Artık yeni bir okuma çıktı: Duyarak okuma!

Kitap fuarında alacağı kitap konusunda kararsız olanlara ‘Şu kitabı okudunuz mu?’ diye sorduğumda ‘Duymuştum’ cevabını almak şaşırtıcıydı.

Artık yeni bir okuma çıktı: Duyarak okuma!

 

Üç gün Beyazıt’ta kitap fuarında görevliydim. Kitap alıcısına müşteri demek bana garip gelir. O tabiri kullanmadığım gibi benim için kullanılmasından da rahatsızlık duyarım. Fuarda bulunduğum süre zarfında, anladım ki kitabın okuyucusu olduğu gibi müşterisi de olurmuş. Mesela “Başka 3 liralık kitabınız var mı?” diye soran birinin okur olma ihtimali ne kadardır? Ya da eline aldığı kitabın sadece kalınlığı ve boyutuyla ilgilenen birinin okumayı seviyor olması mümkün müdür?

İşte ben de bunu arıyordum

Gerçek kitap okuruyla karşılaştığımda kitapları ücretsiz vermeyi ne kadar da arzu ederdim. Mesela küçük bir çocuk geldi babasıyla. Raflardaki kitaplara bakmak için standın arka tarafına geçtiler. Orada, çocuk kitapları olamaz düşüncesiyle olsa gerek kitaplara bakmıyor, sadece babasına eşlik ediyordu. Sonra kafasını sağa çevirdiğinde mutluluğu görülmeye değerdi. Daha önce bir kısmını okuduğu seri kitapların diğerlerini bulmuştu. Babasını çekiştiriyor: “İşte ben de bunu arıyordum” diye sevinç çığlıkları atıyordu. Serinin geri kalan 6 kitabını da alarak büyük bir sevinçle ayrıldı stanttan.Bayezıt Kitap Fuarı

Gerek dünya gerek Türk klasiklerini bekleyen bir tehlike hep mevcuttur: Okunmamak. Biz klasiklerin ya filmini izlemişizdir ya da mutlaka hakkında bir şeyler duymuşuzdur. Bunun için okuma gereği duymayız. Okunmama tehlikesi artık sadece klasikler için değil, yeni basılan kitaplar için de geçerli. Nereden mi çıkardım? Standa gelen okurlardan… Alacağı kitap konusunda kararsız olanlara, kitabı gösterip “Şu kitabı okudunuz mu?” diye sorduğumda cevabın “Duymuştum” olmasından. Duymuş olduğundan kitabı okuma gereği hissetmiyor. Bunun için yeni bir tabir buldum: “Duyarak okumak”

“Kitabı okumuştum” değil de “kitabı dinlemiştim” mi diyeceğiz?

Yurtdışında yaşamış olan arkadaşım bana Avrupa ülkelerinde sesli kitabın yaygın olduğunu, insanların yürürken ya da spor yaparken sesli kitap dinlediklerini söyledi. İşte, “duyarak okumak” böyle bir şey olmalıydı. Acaba bir gün “Bu kitabı okudunuz mu?” sorusunun cevabı “Dinlemiştim” olacak mı? Hızla gelişen teknolojide yayıncılar, basılı kitapları “e-book”lara dönüştürmeye çalışırken acaba ülkemizde ne zaman görme özürlüler dışında, herkesin dinleyebileceği sesli kitaplar sunulacak piyasaya?

 

Meryem Uçar “İslam Ansiklopedisini dinlemek istiyorum” dedi

Güncelleme Tarihi: 07 Ağustos 2012, 05:04
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13