banner17

Biz uzay üssü sanmıştık, cami imiş meğer!

Akçakoca Merkez Camii 2004 yılında tamamlanarak açılmış. Bu caminin hem farklı bir mimarisi var, hem de kadrolu kedisi..

Biz uzay üssü sanmıştık, cami imiş meğer!

Akçakoca Merkez Camii

İnanan, inanmayan herkes için farklı çağrışımları ve gizemi, cazibesi vardır camilerin. İnananlar için öncelikle ibadet yeri, inanmayanlar için ise tarihî, mimarî ve estetik özellikleri açıdan gezilip görülesi mekânlardır. Mevzubahis camimiz tarihî olmasa da son iki açıdan ilgiye mazhar olmuş, nadide camilerimizden: Akçakoca Merkez Camii.

Kubbe kolonsuz, kendi kendini taşıyor

Alışılmış cami mimarîsinin dışına çıkarak, Selçuklu oba çadırlarından esinlendiğini belirten caminin mimarı Ergün Subaşı, “caminin kubbesinde tek çatı sistemi yerine, Türk ve modern mimarî sentezini uyguladığını, Selçuklularda kullanılan sekizgen köşelerin üstüne oturtulmuş Türk otağı çadırı ile çağdaş mimariyi sentezleyen bir kubbe ve cami amaçladığını söyleyerek, camide sekizgen bir kubbenin altında kolonu olmayan bir yapı olduğunu ve kubbenin kendi kendini taşıdığını” belirtiyor.

Akçakoca Merkez CamiiCami mimarisinde farklı bir tarz

Türkiye’de bu tarz bir mimariye sahip ilk ve tek cami olma unvanına da sahip ayrıca. Caminin kubbesinin sekiz köşesi vitray camlarla aydınlatıldığı için içerisi de oldukça ferah. İç açıcı ve huzur verici bu görüntünün maneviyatımıza da sirayet etmediğini kim iddia edebilir. Aynı zamanda alışılagelmiş şerefeli camilerimizin aksine bu caminin iki minaresi de turkuaz mavi camdan inşa edilmekle birlikte, minarelerinin gizli şerefeli olması diğer camilerle kıyas edildiğinde en farklı özellikleri olarak ilk göze çarpanlar arasında yer alıyor.

Bazı cami derneği yetkilileri onaylamamış ama…

Elbette ki mimarîsinin klasik mimarînin dışında, sıradışı bir yapıya sahip olması ilk etapta biraz tepki alıyor ve yadırganıyor bazı dernek yetkililerince. Hatta kiliseye benzetenler bile çıkıyor aralarından. Fakat projeyi destekleyen çoğunluğun kararlı tavırları sayesinde cami yapımına karar verilip, onaylanıyor. Cami büyük oranda Akçakocalıların yardım ve desteğiyle tamamlanmış. Bir sahil kasabası olan ve yazları nüfusunu katlayan ilçeye gelen turistlerin de hayli ilgisini çekiyor bu cami değişik ve ilgi çekici mimarîsiyle.Akçakoca Merkez Camii

Camide kedi gördüm sanki

Yaklaşık bir on beş gün önceki memleket ziyaretimizde caminin bir de "kadrolu" kedisi olduğunu öğrendik. Kedinin, pencere önündeki güvercinlere sinsice bakışını da yakalamadık değil. Biz, “görevlilerin camide bir kedi olduğundan haberleri yoktur” diye uyaralım derken, görevli amcadan “o caminin kedisi, haberdarız” bilgisini alınca biraz şaşırdık açıkçası. Sadece caminin içerisinde dursa bir beis olmaz belki ama yine de hassas insanlar tarafından yadırganabilir. Dışarı girip çıkıyor ise ki öyle olduğunu öğrendik, nasıl bir mantık caminin içinde bu kediyi tutuyor anlamadık. Biz mi fazla titiziz, yoksa bu adam milletinin vurdumduymazlığı mıdır acaba. “Camilere bir de kadın eli değse kim bilir nasıl olur” diye aklımdan geçmedi değil hani.

Güzel bir tesadüf de, caminin tam karşısında denize arkasını vermiş Osman Gazi, Konuralp Bey ve Akçakoca Bey’in heykellerinin olması… Sanki otağlarından şimdi çıkmışlar ve yeni bir sefer için yola çıkmak üzereler…

 

F.Kebire Gündüz Karaaslan memleketinin camisinden haberdar etti

Güncelleme Tarihi: 27 Haziran 2012, 13:25
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20