banner17

Bu dergi mahalleye çıkıyor

Konya'da bir grup Müslüman aynı mahallede ikamet ediyorlar ve mahallenin Müslümanca yaşaması için endişeleri var.

Bu dergi mahalleye çıkıyor

Sizin hiç mahalle derginiz oldu mu? Benim oldu. Gözlerim kör olmadı ama…

Dergiler bir potansiyelin okumasına yönelik bir çaba, bir gayret ürünü şeylerdir. Peki ya mahalle için dergi çıkartılır mı? Çıkartılırmış meğer, bunu da duyduk, gördük. Konya’da yaptığımız fanzinler toplantısında ilginç dergi hikayeleri dinlemiştim ama bu mahalle dergisi ayrıca hayret uyandırdı bende. İbrahim Afacan yönetiminde Konya’da bir grup Müslüman aynı mahallede ikamet ediyorlar ve mahallenin Müslümanca yaşaması için endişeleri var. Bu endişeye matuf hallerle iştigal etmeyi amaç edinmişler. Ve sırf mahalleleri için temiz ve anlaşılır dille metinlerden oluşan bir dergi çıkartıyorlar. Dergiyi belirli sayı adedi belirleyerek aralarında tekrar satın alarak mahalleye dağıtıyorlar. Çok tuhaf, çok içli bir şey bu. Ben bu derginin fanzin kavramıyla birebir örtüşen bir dergi olduğuna inanıyorum. Mahalle dergisi ve ücretsiz ve elden ele dağıtımı yapılan bir dergi. “Abi seni bizim dergiye abone yapalım” demiyorlar yani. Zaten ilk zamanlar bir fanzinmiş her yönüyle sonradan resmileştirilmiş. Keşke ilk haliyle varlığını sürdürseymiş dergi.

Hilâl DergisiHilâl Dergisi

Hilâl Dergisi, 15.02.2006 tarihinde yayına başlamış. Aylık çıkmış bir süre.

2006’da sadece iki sayı çıkabilmiş  sadece. Sonrasında ise 01.03.2009’da izinli bir dergi olarak ve iki aylık bir periyotla yeniden şahlanmış Hilal; yok yok yeniden görülmüş.

Derginin genel yayın yönetmenliğini İbrahim Afacan, editörlüğünü ise Âdem Karataş yürütüyor.

Hilâl DergisiDergi şimdi ise mahalle dergisi olmaktan yerel bir dergi olmaya doğru ilerliyor. Daha doğrusu ilerlemiyor. Geriliyor. Ne güzel düşünmüşsünüz be kardeşim işte. Çok ayrı,  şahane bir kafayla yola koyulmuşken yerel olmaya oradan da genel olmaya doğru gitmeye kalkışmanın anlamı ne? Mahalle dergisisin ve fanzinsin öyle kal işte. Dikey geçişe ihtiyacın mı var sanki?

Kasım başında sekizinci sayısıyla okurunu selamlayan Hilal Dergisi aslına rücu ederek hayatiyetini sürdürmeli kanaatimizce. Öyle daha şık ve unutulmaz olacaktır her hal ü karda.

Hilâl DergisiDergide beni duygulandıran bir yazar var ayrıca. Eyup Bilgili hoca. Eyup hoca ilk ustalarımdandır. Onun adını görür görmez ayrı bir haz duydum Hilal’den. İbrahim Afacan ve Adem Karataş beyler iyi iş çıkarmışlar doğrusu. Ayrıca Mühendislik ve İlahiyat okuyan nitelikli genç dostlarımızın bu dergide yazıyor oluşunu öğrendim. Bu gençlere ne oluyor böyle? İyilikler güzellikler ülkesine doğru kalemini bayraklaştıran bu gençleri gıyaben selamlıyor ve seviyoruz efendim. Adem Ceylan dostumuzun da imzası mı var? Sanki evet evet son Hilal sayısında böyle bir imza gördüm. Çıdamsın Adem Çıdamsın vesselam!.

Hilal’i görmede emeği geçen yazar kadrosunu ve bu nitelikli, ayrıksı mahalleyi ayrıca tebrik etmek gerek. Yok böyle bir mahalle Türkiye’de.

 

Vural Kaya, mahalleyi ve Hilal’i, sevdi, bildirdi.  

Güncelleme Tarihi: 01 Ocak 2010, 10:28
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20