Bremen'de Mustafa Tatçı Hocadan dinledik

Bremen’de yapılan Yûnus Emre paneline Mustafa Can, Mustafa Tatçı ve Abdülkerim Erdoğan konuşmacı olarak katıldı..

Bremen'de Mustafa Tatçı Hocadan dinledik

 

Bremen'de Yunus Emre paneliGeçtiğimiz hafta Bremen’de, Bremen Akademisyenler Birliği’nin düzenlediği Yûnus Emre Paneli’ne katıldım. Panelin konusu Yûnus Emre ve konunun işlendiği yerin Almanya’nın Bremen kenti olması beni ayrıca heyecanlandırdı. Yûnus Emre’yi birkaç beyitle, Mevlana’yı sadece Mevlana şekeriyle hatırlamaya başladığımız şu devirde Türkiye’den binlerce kilometre ötede Almanya’da oradaki Türk gençleri için böyle çalışmaların yapıldığını görmek beni mutlu etti.

Bremen Akademisyenler Birliği oradaki Türk öğrencilerin gayretiyle kurulmuş bir vakıf. Almanya’ya göç edenler arasında üçüncü kuşak olan günümüz gençlerinin hem kültürlerine hem de geçmişlerine yabancı kalmasının önüne geçmek olduğunu yaptıkları çalışmalarla gösteriyorlar.  Yaptıkları çalışmalarda Yurtdışı Türkler Başkanlığı’nın desteğinin yadsınamaz derecede olduğunu belirtirlerken ‘Yetmez ama evet’ demeyi de ihmal etmiyorlar.

Yûnus Emre’yi tam manasıyla anlayabilmemiz için

Panele Türkiye’den Yûnus Emre Kültür Akademisi başkanı Mustafa Can, Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Mustafa Tatçı ve Ankara şehir tarihçisi Abdülkerim Erdoğan katıldılar.  Mustafa Tatçı Hoca, Yûnus Emre hakkında Türkiye’de en derin bilgiye sahip insan olarak göz doldurdu. Yûnus Emre hakkında yaklaşık 150 kitabı olan Mustafa Hoca, ‘Allah’a çok şükür iki çocuğum var. Çocuklarımın boyu kadar da kitabım var.’ diyerek bizleri tebessüm ettirdi.

Yine Mustafa Hoca konuşmasında dinleyicilere ‘Sünnet nedir?’ diye sordu ve ardından kendisi cevapladı: “Sünnet, Efendimiz miraca çıktıysa eteğine tutunup ‘Ben de çıkarım.’ diyebilmektir. Biz Müslümanların, bu ruha ulaşmadan Yûnus Emre’yi de tam manasıyla anlayabilmemiz mümkün değil.” dedi.Bremen'de Yunus Emre paneli

Diğer katılımcı hocalar da genel olarak yapılan bu çalışmayı devrim olarak adlandırdılar. “Gençler, sizin bir derdiniz var ve o dert üzere çalışmalar yapıyorsunuz. Sizler burada yaşayan gençler için çaba sarf ediyorsunuz. Emin olun ki Allah sizlerin yüzünü kara çıkarmayacaktır. Burada sayı olarak az ama cevher niteliğinde insanlar görüyoruz. Sizlere her türlü çalışmanızda destek vermek bizim boynumuzun borcudur” diye konuştular.

Rabbim bu tür programları düzenlemek için kendi ailesinden, işinden feragat edip insanüstü çaba sarf eden Bremen Akademisyenler Birliği özelinde Ziya Bayankulu’ndan ve Yasin Salmaz’dan ve onlara Türkiye’den destek sağlayan Yurtdışı Türkler Başkanlığı’ndan razı olsun.

Garip ellerde derdi, davası olanlara Yûnus Emre’nin, “Nice bu dert ile yanam/ Ecel ere bir gün ölem/ Meğer ki sinimde bulam/ Şöyle garip bencileyin” dizeleriyle selam olsun.

 

Burak Gültekin gitti, gördü yazdı

Yayın Tarihi: 04 Aralık 2012 Salı 10:15 Güncelleme Tarihi: 05 Aralık 2012, 03:26
YORUM EKLE

banner19

banner36