Bireyselleşme cemaat olgusunu yok etti

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Çarşamba Seminerleri kapsamında Dr. Necdet Subaşı Bey’i ağırladı. Sevil Dağcı etkinlikten notlarını aktarıyor.

Bireyselleşme cemaat olgusunu yok etti

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Çarşamba Seminerleri kapsamında 25 Şubat'ta gerçekleştirdiği etkinlikte Diyanet İşleri Başkanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Dr. Necdet Subaşı Bey’i ağırladı. Toplum olarak “bize ne oluyor?” sorusunu sorduğumuz şu günlerde, halkın nabzını tutan, “Türkiye’de Dini Hayat” gibi bir konuyu inceleyen kapsamlı, güncel ve objektif bir çalışmanın verilerini öğrenmenin heyecanıyla, İİBF binasında bulunan amfi2’de yerlerimizi aldık.

Seminer, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilal Kemikli Bey’in açılış mesajıyla başladı. Ankara’da bulunması sebebiyle seminere iştirak edemeyen hocamızın samimi ve duygusal mesajı, Necdet Subaşı ile birlikte bütün salonu Van İlahiyat Fakültesi'nde yaşanan güzel hatıralara götürdü.

Eskiden Kur’an’a ve sünnete uygun yaşamaya çalışırken...

Necdet Subaşı, bu sıcak girişin ardından, yine oldukça sıcak bir konu olan Türkiye’de dini hayat konulu sunumuna şu sözlerle başladı: “Türkiye Diyanet Vakfı'nın Türkiye İstatistik Kurumu'yla birlikte gerçekleştirdiği ve ülkemizdeki dini hayatın değişkenlerini belirlemek amacıyla yapılan anket çalışması, 26.600 aileye ulaşılması ve 24.000 kişiyle birebir görüşülmesi açısından, bugüne değin yapılmış en büyük çalışmadır. Topluma din hizmeti götürecek olan kurumların, halka ulaşma noktasında belirleyici olması bakımından böyle bir çalışmaya gerçekten çok ihtiyacı vardı.”

Subaşı, bu sözlerin ardından dindarlık ve dinsellik kavramları üzerinde durdu. Dindarlığın bireysel, dinselliğin ise toplumsal ve kamusal bir ifade olduğunu açıkladı: “Türkiye’deki dindarlık, laiklik ve sekülerlik bağlamında gelişme göstermektedir. Toplum olarak ciddi bir süreçten geçiyoruz. Eskiden Kur’an’a ve sünnete uygun yaşamaya çalışırken, şimdilerde yaşantımıza uygun âyetler bulur hale geldik. Modernleşme ile beraber, cemaat olmaktan bireyselliğe doğru kaydık. Bugün herkes Kur’an mealini kendisi okuyor ve kendi anladığıyla amel ediyor. Bu özensiz bireyselleşme, birlikte olmayı ve beraber paylaşımda bulunmayı yok etti. Müslümanlar olarak kimlik konusunda da çelişkilerimiz var. Babalarımızın dünyası, Dede Korkut’un, Köroğlu’nun, Kerbela’nın anlatılarıyla canlı tutulan tarihi kültürle iç içeydi; şimdilerde ise ne yazık ki asabiye kültürümüzü, hangi dine, kültüre ve medeniyete ait olduğumuzu unuttuk.”

İnsanımız dinini nereden öğreniyor?

Bu sözleriyle bir nevi öz eleştiride bulunan Subaşı, açıklamalarına, anketten örnekler vererek devam etti: “Yaptığımız araştırma, Türkiye toplumunun beş alanda çizdiği tabloyu ortaya koyuyor: 1. İnanç: Halkımız neye, nasıl inanıyor?, 2. İbadet: Halkımız ibadetlerini nasıl ve ne kadar yapıyor?, 3. Dini Bilgi: Halkımız dini bilgiyi nereden öğrenir, nasıl kullanır?, 4. Gündelik Hayat: Gündelik hayata dinin etkileri nasıl taşınıyor?, 5. Dindarlık: Dindarlık var mı, halkımızın dindarlık anlayışı nasıl?

Anket sonuçlarına göre, ülkemizde çok farklı dindarlık anlayışlarının bulunduğunu söyleyebilirim. Sonuçlar; yerleşim yeri, cinsiyet, yaş, eğitim durumu, çalışan ve çalışmayan, evli ve bekâr olma durumlarına göre değişkenlikler göstermektedir.

İnsanımız dinini nereden öğreniyor, nasıl yaşıyor? Buna baktığımızda şöyle bir sonuç ortaya çıkıyor: İslam’ı anne babasından öğrenerek geleneksel yaşayanlar, tarikatlara mensup olanlar, imam hatip lisesi ve ilahiyat mensubu olup kitabî bilgiye göre yaşayanlar ve son olarak da kendini hiçbir yere bağlı görmeyen, sözde Müslüman olanlar...”

Necdet Subaşı, bu açıklamalarından sonra, ankette dikkat çeken bazı verileri de bizimle paylaştı. Daha detaylı bilgi almak isteyenlerin, Diyanet İşleri Başkanlığının resmi web sayfasından ulaşabileceklerini belirterek konuşmasını tamamladı.

Temelleri Van İlahiyat Fakültesi’nde atılan Çarşamba Seminerleri'ni, yıllar öncesinin ufkunu yarınlara taşımak niyetiyle devam ettiren fakültemizin değerli kadrosuna, uzaklardan gelerek bilgilerini bizimle paylaşan kıymetli konuklarımıza, öğrenci arkadaşlarımın teşekkürlerini sunuyorum.

 

Emeği geçen herkesten Allah (cc.) razı olsun.

 

Sevil Dağcı haber verdi

Yayın Tarihi: 06 Mart 2015 Cuma 11:07 Güncelleme Tarihi: 06 Mart 2015, 11:16
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mesut Özünlü
Mesut Özünlü - 7 yıl Önce

Bence bu güzel bir gelişme. Ayaklarımız şimdi daha iyi yere basıyor. Hamasetten hakikate evriliyoruz. Gerçek toplumsallığa erişmenin yolu bireysellikten geçer. Yaşadığım hayat bana realizmin idealizmi bir gün mutlaka mağlup edeceğini öğretti. İlke ve söylemlerimizi tüketen, bizi kınadıklarımızın ve eleştirdiklerimizin enkazı altında bırakan ütopik görüşleri bırakmalı; kendimize aklın, adaletin, şeffaflığın ve tutarlılığın esas olduğu bir rota çizmeliyiz.

banner19

banner36