kolaylaşıyor.”

“İlçede heykelimiz var” dedim

Malatya'nın Battalgazi ilçesi kaymakamı iken 28 Şubat’a yakalandığını ifade eden Osman Kaymak Bey o dönemi şöyle anlattı: “O dönemde müfettiş geldi, beni bir hafta denetledi. Beni odacıma, şoförüme sordu. Namaz kılar mı? Eşi örtülü mü? Bunları araştırdı. Müfettiş dedi ki; ‘Herkesle ilişkileriniz iyi ama Atatürkçü düşüncenin geliştirilmesi için bir faaliyet yapmamışsınız.’ Ben de; ‘İlçede heykelimiz var, orada resmi törenleri yapıyoruz’ dedim.  İrtica ile mücadelenin başında kaymakamları görmek istiyorlardı. İnançlı arkadaşları pasif görevlere alırsak irtica ile mücadelede yol alırız diye düşünüyorlardı. Ben o müfettişin raporu ile sözde sürgün yeri olan Niğde’ye Vali yardımcısı olarak gönderildim. Orada da çok sıkıntılar çektik. Eşim küçük yaştan beri başını örten birisiydi, o da çok sıkıntılar çekti. Yöneticilerin arasında bir tek benim eşimin başı örtülüydü…”

Enaniyetini yenememiş insanlar vardı

Söyleşinin sonunda dinleyicilerin sorularını cevaplayan Osman Kaymak Bey bir dinleyicinin sorusu üzerine şu ibretlik olayı anlattı: “Arz rica meselesi vardır; üst kuruma rica değil arz edilir... Bazı kişiliğini aşamayan insanlar, buranın hâkimi benim diye düşünen insanlar, kendini hizmete adamayan insanlar ufak tefek şeyleri büyük sorun yapıyorlardı. Narman’da şöyle bir olay yaşadım. Doktor Savcı’ya ‘arz ederim’ diyeceğine ‘rica ederim’ diye bir dilekçe yazmış. Savcı da ‘sen bana nasıl rica edersin’ diye doktoru tutuklattı, ilçenin bir ucundan öbür ucuna elleri kelepçeli yürüttü. Doktor Bey iri yarı bir arkadaştı, halkın içinde o hale düşünce hastalığa tutuldu… Doktoru kurtarmak için bu sefer ben savcıyı şikâyet ettim Vali’ye ve Adalet Bakanlığı’na, savcıyı görevden aldırdım. Bütün mesele kendilerini önemli görmeleri… Ben önemli adamım diye düşünmeleri…”

 

Aydın Başar haber verdi

Güncelleme Tarihi: 06 Mayıs 2012, 14:07
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
murat gündüz
murat gündüz - 7 yıl Önce

Türkiye böyle yöneticilerle gerçek değerine ulaşacak inşallah.Allah yardımcısı olsun.

kadir temur
kadir temur - 7 yıl Önce

eyüp kaymakamı sn osman kaymak,selam ve hürmetler sunarak,yapmışolduğunuz vazifeleri takdirle karşılıyoruz.Eyüp sultan Bayburt derneğini"kutluyoruz.Allah.c.c yar ve yardımcınız olsun,Allaha emanet olunuz.saygılar."Vehap sultan derneği"Bayburt.

banner19

banner13