Boş konuşmak heva ve hevestendir

Ömer Tuğrul İnançer’in Hz. Mevlana konulu konferansına gittik.

Boş konuşmak heva ve hevestendir

 

İnsan olmanın ilk adımı: ‘aşk’

Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi kütüphanesinden bir afiş ile çıktık yola. Ömer Tuğrul İnançer’in Pendik Yunus Emre Kültür Merkezi’ndeki Hz. Mevlana konulu konferansına gitmek için toplandı okulumuzun duyarlı öğrencileri. Soğuk bir akşam servis bekledikten sonra sıcak bir sohbet içimizi ısıttı adeta. Ömer Tuğrul İnançer, meraklı gözlerle salonu dolduran konukları selamla başladı sohbete. Not almak için kalem tutan eller konuşuyordu, konuklar pür dikkat dinliyordu.

“Günümüzde aşk bir çok insanın kolayca erişemeyeceği yüksek bir konumda ele alınıyor. Halbuki aşk, insan olmanın ilk adımıdır. Gönülde cinsiyet yoktur. Aşk iki beden arasındaki ilişki değil, iki gönül arasındaki ilişkidir.”

Boş konuşmak heva-i hevesten’dir

“Akla veda etmeden aşık olunmaz, akla veda etmek de deliliktir. Bugünki toplumda insanların anladığı gibi aşk; hafif, ucuz bir duygu ve hal değildir. Aşk için akıl yeterli olmaz. Nefis ise akılla beslenir. İnsanın nefis mertebeleri olduğu gibi, meyil mertebeleri de vardır. Biz adam olmaya çalışmazsak bizim meyli tabiimiz ve meyli fıtrimiz şehvete kayar. Bu mertebenin bir üstü meyl-i nefsanidir. Meyl-i nefsani bir takım şeyleri zeka ve akılla talep etmektir. Bu talepler neticesinde ortaya çıkan hale heva-i heves denir. Buna misalen ‘boş konuşmak’ heva-i hevestendir.”

“Herkeste yürek vardır ama kalp yoktur. Kalp mekanının değil, makamının yürek olduğu bir olgudur. Allah(c.c) bize yürek vermiş, onu kalp haline getirecek olan irademiz ve gayretimizdir. Aşkta ikilik vardır. Seven ve sevilen... İkilik olduğu için kalp huzur ve sükuna eremez. Yolu gaye etmek henüz meyli kalbiye bile gelememek demektir. Meyiller meyl-i kalbiden meyl-i ruhi seviyesine yükselirse ancak o zaman huzur ve sükun bulur.”

“Allahu Teala’nın rızası ‘tevhidin gereğini yerine getirmek’tedir. Yaptığımız ibadetlerdeki gaye o ibadeti yapmak değil tevhide ulaşmaktır.”

Kul olarak yaratıldık ama...

“İnsan kelimesi günümüzde isim olan Enis ve Enise’den, Üns kavramından ortaya çıkmıştır. Üns, yakinlik sahibi olmaktır. Rabbine ne kadar ünsiyetin olursa, o kadar iyi insan olursun. Aynı zamanda insan kelimesi ‘nisyan’ kökünden gelmektedir. Nisyan unutmaktır. İnsanın fıtratında da bu vardır. Biz ‘Galü Bela’da Rabbimize verdiğimiz sözü unuttuk. Nefsimizi Rabb edinmeye çalıştık. Kul olarak yaratıldık ama kimi ilah edindiğimize bakalım. Veyahut kimin sözüne kulak veriyoruz?! Nefsimizin mi, Rabbimizin mi?”

Bu ifadelerle, sözlerini tamamlıyor Ömer Tuğrul İnançer Hocamız ve konuşmasını selam ve dua ile sona erdiriyor. Son olarak Allahu Teala’ya olan aşkımızın ne derece olduğu konusunda zihinlerde takılı kalan soru işaretleriyle ayrılıyoruz salondan.

Ayşenur Gürbüz  ve  Seda Zora notlarını aktardı

 

Güncelleme Tarihi: 25 Aralık 2011, 21:27
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
tahsin Özen
tahsin Özen - 8 yıl Önce

Allah razı olsun Ömer Tuğrul hocam. Hilkat-i hakikat kısaca ancak böyle güzel anlatılabilir. Keşke herkes bu yazının idrakine müdrik olabilse . Selsam ve dua ile

Tahsin Özen
Tahsin Özen - 8 yıl Önce

Notlarını çok güzel ifadelerle bizlere sundukları için Ayşenur ve Seda hanım kardeşlerimizede ayrıca teşekkür ederim .

banner19

banner13