banner17

Bedene müdahale tıbben mümkün, ama...

İSAR Tıp ve Ahlak Çalışma Grubu, modern tıbbi uygulamaları, hukuki, etik, tıbbi ve dini açıdan mercek altına almak üzere, 'Bedene Yapılan Müdahaleler' başlıklı bir sempozyum gerçekleştirdi. Meryem Dalğıç sempozyum notlarını aktardı.

Bedene müdahale tıbben mümkün, ama...

Tıbbın ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte insan bedenine yapılan müdahaleler de hız kazanmaya başladı. Elbette bu gelişmeye dur diyemeyiz fakat bu müdahalelerin ne kadarı zaruri, ne kadarı estetik amaçlı ve ne kadarı insan fıtratına uygun? Allah’ın emaneti olan bedenimiz üzerinde her türlü tasarruf hakkına sahip miyiz? Onu istediğimiz şekle sokmak bizim özgürlük alanımız mıdır?

Seçmiş olduğum tez konum hem dini hem tıbbi açıdan mercek altına alınması gereken bir konuyu ihtiva ediyor. Tezime nereden başlamalıyım, verileri nasıl toplamalıyım derken, sosyal paylaşım sitelerinde duyurularını gördüğüm “Bedene Yapılan Müdahaleler" sempozyumu, 'mutlaka gitmeliyim' hissini uyandırdı bende. 17-18 Ekim 2015 tarihlerinde İstanbul'da İSAM konferans salonunda gerçekleştirilen programa yoğun ilgi olması sebebiyle zorlukla kayıt yaptırarak salondaki yerimi aldım.

Geleceğin bilim adamlarında medeniyet bilinci oluşturmak

Sempozyum, Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi öğretim üyesi, Medeniyetler İttifakı Enstütüsü müdürü ve aynı zamanda İSAR Tıp ve Ahlak Çalışma Grubu hamisi Prof. Dr. Recep Şentürk’ün açılış konuşmasıyla başladı. Şentürk, İSAR (İstanbul Araştırma ve Eğitim Vakfı)’ın faaliyetleri hakkında bizleri bilgilendirdiğinde ne güzel çalışmalar yapılıyormuş demekten kendimi alamadım. On yaşında genç bir vakıf olan İSAR, üniversitenin farklı alanlarında okuyan öğrencileri Arapça, İngilizce, İslami ilimler ve sosyal bilimlerden oluşan dört yıllık “Onur Programı” eğitimine alıyor. Buradan mezun olanlar, ayriyeten üç yıllık “İhtisas Programı”na dahil ediliyor. Eğitimlerden maksat Batıdan ithal edilen eğitimlere, metotlara bağımlılıktan ziyade öğrencilerde medeniyet bilinci oluşturmak. Şu ana kadar yüz öğrencinin onur programında, yirmi öğrencinin de ihtisas programında eğitim aldığını öğrendiğimde bu öğrencilerin ne kadar şanslı ve özel öğrenciler olduklarını düşündüm.

İkinci açılış konuşmasını ise Medeniyet Üniversitesi rektörü ve aynı zamanda İSAR'ın alt grubu olan İSAR Tıp ve Ahlâk Çalışma Grubu'nun başkanı olan Prof. Dr. İhsan Karaman yaptı. 2009 yılında kurulan grubun amacının, klasik tıbbi uygulamaların ve çağdaş tıbbi gelişmelerin İslami değerler ve bilgiler ışığında değerlendirilerek, İslam’ın özüne, ruhuna ve kurallarına uygun olup olmadığının ortaya konması olduğunu belirtti. Grubun, tıbbi uygulamaların sınırlarının ve standartlarının tıbbî etik çerçevesinde belirlendiği uluslararası anlaşmalara İslam dünyasının hazırlıksız yakalanmaması, bilakis İslam dünyası adına bu anlaşmalara yön verebilecek ürünleri ortaya koymak adına çalışmalar yaptıklarını öğrendik ve gurur duyduk.

İki gün süren sempozyum toplamda beş oturum olmak üzere birbirinden değerli alanlarında uzman on dokuz tebliğcinin sunumuyla gerçekleşti.

İnsan ötesi bedenler”

Bedene Yapılan Müdahalelerde Etik Yaklaşım” konulu tebliği sunan Yard. Doç. Dr. Murat Çekin, insanın tarih boyunca fıtratına müdahale ettiğini ve fıtratı, doğuştan gelen değil, doğal norma uygun olan veya doğal norma aykırı olmayan olarak tanımlayacağımızı belirtti. Tarih boyunca insanın estetik algısında toplumlara göre farklılıklar olduğunu belirterek bunun arkasında yatan psikososyal saiklerin kimlik arayışı, bedeni kontrol altına almak, düzene meydan okumak gibi sebepler olduğunu söyledi. Erkeklerde sakalın çıkmasının erişkin olma alameti olmasına rağmen yaşın ilerlemesiyle sakalın kesilmesinin de çocukluğa dönüş ve fıtrata müdahale olduğunu belirterek bir anlamda erkeklerin de yaşlanmaya direndiğini söyledi.

Cyborg Çağında Bir Metofor Olarak Beden” adlı ilginç bir sunum gerçekleştiren Nazife Şişman, günümüzde teknolojiyle desteklenen bedenlerle insan ötesi bedenlere doğru yol aldığımızı belirterek “yapılan müdahaleler insanı aşmaya yöneliktir” dedi. İnsan ötesi kavramının günümüzde çıkan bir kavram olmadığını, mitolojik hikâyelerde de bu kahramanlara yer verildiğini söyledi.

Prof. Dr. Hayrettin Kara,“Kadın Bedeninde Erkek Olduğunu Hissetmek” konulu tebliğini, iki yıldır terapi yaptığı danışanından örneklerle sundu. Cinsel kimliğin biyolojik olarak belirlendiğini, sosyal, kültürel olarak şekillendiğini söyledi.

Kadınların estetik müdahale yaptırmasındaki dramatik artışta erkeklerin payı nedir?

İslam Hukuku Açısından Bedene Yapılan Müdahaleler” konulu doyurucu bir sunum yapan Merve Özdemir, “din insana sınır çizdiğinde insana rağmen değil, insan unsurunu dikkate alarak sınır çizer” diyerek, yapılan müdahaleleri İslam hukukundaki zaruriyat, hacaiyyat, tahsiniyyat kapsamında değerlendirdi.

Doç. Dr. Zülküf Kara, “Toplumsal Maskeleme: Gösterge Mezarlığı Olarak Beden” konulu tebliğinde, “insanlık tarihi ölümle baş edemediği için bedeni estetize etmeye başlamıştır” diyerek, eğreti hiçbir bedene tahammülümüz kalmadığını ve müdahaleye zorladığımızı belirtti. Bedenin tüketim nesnesine dönüşmediği takdirde gösterge mezarlığına dönüşeceğini ve bunun arkasında kapitalizm olduğunu söyledi. Gösterge mezarlığına dönüşen yüzdeki maskeleri atabilmek için yüzsüzleşmek vurgusunu yaptı.

Günümüzde materyalist değerlerin artması estetik ameliyatların artışındaki en önemli etkendir. Medyada yapılan yayınlar ise bunu kuvvetlendirmektedir. Prof. Dr. Mustafa Bilici, “Estetik Ameliyat Yaptıranların Halet-i Ruhiyesi” konulu tebliğinde, kadınların yaptırdığı estetik ameliyatlerdaki artıştaki etken olarak, toplumun ve özellikle erkeklerin “Kadın belli ölçülerde olması gerekir” prototipini kadınlara dayatması olduğunu söyledi. Estetik ameliyat yaptıran birçok kadının müdahale öncesi psikiyatrik tedavi gördüğünü ve ameliyat öncesi bu kişilerin mutlaka psikiyatrik değerlendirmelerden geçmesi gerektiğini vurguladı. Bir anlamda insanın kendisiyle, çevresiyle ilişkisini düzeltmediği sürece problemlerin devam edeceğini belirtti.

Dolu dolu geçen, bazen sorulan sorularla sarsıldığım iki günlük sempozyum benim için müthiş bir ufuk oldu. Ve anladım ki yaşamadığımız, yaşayamayacağımız durumlar hakkında kolaylıkla hüküm veriyoruz.

Gönül isterdi ki tüm tebliğcilerin sunumlarından aktarımda bulunayım. Katılımcı sayısının çok olması hasebiyle bu mümkün olmasa da mümkün olan güzel bir şey tüm sempozyumu şu linkten izleme imkânınız: http://www.bymsempozyumu.com 

 

Meryem Dalğıç bildirdi

Güncelleme Tarihi: 04 Kasım 2015, 13:42
YORUM EKLE
YORUMLAR
Sadullah
Sadullah - 3 yıl Önce

Uzun uzun aktarılabilse çok iyi olurmuş fakat yine de Meryem hanıma teşekkürler.

banner19

banner13

banner20