Boşanma sözkonusu ise aile hakemi şart

Mehmet Çelen ‘aile hakemliği’ hakkında konuştu. Nedir ‘aile hakemliği’, kimler aile hakemi olabilir?

Boşanma sözkonusu ise aile hakemi şart

 

29 Mayıs Salı günü, Aile-der’in organize ettiği ve konuşmacı olarak Mehmet Çelen’in katıldığı “İslâm Hukuku’nda Aile Hakemliği” konulu seminerdeydik. Vaktinde yetişemesek de sizlere Mehmet Çelen’in “aile hakemliği” konusunda neler dediğini aktarmaya çalışacağım. Çok fazla gündem olmayan bir mesele olması hasebiyle genel bilgilerin dâhi önemli olduğu kanısındayım.

Mehmet Çelen, 13 yaşında fıkıh eğitimi almaya başlamış, ilahiyat fakültesi mezunu ve aynı zamanda Arapça ve İngilizce üzerine yoğunlaşan, Türkiye'de İslâm hukuku adına bir şeyler yapma çabasında olan birisi, araştırmacı- yazar. Özellikle "İslâm fıkhı"nı  güne uyarlama çabasında olan Çelen'le dunyabizim.com için bir söyleşi de gerçekleştirmiştik. "Namazla diriliş" etkinliklerinde aktif olarak yer almış olan  Mehmet Çelen helal gıda üzerine (Helal Ürün Platformu çalışmaları altında) yaptığı konferansların yanında Helal Ürünler Standart Enstitüsü'nün kurucusu olarak da tanınmakta. "Aile hakemliği" gibi bir konuyla alâkalı konuşacağını öğrenmemiz de sürpriz olmadı, zira kendisinin evlilik meselesindeki hassasiyeti ve konuyu İslâm hukukunu temel alarak okurlarına anlatma çabası da yine bilinenler arasında.

Mehmet Çelen, bu söyleşide de, çiftlerin boşanması mevzu olduğunda ‘aile hakemliği’nin devreye girdiğini belirterek hakemlerin kim olabileceği, kimler tarafından atanabileceği, hangi durumlarda nasıl belirleneceği konuları hakkında konukları bilgilendirdi.

Hz. Ali zamanında, bir olayda, bir kadın kendisine verilecek hükmü uygulayacağını söylüyor. Erkek ise ayrılmayı kabul edemeyeceğini söylüyor ve buna Hz. Ali çok kızıyor; o adama Allah’ın kitabındakileri uygulamaktan başka çaresi olmadığını ve hukuka uygun davranmasının zorunlu olduğunu söylüyor. Eğer boşanma talebi varsa ve hakem mevcut ise “kabul etmiyorum” denilemiyor, çünkü amaç çözümsüzlük değil çözümdür.Mehmet Çelen

Boşanmak kriz değildir, yeri gelir farz bile olur

Kur’an’da, 30’un üzerinde “boşanma” ile ilgili ayet olduğunu belirten Mehmet Çelen, evlilikle ilgili kaç ayet olduğunu soran bir konuşmacıya 100’e yakın ayet olduğunu söyledi. Boşanma ile ilgili bir cümle geçerken bunun bir “kriz” gibi algılanmasının yanlış olduğunu belirttikten sonra, bunun nedenini şöyle açıkladı: “Boşanma kriz değildir. Yerine göre değişir. Bazen ‘boşanma’ farz bile olur, bırakın krizi. Bir kadın, peygambere Allah’ın hukukunu çiğnemekten korktuğunu söylüyor ve bu nedenle boşanma talep ediyor. Bu tarz durumlarda ne yapacaksın? Bizde niye kriz olarak algılanıyor? Benim kanaatim, bu algının boşanan kadının ve erkeğin evlenememesinden kaynaklandığı yönünde. Toplumda farklı bir kötülük doğuyor bu nedenle.”

Boşanan insanlara farklı gözle bakılan bir toplumda yaşadığımızı ve bu bakışın değişmesi gerektiğini söyledi Mehmet Hoca aynı zamanda. Boşanmak fiilinin “bir hak” olarak görülmemesi bu tip bir bakışa neden oluyor galiba ve gerektiği zamanlarda ortaya çıkacak bir boşanmanın da kabul edilmesi gerekiyor. Rasulullah kendisine gelen ve doğum yapan, boşanmış bir kadına evlenebileceğini söylüyor. Mehmet Çelen bu tarz bir durumun, bizim toplumumuzda, boşanmasından sonra 1 yıl geçse bile hoş karşılanmayacak oluşunun varlığını anlatarak, kötü algılanmaması gerektiğini belirtti.

Kimler eşler arasında hakem olabilir?

Aile hakemliği konusunda fıkhî bağlamda birçok görüşün varlığından bahseden konuşmacı, daha çok uygulama kısmını anlatmayı tercih etti, bugüne uygulanabilirliğinin konuklar tarafından daha rahat kavranabilmesi adına. Hakemliği gerekli kılan hususları anlatarak devam eden Mehmet Çelen, ailenin bozulmasına/ dağılmasına neden olan anlaşmazlıkların hakemi gerek kılan koşullardan olduğunu söyledi.

Mehmet ÇelenHerkesin hakem olamayacağını da belirten Çelen, hakem görevindeki kişinin evliliği bilen ve kadın- erkek hukuklarını bilen bir kişi olması gerektiğini ve bu hususların önemli olduğunu anlattı. Bir cümlede şu şekilde maddeliyor bunları konuşmacı, hakem olacak kişinin özellikleri: Müslüman, hür, akıllı, evli ve baliğ olması. Bu kısımda “tecrübe sahibi” ve “evliliğin devamını esas alan” kişilerin hakem olmasının daha ideal olduğunu da söyledi konuşmacı. Evliliğin şart olarak koşulması, anladığım kadarıyla, aile fertlerinin psikolojisini anlayabilmek adına şart olarak belirtiliyor ve biraz irdelendiğinde hakkaniyet içeren bir yöntem olduğu rahatlıkla anlaşılabilir.

Polislere, askere (jandarma hasebiyle), diyanete, valilere, belediye başkanlarına bu konuda çözüm üretirken halkın dikkate alınması gerektiği yönünde çağrıda bulunduğunu söyleyen Mehmet Çelen, gelinen noktaya bakıldığında halkın örf ve adetlerinin es geçilmesinin halka verdiği zararların bariz bir şekilde görüldüğünü söyledi.

Hakemlikte erkek- kadın ayrımı yok

Hakemi tayin edecek kişinin mağdur olan taraf olduğunu söyleyen Çelen, erkek ya da kadın gibi bir ayrımın asla olamayacağını belirtti. Kadının babası, erkeğin babası gibi tarafların da olaya müdahil olabileceğini; ortaya çıkan sorunun sır gibi saklanmaması gerektiğini söyledi. Elbette bunun aşırıya kaçmamasının gerekliliğini belirten Mehmet Çelen, her şeyin bir usulü olduğunu söyledi.

Aile hakemliğini yaraya ‘sosyal bir çözüm’ olarak gören Çelen, boşanmanın nasıl çözüleceği konusunda çaba sarf ettiklerini anlattı. Asıl amaçlarını “İslâm aile hukukunun uygulanması” olarak belirtti ve seminer soru-cevap ile sona erdi. Katılımcıların da ilgisinden gözlemlediğimiz kadarıyla insanların öğrenmek istediği, bilenlerin ise ayrıntısıyla konuşmak istediği anlaşılıyordu ‘aile hakemliği’ meselesini.  Dileriz bu konu İslâm hukukuna uygun geniş kapsamlı çalışmalarla gündemimize girer.

 

Esad Eseoğlu aktardı

Güncelleme Tarihi: 31 Mayıs 2012, 13:57
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13