banner17

Alevi Dedeler ateizme karşı uyardı!

Alevi dernekleri toplandı ve Ateizm, Yahudileşme ve Hıristiyanlaşma tehlikelerine karşı önlem alma çağrısında bulundular.

Alevi Dedeler ateizme karşı uyardı!

 

Geçtiğimiz günlerde Tuzla Belediyesi Nikah Sarayı’nda Alevi Dayanışma Platformu tarafından bir panel düzenlendi. Sunuculuğunu Zekeriya Aktürk’ün yaptığı program Yaver Daştan’ın Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı.

İnsanlığın şifresi sevgidir

Dokuz tane Alevi Bektaşi derneğinin bir araya gelmesiyle organize edilen programa çok sayıda izleyici iştirak etti. Panelin ilk konuşmasını Musa Küçük Dede yaptı. Sözlerine besmele ve salavat ile başlayan Musa Dede, insanlığın şifresinin sevgi, saygı, doğruluk ve güzel ahlak olduğunu, yaşamanın şifresinin ise üretmek olduğunu söyledi. “Şehirliysen şehre göre üretken ol, köylüysen köye göre bir şeyler üret” diyen Musa Dede dinimizin çalışmaya verdiği önemden bahsetti.Alevi Dayanışma Platformu

Neden kandilleri kutlamıyoruz?

Dede ailelerine mensup onlarca davetlinin iştirak ettiği panelde Musa Küçük Dede, İslam’ın toplumsal hayattaki dinamikleri olan kandil günleri konusunda anlamlı bir çağrıda bulundu. Şöyle dedi: “Ben de seyyidim, ben de dedeyim, ben de Hz Muhammed’in soyundan geliyorum diyenlere diyorum ki: Siz Hz. Muhammed’in torunları veya o yolun yolcuları iseniz, Hz. Muhammed’e Kur’an indiği zaman onun en mutlu günü değil miydi? Canlarım! Peki niye biz o günü kutlamayalım? Hz. Muhammed miraca çıktığı zaman onun en mutlu günü değil miydi? Canlarım! O zaman o günü niye kutlamıyoruz biz? Kutlu doğum haftası var, diğer mutlu günler var, o günlerde biz neredeyiz? Biz onun ümmetiysek onun peşindeysek, onu seviyorsak niye bu günleri kutlamıyoruz?“

Mescidi de ihmal etmedik

28 sene önce cemevini kurarken yanına da isteyenlerin de namaz kılması için mescit kurduğunu, bunu da bir hoşgörü anlayışı ile yaptığını söyleyen Musa Küçük Dede; “Birçok insan bu mescidi görünce ‘bu mescit nedir ki sen bunu yapmışsın’ diyor. Ben de diyorum ki Hz. Muhammed Medine’ye ilk geldiğinde Mescid-i Nebevi’yi yapmamış mıydı?” dedi.

Oyunlara gelmeyelim

Sevgi ve hoşgörü mesajları ile konuşmasını bitiren Musa Küçük Dede’den sonra yaptığı ilmî ve Kur’anî araştırmaları ile tanınan ve Türkiye’deki ilk Alevi okulunun açılmasına vesile olan Mehmet Özdurmaz Dede Alevi inancı ve ilim konulu bir tebliğ sundu.

Konuşmasına besmele, hamdele ve Resul-i Ekrem’e ve aline salavat ile başlayan Mehmet Özdurmaz Dede, Aleviler ve Sünniler üzerinden birtakım oyunlar oynandığını söyledi. Bu oyunlara karşı dikkatli olmak gerektiğini söyleyen Mehmet Dede şunları söyledi: “Eğer birbirimizi tanıyamazsak bir takım oyunlara alet olabiliriz. Birisi kalkar cem evini kundaklar, sonra ‘Sünniler yaptı’ der, birisi kalkar camiyi kundaklar, ‘Aleviler yaptı’ der. Biz geçmişte bunun acısını çok çektik. Birbirimizi tanıyamazsak birbirimize düşman kesiliriz. Bugün Ortadoğu’da olanlar hepimiz için bir ibrettir.”

Mehmet Özdurmazİlimsiz iman olmaz

Sağlıklı bir inanç için ilmin zaruret derecesinde önemli olduğunu, ilimsiz yapılan hiçbir işte hayır olmadığını vurgulayan Mehmet Dede sözlerine şöyle devam etti: “Bir yerde ilim yoksa orada mutlaka cehalet ve birtakım önyargılar vardır. Hacı Bektaş Veli’nin ortaya koyduğu dört kapının birinci kapısı olan şeriat kapısına baktığımız zaman; onun birinci makamının iman, ikinci makamının da ilim olduğunu görürüz. Ondan sonra da ibadet makamı gelir. Allah’ın bizden istediği samimi bir iman, sağlıklı bir ilim ve riyasız bir ibadettir. İşte bu üçü bir arada olursa insanı menfaate ve riyakârlığa dayanan din duygusundan kurtarır.”

Dört çeşit aydınlık vardır

Hacı Bektaş Veli Hazretleri’nin dört çeşit karanlık ve aydınlık olduğunu bildirdiğini söyleyen Mehmet Özdurmaz Dede bunları şöyle sıraladı: “Birinci olarak kişinin madde karanlığı vardır ki onu akıl nuru aydınlatır. İkinci olarak cehalet karanlığı vardır ki onu ilim nuru aydınlatır. Üçüncü olarak nefsin karanlığı vardır ki bunu marifet nuru aydınlatır. Dördüncü olarak gönül karanlığı vardır ki onu da aşk ve muhabbet nuru aydınlatır.”

Mitleri bırakıp hakikate koşalım

Bir proje olarak yürütülen Ali’siz, Ehl-i Beytsiz ve Kur’ansız Alevilik çalışmalarının yoğun olarak yapıldığı günümüzde Alevilere öncülük edenlerin çok dikkatli olması gerektiğini hatırlatan Mehmet Özdurmaz Dede bu konuda şunları söyledi: “Toplumun önüne geçenlerin, insanları Ehl-i Beyt’in gemisine götürmeleri gerekir. Eğer götürmüyorlarsa öne geçmemeleri lazım. Biz insanları Ehl-i Beyt yoluna taşımayacaksak, kendi ürettiğimiz mitlere götüreceksek bunun vebali altından kalkamayız.”

İlim yolundan gidilmezse Aleviler Hıristiyanlaşabilir

Yahudi ve Hıristiyanların da Aleviler üzerinde bazı amaçları olduğunu hatırlatan Mehmet Dede eğer ilim yolundan gidilmez ve meselelerimiz ilimle çözülmezse çok değil on- on beş yıl içerisinde Hristiyanlaşmış bir gençlikle karşı karşıya kalınacağını ifade etti. Bunu da rastgele söylemediğini, bir araştırmaya dayalı olarak söylediğini vurgulayan Mehmet Özdurmaz Dede sözlerine şöyle devam etti: “Bunun çalışmasını yaptık; Esenyurt’tan, Kartal’dan tutun da diğer semtlerimizdeki gençlerimizin birçoğunun Hıristiyanlaştığını veya Yahova Şahitleri’nin derneklerine üye olduğunu tespit ettik. Sebep ne? Çünkü ilim tahsil edemiyoruz. Hangi kurumumuzun bünyesinde bir okul var? Ondan sonra da A grubu B grubu çıkıyor ‘İslamsız Alevilik’, ‘Ali’siz Alevilik’ diye bir takım ideolojiler ortaya çıkartıyor.”

Arapça ve Osmanlıca öğretiyoruz

Başkanı bulunduğu Tuzla Ehl-i Beyt Derneği’ne bağlı olarak kurmuş olduğu okulda, Arapça ve Osmanlıca eğitimi verdiklerini söyleyen Mehmet Dede bunun gerekçesini şöyle anlattı: “Biz bu okulumuzda Arapça eğitimi veriyoruz. Niye? Kur’an-ı Kerim Arapça ise onu sağlıklı bir şekilde anlamamız için, analiz etmemiz için… İkincisi Osmanlıca ve Farsça eğitimimiz var. Çünkü bizim arşivlerdeki belgelerimiz Osmanlıca yazılmış. O halde bizim o bilgilere ulaşabilmemiz için bu dilleri bilen araştırmacılarımızın olması lazım.”Mehmet Özdurmaz ve Sinan Boztepe

Ateizm tehlikesinin farkına varın

Panelde konuşanlardan birisi de bizim ilk defa karşılaştığımız Sinan Boztepe Dede idi. O da konuşmasına hamd ve dualarla başladı. Çok açık ve net ifadelerle konuşan Sinan Boztepe Dede Alevi kurumlarındaki bir takım yanlışlıklara değindi.

Bir takım Alevi kurumlarının ateist bir düşünceye sahip olduğunu ifade eden Sinan Boztepe Dede şunları söyledi: “Bir kısım kurumlarımız ne yazık ki ateizmin günümüzdeki temsilciliğini devam ettiriyorlar. Tabelalarında Ehl-i Beyt’in ismi dahi olsa kurumlarının içinde ‘Ali’siz Alevilik’ ve ‘Kur’an’sız Alevilik’ söylemleri hâkim. Kur’an’dan ve Ehl-i Beyt’ten uzaklaşan bir inanç illa ki farklı yerlere yaslanacaktır. Kimisi kendini ateizme, kimisi de Hıristiyan ve Yahudi lobilerine yaslayacaktır.”

Bunlar Aleviliği temsil edemez

Hristiyan ve Yahudi desteği ile kurulan bir takım Alevi dernekleri olduğunu söyleyen Sinan Boztepe Dede bu grupların televizyon, dergi gibi geniş imkânlara sahip olduklarını söyledi. Bunları hiçbir şekilde tasvip etmediklerini ve bunların asla Alevileri temsil edemeyeceğini söyleyen Sinan Dede sözlerine şöyle devam etti: “Yahudi ve Hıristiyanlar İslam’ın içinde olup da İslam’a düşman edecekleri bir kesim arıyorlar. Çünkü İslam’ı vurmak böyle daha kolaydır. Gençlerimizin inançsal boşluğundan yararlanan bu lobiler Avrupa üzerinden Türkiye’ye de görüşleri empoze etmeye başladılar. Avrupa’nın birçok bölgesinde Alevilik resmen din olarak kabul edildi. Böyle bir şey olabilir mi? Aleviliğin İslam’ın içinde olmadığı kabul edilebilir mi?”

Allah’ı bilmeyen Ali’yi ne bilsin

Bu tür derneklerin Alevi usul ve erkânına karşı da çok lakayt davrandığını söyleyen Sinan Boztepe Dede bu derneklere ait televizyonlardaki bazı çarpıklıklara şöyle işaret etti: “Muharrem ayında lüks bir otelde viski yudumlayanlar Alevilerin temsilcisi olamaz. Allah’a inanmayan adama televizyonda diyorlar ‘Ali’yi anlat.’ Adam İslam’a inanmıyor, adama diyorlar ki ‘Aleviliğin dayanağı nedir?’ Böyle şey olur mu?”

Kur’an-ı Kerim Meali hediye edildi

Programın sonunda yüz yüze konuşma fırsatı bulduğumuz Sinan Dede’den kendi faaliyetleri hakkında bazı bilgiler aldım. Çerkezköy’deki derneklerinin yanına bir de mescit inşa ettiklerini, namaz da kıldıklarını, cem de yaptıklarını söyleyen Sinan Dede, Alevileri İslam’dan uzaklaştırmak isteyen kişilere Allah’ın izni ile fırsat vermeyeceklerini ifade etti. Ben de kendisini imanî ve Kur’anî hassasiyetinden dolayı tebrik ettim.

Program, katılımcılara yapılan ikram ile nihayetlendi. Programın sonunda katılımcılara içerisinde Kur’an-ı Kerim meali, Huccetü’l Belaga ve Sahhife-i Seccadiye kitaplarının bulunduğu üçlü bir set hediye edildi.

 

Aydın Başar haber verdi

Güncelleme Tarihi: 10 Aralık 2012, 09:44
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
ali yurt
ali yurt - 6 yıl Önce

Tek kelime ile mükemmel bir gündü, özelliklede sinan boztepe dede ben ve benim gibi birçok genci etkiledi, inşallah böyle alevi dedelerimizin sayısı artarda bizi uyandırırlar. buradan sesimi duyanlara yalvarıyorum, bize sinan dede gibi dedeleri dinleme fırsatı yaratın, paneller veya seminerler ile bizi böyle dedeler ile buluşturun.

banner8

banner19

banner20