banner17

Aslolan 'Önemli' ile 'Değerli'yi Buluşturabilmek

Mehmet Müezzinoğlu, Birlik Vakfı Bursa Şubesi’nin öğrencilerin hizmetine sunduğu Ahmet Aktaş Öğrenci Yurdu’nda geçtiğimiz günlerde bir kahvaltılı sohbette buluştu öğrencilerle. Ahmet Serin etkinlikten notlarını aktarıyor.

Aslolan 'Önemli' ile 'Değerli'yi Buluşturabilmek

Üniversite hayatı yaşamış olanlar bilir ki, okullar öğrenciyi bilgilendirir, öğrenci yurtları ise onları pişirip sosyal hayata hazırlar. Günümüzün etkili birçok ismini yetiştiren, üniversite hayatının yanında barındığı yurtlardaki etkinlikler ve sosyal hayattır.

Yurtların insanları nasıl yetiştirdiğinin son örneğine, Birlik Vakfı Bursa Şubesi’nin öğrencilerin hizmetine sunduğu Ahmet Aktaş Öğrenci Yurdu’nda şahit olduk. Mehmet Müezzinoğlu, 5 Şubat Pazar sabahı bir kahvaltılı sohbette buluştu öğrencilerle.

Samimi ortamdaki konuşmasıyla bir siyasetçiden çok bir bilge kimliğiyle öne çıkan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, bir zamanlar kendisinin de yaşadığı o güzel yılları şimdi yaşayan öğrencilere hitap etti.

Dün dinleyendik, bugün anlatanız

Aynı zamanda Bursa milletvekili de olan Mehmet Müezzinoğlu, Bursa’da sık sık her seviyeden öğrenci topluluğuyla buluşup onlarla sohbet etme fırsatı bulduğunu söyleyerek başladığı sözlerini, “Geçmiş yıllarda, böyle salonlarda biz anlatılanları dinliyorduk. Şimdi ben bilgi ve tecrübelerimi size aktaranım. Yarın da sizler böyle bir mecliste bilgi ve tecrübelerinizi sizden sonraki kuşaklara aktaracaksınız.” biçiminde sürdürdü.

Üç değer var ki çok önemlidir

Daha sonra Mehmet Müezzinoğlu, kendilerine kılavuz yapmaları dileğiyle öğrencilere bazı değerlerin vazgeçilmez olduğunu söyleyerek bunların ilkini şu sözlerle açıkladı: “Üç değer vardır ki çok önemlidir. İnsan onları kendine kılavuz yapmalı. Bu değerler, inancı ne olursa olsun herkes için geçerlidir. Kılavuz yapılması gereken birinci değer, özdeğerdir. İnsanın etnik kökeni, inancı, ideolojisi ne olursa olsun, onun insan olmaktan kaynaklanan bir öz değeri vardır. Bu öz değer fedakârlık, çalışkanlık, dürüstlük, vatan sevgisi gibi erdemler üzerine inşa edilir. Bu değerlerden başka, bir de inancının kişiye kattığı değerler vardır. Bizim inancımız bize diğergamlığı, iyiliği emredip kötülüğü yasaklamayı emreder. Bu ve buna benzer değerler, inancımızın bize kattığı değerlerdir. Bize düşen, inancımızın bize verdiği değerleri, insan olmaktan kaynaklanan öz değerler ile buluşturmaktır.”

Saygı olmayınca bir şeyler eksiktir

Mehmet Müezzinoğlu, ikinci öz değerin özsaygı olduğunu belirterek bunun belki de en önemli değer olduğunu söyledi. Özsaygı en önemli değerdi çünkü insan önce kendine saygı duymayı öğrenmeli, sonra da başkalarına saygı duymayı… “Saygı olmadığı sürece diğer erdemlerde hep bir eksiklik, hep bir yavanlık kendini gösterir” diyen Mehmet Müezzinoğlu, sonuncu değeri anlatmaya başladı: “Kendine güvenmeyen hiçbir şey yapamaz. Güveni olmayanın işi olmaz, güveni az olanın işi de az olur. Bu yüzden kişinin eksiksiz bir özgüven içinde olması gerekir. İnsan kendine değil de bir başkasına ya da bir şeye güvenirse o güvendiği şey ortadan kalktığı zaman bir şey yapamaz hale gelir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan dahil hepimiz o yıllarda hep bu değerlerin peşindeydik ve peşinde olduğumuz bu değerler şimdi bize bir kimlik kazandırdı. Tayyip Erdoğan o özgüvene sahip olmasaydı dünya devlerine ‘One minute!’ diyebilir, ‘Dünya beşten büyüktür!’ diye haykırabilir miydi? ”

Her önemli, değerli değildir

Daha sonra Mehmet Müezzinoğlu, günümüzün en çok dikkat çeken iki kavramı üzerinde durdu. Bu kavramlar, kişilerin kafa karışıklığını da gösteren kavramlardı aslında. Bu konuyu Mehmet Müezzinoğlu şöyle anlattı: “Medeniyetimizde ‘önemli’, ‘değerli’ kelimelerine dikkat etmek gerekir. Kişi için diploma, mal-mülk, sosyal statü, diğer insanlarla ve güç merkezleriyle ilişkiler önemlidir. Ama insan için en önemli şey, önemli ile değerliyi buluşturabilmektir. Bize düşen de bunları buluşturmaktır. Bizler doktor değil, değerli doktor; milletvekili değil, değerli milletvekili olmanın peşinde koşmalıyız. Önemli olan bu statüleri değerli hale getirebilmektir. Tarihe baktığımızda, zamanında birçok önemli insanın olduğunu görüyoruz. Hatta kendi yakın tarihimize bakalım. Kendi zamanında başbakan olmuş birçok önemli insan vardı yakın tarihimizde. Şöyle bir hafızanızı yoklayın, bunlardan hangilerini biliyorsunuz. Milletin hafızasına nakşolunanlar sadece önemli olanlar değil, bu önemi değerle buluşturanlardır. Kendi zamanı için önemli olan diğerleri ise, ya unutulmuş ya da olumsuz bir figür olarak hatırlanmaktadır.”

Vicdanın esiri olmak gerek

Mevlana, ‘İnsan nefsinin mahkumu değil, vicdanının esiri olmalıdır’ der. Bizler bu sözü hayat ilkesi haline getirmeli ve bu sözün kılavuzluğunda bir ömür sürmeliyiz. Bu vicdan değil midir ki beni sabahın bu saatinde İstanbul’dan buraya getirtti? Bu vicdan değil midir ki sizi dinlenmenizden alıp buraya getirtti? Bu vicdanı hep diri tutmalıyız. Bize düşen budur.” cümleleriyle de medeniyetimizin yapı taşlarından Mevlana’nın kılavuzluğuna başvuran Mehmet Müezzinoğlu, sohbetinin ilerleyen safhalarında güncel konulara da değinerek sohbetine son verdi.

 

Ahmet Serin

Güncelleme Tarihi: 13 Şubat 2017, 15:21
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20