banner17

Anayasa dili sekülerleşmemeli!

Ekrem Erdem, ‘Türkçemiz ve Anayasa’ başlıklı söyleşisinde, dilde birlik sağlamak için toplumun ortak hareket etmesi gerektiğini belirtti..

Anayasa dili sekülerleşmemeli!

 

Bu haberimde, bilmeyenler için İstanbul’un diğer ilçeleri içerisinde tarihî ve manevi atmosferi ile ayrı bir yere sahip olan Eyüp ilçesinin merkezinde, alışılagelmiş mekânlardan farklı bir kültür mekânından ve bir kültür-düşünce kuruluşundan söz edeceğim. Bu mekân ve kuruluş Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’dir.

Tarih ve edebiyat meraklısı bir siyasetçi olan Ekrem Erdem’in öncülüğünde 22 Mayıs 2008’de 102 üye ile kurulan ve kurucuları arasında Bülent Arınç, Şükrü Haluk Akalın, Muharrem Ergül, Hasan Suver, Nevzat Bayhan ve Niyazi Gedik gibi isimler yanında akademisyenler, belediye başkanları, sanatçılar, şairler, yazarlar, Türkçe sevdalısı işadamları ve edebiyatçıların olduğu Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği büyük işler yapmaya niyetli.

Her dikkat Türkçenin doğru kullanılmasına hizmet edecektirEkrem Erdem

Daha önce bir kez ayaküstü uğradığım, takip etmeye çalıştığım, Dil ve Edebiyat dergisinden tanıdığım derneği, geçtiğimiz hafta sonu düzenlenen ‘Türkçemiz ve Anayasa’ söyleşisiyle yakından tanıma fırsatım oldu. İzninizle, kitapseverlere Bizimki Türkçe Sevdası isimli kitabını da imzalayan Ekrem Erdem’in o söyleşisinden bazı notları paylaşmak istiyorum:

“Türkçe zengin bir dildir. Bu zenginliği yanlış kullanıyor isek, bunun nedeni daha önce yanlış olan eğitim sistemimizdir. Dil ve din, bir milleti diğerlerinden ayıran önemli özelliklerindendir. Türkçeyi doğru kullanmak istiyor isek, eğitimcilere, siyasetçilere hatta esnaflara da büyük görev düşmekte. Esnafın işyeri için kullandığı tabelaya koyduğu isimden siyasetçinin kurduğu cümleleri titizlikle kullanmasına kadar her dikkat Türkçenin doğru kullanılmasına hizmet edecektir.

Birçok kavramımız yabancı kaynaklı. Türkiye’nin komşuları ile olan ilişkilerinden dolayı onların dilinden etkilenmesi doğaldır. Ancak bu etkilenmeye rağmen dilimizin özgünlüğünü korumaya çalışmak gerekir. Anaokulundan üniversite öğretimine, televizyondan bilgisayar kullanımına, sağlıktan spora kadar dilde bir birlik sağlanması için dil eğitiminin sağlam temellere göre yapılması gerekir. Doğru yola girdik. Dil eğitimine katkı sağlaması için okul müfredatında birtakım değişiklikler yapmak gerekir. Seçmeli derslerden Osmanlıca derslerinin bu işe hizmet edeceğine inanıyorum. Ancak yapılacak çok şey var. Bu noktada herkese görevler düşmekte. Bu doğrultuda yaptığımız çalışmalara ve hazırladığımız kitaba akademisyenlerden de katkılar bekliyoruz. Türkçenin güzel kullanılması için toplumsal bir katkıya ihtiyaç vardır.”

Ekrem ErdemAnayasa dilinde dikkat edilmesi gereken husus!

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) genel başkanı Ekrem Erdem, yeni anayasanın dili konusunda tartışılması gereken şeyler söyledi:

“Yeni Anayasa, sade, anlaşılır, özlü ve toplumda genel kabul görmüş yaşayan bir Türkçe ile kaleme alınmalıdır. ‘Ama’, ‘ancak’, ‘lakin’, ‘fakat’ gibi bağlaçlara mümkün olduğunca yer verilmemelidir. Farklı anlamlara gelecek kelimeler kullanılmamalı, gereksiz tekrarlara yer verilmemeli, mümkün olduğu kadar kısa bir metin olmalıdır. Anayasa yazım komisyonunda mutlaka dilciler ve edebiyatçılar da yer  almalı. Yeni Anayasa, bilim adamları ve edebiyatçılardan oluşan bir komisyonun denetiminden geçirilmeli. Yeni Anayasada, anayasaların özgürlüğünü sınırlayan ve anayasa maddelerini hapseden başlangıç bölümü olmamalıdır. Yeni Anayasanın lafzı ile ruhu arasında bir tutarlılık olmalı. TBMM'de bir 'Türkçe Komisyonu' kurulmalı, bütün kanun tasarı ve teklifleri komisyonun denetiminden geçirilmelidir.”

Ekrem Beyin bu görüşünü dile getirirken inşallah sol partiler iktidarında sekülerleştirilemeyen hukuk dilini Ak Parti döneminde Türkçeleştiriyoruz derken sekülerleştirmiş duruma düşmemek gerektiğine dair de bir hissiyata, farkındalığa sahiptir.

Kuruluş amacı, ‘dil bilincinin toplumda yerleşmesi ve gelişmesini sağlayacak faaliyetlerde bulunmak ve bu konuda çalışmalar yapan kişi ve kuruluşlara destek vermek…’ şeklinde ifade edilen Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nin ve derginin, büyümesi için gerçek edebiyat dostu, merak sahibi genç edebiyatçılar yanında yazar ve şairlerle kuracağı iletişimin de önemli olduğunu paylaşmak isterim.

Ders kitaplarının hem içerik hem de dil açısından iyileştirilmesinin bir aciliyet taşıdığını ise belirtmeden haberimizi bitirmeyelim.

 

Mahmut Balcı yazdı

Güncelleme Tarihi: 08 Ekim 2012, 22:12
YORUM EKLE
banner8

banner20