Ali Emiri namaz kılmıyor muydu?

Fatih'te kültürel faaliyetlerin merkezi olmaya -sadece- aday bir kültür merkezi var: Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi. Ama burada işler biraz garip.

Ali Emiri namaz kılmıyor muydu?

Entelektüel diktatorya

Türkiye’de Kemalist sol, kültür ve sanat camiası olarak kendisi dışında kimseyi görmek istemez. Müslüman kimliğine sahip sanatçılar ne kadar kaliteli işler yapsa da kitle ne onu görür ne de hak ettiği yerde olur. Gramsci’nin “organik aydın” dediği halkın kendi sesi olan aydınlardan ziyade ‘halkevi’ aydınları hep ön planda tutulur. Bu bağlamda entelektüel bir diktatoryadan bile bahsedilebilir. Müslüman kimliğine sahip olanlar ile milliyetçi-muhafazakârlar doğuludur, yani batıyı içselleştirememişlerdir. Velev ki birçok muhafazakârın yaptığı gibi onların yayınlarından eserleri çıksın…

Kompleks müptelaları

Müslümanları hor hakir görme sadece Kemalist sol’un yaptığı bir şey değil. Hatta ondan daha çok Müslümanlar arasındaki bazı insanlar bunu solun yaptığından fersah fersah uzağında bir şiddetle yapıyorlar. İşte Ömer Karaoğlu ortada. Birçok Müslüman’ın zamanında en çok satan gazeteleri on yıllarca onu görmezden geldi. Bir Ahmet Kaya kadar bile ilgisini çekmedi Ömer Karaoğlu sevgili gazetelerimizin. Diğer mevkuteleri saymıyorum bile…

İşte Abdurrahman Arslan… Türkiye’de sayılabilecek çok değil birkaç entelektüelden biri, hem de en mütevazısı… Kaç defa bahse konu oldu Arslan, ya da onunla konuşanlar kaç defa farklı konuları konuşma cesareti gösterdi? Tüm bunları şunun için söylüyorum: Türkiye’deki kompleksli hal –bu maalesef batıcıların Müslümanları ve İslam’ı küçük görmeleriyle başladı- Müslümanların birçoğunda hala mevcut. Adeta komplekse müptelalar. Bu mevcudiyet artık entelektüel işlevi aşıp Müslümanların vecibelerini yerine getirmesini bile çok görebiliyor.

Fatih; Kadıköy’ün ya da Moda’nın ikizi mi?26269

Fatih Belediyesi güzel kültürel etkinlikleriyle diğer semtlere göre daha üst perdeden konuşur. Fakat bu sadece konuşmayla kalıyor genelde. Çünkü sempozyumu yapıldıktan ancak yıllar sonra sempozyum kitabı basabilmiş bir belediyedir o. Hem de olanca imkanına rağmen, mevzu bahis Sezai Karakoç olmasına rağmen…

Fatih’e geçen senelerde yenilenmiş bir kültür merkezi açılmıştı: Ali Emiri Kültür Merkezi. Hoş burada bile işin köylülüğüne kaçmış -amacım köylüleri ya da köyü eleştirmek değil, şehirli olmanın daha farklı bir şey olduğunu vurgulamak- ve oraya bir kaç nikâh salonu da sıkıştırmışlardı. Siz çok önemli bir âlimi ya da entelektüeli dinlemeye, onun irfanından faydalanmaya gitmişken kendinizi bir anda çocukların oraya buraya bağırarak koştuğu, insanların nikâhlara yetişmek için araba park edecek yer aradığı, habire bir koşturmanın olduğu bir yerde buluyorsunuz. Üstüne üstlük programa yetişseniz bile bir Müslüman olarak yerine getirmeniz gereken temel vecibeleri, yani namazlarınızı mülteci gibi izbe köşelerde kılmaya çalışıyorsunuz. Bunu şikâyet ettiğim bir arkadaşım ‘olsun, bak adamlar böyle bir merkez yapmış, biz de geldik faydalandık’ demez mi? Sanki burayı yapanlar geçmişlerinin hayrına, tüm masraflarını en son kuruşuna kadar kendileri ceplerinden harcayarak yapmışlar! Bu bir belediyecilik hizmetidir ve yönetici kimse yapmak zorundadır. Sanki Fatih’te değil de Kadıköy’de ya da ne bileyim Moda’da Ali Emiri Kültür Merkezi açılmış da belediye lûtfen bu hizmeti sunmuş…

Ali Emiri namazlarını gizli kılıyormuş!

Bir vesile ile gittiğimde öğle namazını eda etmek için mescidi aradım. Tabii ki en alt kata gömmüşler, gittim. Daha öncesinde abdest almak için lavaboya gittiğimde zaten tepem atmıştı. Çünkü koskoca merkezde abdest almak için yapılan, yani en alt katta mescide yakın yerde, mekânda sadece iki tane lavabo var. Ben bunları düşünüp kendi kendime kızarken birden sağ yanımdan bir nesne ‘vıınn’ diye lavaboya inmez mi? Sadece bir tane alaturkası olan mekânın kapısı üstüme düşüyordu. Aslında kapı çok da önemli değil, namazı eda edip çıkayım dedim. Sonra mescidi ara ki bulasın! Sadece karanlık bir oda vardı orada. Ve Hanımlar namazlarını eda ediyorlardı. Sadece kendi kendime sormadım ‘ya erkekler’ diye. Güvenliğin gösterdiği yere doğru giderken gayrı ihtiyari söylendim: Demek Ali Emiri de namazlarını gizli kılıyormuş! Çünkü erkeklerin namazlarını eda edebilecekleri bir mekân yoktu orada. Bir kartonun ya da eski püskü bir bez parçasının üzerinde, hani şu namaz kılmanın yasak olduğu yerler vardır ya okul gibi, iş yeri gibi, gizli gizli namazı eda ettik. Sanırım erkekler hala aynı zulmü çekiyor.

Hanımların durumunu ise hiç bilmiyorum, kim bilir onlara da ‘size koskoca mescid verdik, abdest de almayıverin canım’ diyorlardır.

 

Erdal Kurgan mescid istiyor

Güncelleme Tarihi: 14 Mayıs 2011, 21:22
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ahmet Faruk
Ahmet Faruk - 8 yıl Önce

"Hayat, İman ve Cihat, alnımızın yazısı" derdi. Uzunca bir zamandır bu gibi kavramları alınlarımızdan ve gönüllerimizden kendi ellerimizle kazıyarak sildik. Bu değerlerin yerinde şimdi şov, şöhret ve para gibi daha kutsal! şeyler yazıyor.
Siyasetçiler şovu sever dee . .
Bazen herşeyleri de şov olmasa diyor insan!.

Adil Kalkan
Adil Kalkan - 8 yıl Önce

Ali Emiri Kültür Merkezi, bildiğim kadarıyla Fatih Belediyesi tarafından değil de İBB tarafından yönetiliyor.

kalender yıldız
kalender yıldız - 8 yıl Önce

bu muhafazakarlar ne zaman adam olur? dedirten durumdur. gittik abdest almak için kırk takla attık. Wcler derseniz leş gibi ama vardır bir kadrolu görevlisi... arkadaş mescidin hemen önüne o köşeye dört beş tane musluk koysanız millet abdest alsa çok mu zor... çok süper bir kompleks olmuş teşk. ama işletme BERBAT yahu verin profosyenelce işletsin kim işletecekse. bir grup köylüyü yığmışsınız adamın kültürden haberi yok. bırak kültürü şehirli olsa yeter...

AYŞE GÜL
AYŞE GÜL - 8 yıl Önce

teşekkürler erdal kurgan.çok önemli bir meseleye değinmişsiniz.mescidler ve abdest alma yerleri maalesef heryerde çok gizli köşelerde,havasız ve pis.hatta şehirlerarası bazı tesislerde normal lavabolarda abdest almanın yasak olduğu yazıyor başka bir yere yönlendiriyor.gidiyorsunuz leş gibi.temizlik gibi bir hazırlıkla başlayan böyle bir ibadetin uygulama mekanları neden bu kadar gizli saklı ve pis köşelerde??bunu inançlı bildiğiniz kişiler bile böyle yapıyor??önce komplekse son vermeliyiz

albert
albert - 7 yıl Önce

nikah törenimin olduğu bu merkezde karşılaştığım rezalet hala sinirlerimi yıpratıyor.salonda resim çeken görevlilerin zoraki adettendir diyerek bahşiş istemleri neyle izah ediliyor.40 dandik poz ve 20 dakikalık bozuk video için 300 tl ödediğimiz çekim elemanlarına elli telede bahşiş vermek zorunda kaldık.böylesi rezalet bir uygulamayı yöneticiler görmüyormu.birde nikah ücreti olarak bizden son anda alınan ücret farkı akabinde geri getirilmeyen para üstünede konan görevliler var

banner19