Biz Allah'a olan inancımızla ayaktaydık

Bosna'nın milli şairi Cemalettin Latiç, sanki içimizden birisi. Sanki sizden birisi, sanki bizden birisi. Bir arkadaşımız, bir dostumuz gibi. Şeyma Tuğçe, Latiç'in katıldığı bir söyleşiye dair yazdı.

Biz Allah'a olan inancımızla ayaktaydık

Bosna’nın milli şairi... İstiklal Marşı yazarımız Mehmet Akif gibi o da Bosna halkının kurtuluş mücadelesini bizzat halkıyla beraber yaşamış ve bu destanın şiirini yazmış bir şair. Bir kahraman. Bir güzel adam...

Küçükçekmece Belediyesi’nin geleneksel hale getirdiği ‘Göl Saati Şiir Akşamı’ vesilesiyle ülkemize gelen Cemalettin Latiç, sanki içimizden birisi. Sanki sizden birisi, sanki bizden birisi. Bir arkadaşımız, bir dostumuz gibi. Bir o kadar samimi, bir o kadar içten bir tebessümle sürdürüyor konuşmalarını.

Bosna’da halkıyla birlikte yıllarca kurtuluş için mücadele etmiş olan Cemalettin Latiç, bir ulusun kurtuluş destanının yazılmasında çok önemli katkıları olan iki isimden birisidir.

Geçtiğimiz günlerde TYB İstanbul Şubesi’nde düzenlenen söyleşiyi izlerken de karşımızda konuşan kişinin böylesi destan yazan bir liderin can dostu olduğu kadar sanki sizin de çok yakın bir dostunuz, bir arkadaşınız gibi sıcak ve mütevazi bir kişiliğe sahip olduğunu düşünmeniz pekala mümkündür.

Biz Allah’a olan inancımızla ayaktaydık”

Mücadeleye birlikte başladıkları Bosna’nın yiğit komutanı Aliya İzzet Begoviç’i anlattığı konuşmasında, hâlâ o günleri yaşarmış, Aliya’nın yanında birlikte mücadeleye devam ediyorlarmış gibi coşku dolu bir anlatımı, heyecan dolu bir bakışı vardı Latiç’in. Hapishane günlerini anlatırken, Aliya ile tanışmalarını ve ilk kez hapishanede kendi hücresine verildiğini ve burada 3,5 yıl birlikte kaldıklarını anlatırken çok duygulandı.

İslam’la müşerref olmalarının kendileri için çok büyük bir nimet olduğunu kaydeden Cemalettin Latiç, Aliya’nın da çok iyi bir Müslüman olduğunu, sürekli İslam’ın tek kurtuluş yolu ve hayat felsefemiz olduğunu anlatmaya çalıştığını belirterek şunları söyledi: “Biz de bu inançla sıkı sıkı sarıldık İslam’a. Sırp zulmünden kurtuluş ve Bosna halkının özgürlüğünü kazanmanın tek yolunun İslam’a bağlı olmak, müslümanca düşünmek ve yaşamak sayesinde başarılabileceğine yürekten inandık. Aliya bize sürekli umut aşıladı. Kalplerimiz yeni baharın güneşine özlem duyuyordu. Yine inanmıştık ki; kim İslam’a sahip çıkarsa, her şeyi olacaktır, kazanan olacaktır. Biz de İslam’a sahip çıktık ve cenab-ı Hak bizleri kabul etti, yüzümüzü güldürdü. Zalimlerin zulmünden kurtulup özgürlük mücadelesinde başarıya ulaştık, halkımız özgürce yaşamaya başladı, özgürce kendi dilini kullanma imkanına kavuştu.”

Bosna halkının kurtuluş savaşına giriştiğinde Yugoslavya’nın bunu kabul etmediğini ifade eden Latiç, “onlar ne kadar karşı çıktılarsa da başarılı olamadılar, yenildiler. Kazanan, özgürlüğüne kavuşan topluluk bizim halkımız oldu. Çünkü biz Allah’a olan inancımızla ayaktaydık. Allah’a olan inancımızla, mücadelemizle, Allah’ın yardımıyla bunu başardık” dedi.

Türk halkının Bosna ile çok sıcak ilişkileri olduğunu, iki halkın birbirini çok sevdiklerini belirten Latiç, bunun çok eskilere dayandığını, Osmanlıdan gelen bir bağ olduğunu ifade ederek, “Osmanlı devletinin, kendilerinin de devleti olduğunu” belirtti. Bosna’nın bugünkü durumu konusunda çeşitli endişelerin dile getirildiğini kaydeden milli şair Cemalettin Latiç, “Bosnalı bir Müslüman olarak söylüyorum, Bosna’yla ilgili bir kaygıya düşmeyin. Bosna daha da güçlenecek ve o zaman biz Türkiye ile birlikte daha güzel şeyler yapacağız.” şeklinde konuştu.

Aliya’nın fikirleri Bosna'nın geleceğine yön veren bir kaynak olarak yaşayacak

Latiç, Bosna’nın milli şairi... Bosna marşının kendisine yazdırılacağını tahmin ettiğini ve bunun için hazır olduğunu hep hissettiğini söyleyen Latiç, böyle bir destan yazdığı için çok mutlu olduğunu kaydetti. Katılımcıların kendisinden Bosna milli marşını okumalarını istemeleri üzerine, “önce bu şiirin yazılış öyküsünü anlatayım, sonra okuyayım” diyerek şiirin nasıl doğduğunu, nasıl yazıldığını anlattı ve duygulu bir şekilde milli marşı okudu.

Tarih hep imkansızlıkların nasıl başarıldığını yazar” diyen Latiç, kader arkadaşı milli kahraman Aliya’nın çok büyük bir lider olduğunu ifade ederek “üstün vasıfları ve inancı sayesinde nasıl zaferler elde edildiğini çok iyi anlamak gerektiğini, gençlere bunları daha çok anlatarak, bu coşkuyu, heyecanı yakından tanımalarının elzem olduğunu” dile getirdi.

Bosna katliamını asla unutmayacaklarını, ama İslam’ın emrettiği gibi katiyen kinci olmayacaklarını belirten Latiç, tek dayanağın İslam, tek kurtuluş yolunun İslam olduğunun altını bir kez daha çizerek, genç nesillere aktaracağımız yiğit insan, kahraman lider Aliya’nın fikirlerinin ülkenin geleceğine yön veren, kurtuluş reçetesini gösteren önemli bir kaynak olarak yaşamaya devam edeceğini söyledi.

Bosna’nın milli şairinin daha anlatacağı çok şey vardı. Heyecanından daha konuşacağı, anlatacağı şeyler olduğu anlaşılıyordu.

Kahraman bir liderin öncülüğünde başlayan bir kurtuluş hareketinin öyküsünü bir saatlik bir zaman dilimine sığdırmak elbette mümkün değildi. Ama o, bu kısa sürede, bir ulusun nasıl uyandırıldığını, nasıl kendi değerlerine sahip çıktığını anlatarak, bunda inancın, İslam’ın ne kadar büyük fonksiyonu olduğunu anlatmayı başardı.

 

Şeyma Tuğçe haber verdi

Güncelleme Tarihi: 09 Eylül 2015, 11:36
YORUM EKLE

banner19