banner17

Adem, Hamid geldi şükür!

Gece, isminin Yeşilköy Havaalanı veya hava limanı olduğunu bildiğim yerde idim. Birazdan Adem ile Hamid gelecek. Yusuf Kot ileyiz sabahtan beri...

Adem, Hamid geldi şükür!

 

Cuma günü 9 Eylül Üniversitesi'nde idik, İzmir'de. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği Bölümü 3. sınıf öğrencileri davet etmişlerdi. Emrah Aksu diye bir delikanlı. Kanı hakikaten deli! Yerinde duramıyor. Tam bir hizmet insanı. Hizmet derken Anadolu Gençlik Dergisi'nde bulunmuş, ülkücülerin İslam'la barışık olanları ile de bulunmuş, Hizmet isimli cemaatin evlerinde de bulunmuş. Bizi davet ettiklerinde Bahaddin Yıldız merhumun İzmir'deki "Bizim Çocuklar"ından Burhaneddin Kansızoğlu Ağabey ile davet etmişlerdi.

Burhaneddin Kansızoğlu Ağabeyi İzmir'den bilenler bilir, yerinde duramaz; sürekli bir gayret içerisinde. Allah çabaları bereketlendirendir. Nice az imkanları çoğa dönüştürendir.

Cuma namazı sonrası konuşmamı yaptım. Artık ömürleri boyunca "dinci" diye anılacak Din Kültürü öğretmeni adaylarına bir yobaz, gerici, dar kafalı, bir bağnaz olarak konuştum. O kötü, pis, tehlikeli insan türünün bir ferdiydim işte ben!

"Ah, yazıııık, niye dinci, İslamcı, gericiyim ben" diye ezik ezik dolaşmaktan, saçma sapan çıkışlar yapmaktansa, izzet ile, gericiyim ne olmuş yani, senin keyfin için İslam ile irtibatımı mı bırakayım, bir kısım nevzuhur dindarlar gibi modern, solcu, demokrat, liberal, feminist vb görünmeye mi çalışayım.

Biraz etimoloji, biraz anlam ve Allahlılık ilişkisi, biraz Türkiye Cumhuriyeti insanının kandırılmışlığa boyun eğmemesi gerektiği derken konuştuk, konuştuk, ardından gençlerle tanıştık ve vedalaştık.

Ardından cumartesi günü Gediz Üniversitesi'nde idik. Sabahın 9.30'unda bir çok genç gelmiş bizi dinlemeye. Vallahi o kadar beklemiyordum. Gediz Üniversitesi, kampüs mimarisi hayli farklı bir üniversite imiş. Camdan binalara baktıkça, "burda solcu gençler eylem yapacak olsa çok işleri var, her yer cam, kır kır bitmez" demeden edemedim. Biz İslamcılarla solcuların farkı biraz burada. Biz eylemlerde zarar veremiyoruz etrafa. İyi ki de vermiyoruz. Solcular ise vermeden duramıyor. Velhasılı solculuğun en zararlı olacağı üniversite Gediz Üniversitesi olur camlar açısından.

Gençler Gediz Üniversitesi'nde bir gazete çıkartıyorlar: Polidea. Üniversitedeki Gri Düşünce Topluluğu'nun gazetesi. Gençler üniversitelerinde iki günlük "Gazete Günleri" başlığı altında program düzenlemişler. Karikatüristimiz Niyazi Çol ve Yusuf Kot ile katıldık. İslamcı bir mizah dergisi olduğumuzu ama asla sağcı, muhafazakar ve İslamî olmadığımızı anlattık.

Gençler gayet ilgili idi.

Akşam İzmir'den uçağa binmeden iki saat önce Adem Özköse ile Hamid Coşkun'un tam da bizim havaalanına ineceğimiz saatlerde aynı havaalanına (ismi Yeşilköy Havaalanı) ineceğine dair haber geldi.

Yusuf Kot ile bekleme ve karşılama kararı aldık. Kalabalık olacağını tahmin ediyorduk, çok yorgunduk ama Adem ile Hamid de az yorulmadı bu süreçte. Havaalanında ilkin Bülent Şahin Erdeğer ile karşılaştık. Ardından Üsküdar'dan gençler ile.. Derken Kenan Alpay, Grup Yürüyüş'ten M. Ali Aslan, Rıdan Kaya, Türker Saltabaş, Birey Yayınları'ndan Mahmut Balcı, Müfredat'tan Mehmet Fatih Kutan, Mavera Gençlik ve Yedi Hilal'den Üsame Varol... 23.00 gibi beklerken 00.30'da inecekleri bilgisi geldi. Derken o saat de geldi. VİP denilen bölümden geleceklerdi. Biz de, her zaman bir şekilde rahatsız edici bulduğum, o VİP bölümünün önünde bekliyorduk. Adem ve Hamid gelmişti ama çıkmak bilmiyorlardı.

Basın mensupları, yetkililer vb. derken içerde bir hayli durdular.

Gençler sloganlara başladı. Biz de Yusuf Kot ile Türker Saltabaş Ağabey ile ahir zamanda bir sünneti diriltmek ile ilgili hadis-i şerifi konuştuk.. Başka şeyler konuştuk. İslamcı bir gençlik için yapmamız gerekirken yapmadıklarımızı konuştuk. Düşülen hatalarımızı konuştuk.. Derken Adem ile Hamid çıktılar dışarı.

Adem ile bir kucaklaştık. Yüzlerce arkadaşı ile kucaklaştı Adem gece. Hamid'i ise ailesi çabucak kaçırıverdi.

Adem'i şükür 2 ay sonra sağ salim tekrar görebildik.

Temennimiz kimse bizim ümmet coğrafyamızda alengirli işler çeviremesin.. Kimse mü'min toplumlarla aramıza fitne fesat sokamasın...

Allah Türkiye İslamcılığına sadece dışardan etkilere tepkiler vererek "olmayı" değil de; kendi yapıp ettikleri güzel işler, çalışmaların bereketi ile "olmayı" nasip etsin. Adem gibi güzel arkadaşlarla bereketli yollar yürümeyi nasip etsin...

Ailesinin ve ümmet ailemizin gözü aydın..

 

Asım Gültekin yazdı

Güncelleme Tarihi: 12 Eylül 2017, 14:40
YORUM EKLE
YORUMLAR
Fatih YAVUZ
Fatih YAVUZ - 7 yıl Önce

Öldü dediler çok şükür sağlar ....Allah-ı teala gönlümüze göre verdi şimdi şükür namazı kılma zamanı MÜSLÜMAN GENÇLİK UYAN her çeşit arıza ve hadiselerden salim kalan,cennetteki bahtiyar kullarına selam eden,Her türlü tehlikelerden kullarını selamete çıkaran ALLAH-a HAMDOLSUN...VESSELAM

Hasan Can
Hasan Can - 7 yıl Önce

Adem abi, ben kendimi bildim bileli ümmetin sessiz yığınlarının sesi dir. Şimdi de kör dünyaya seslerini duyuramayan Suriye devrimini görüntülemek için iki ay esir kaldı, ölümden döndü.Peki mazlumların eli ayağı olmaktan şimdi vaz geçer mi? Hiç zannetmiyorum.İsrail işbirlikçisi hain Suriye rejimi düşene dek.. Suriye halkı sahil-i selamete kavuşana dek.. Mücadeleye devam edecek inşallah.Peki biz üstümüze düşeni yapacak mıyız?

BSC
BSC - 7 yıl Önce

Onlar özgür kaldı, şimdi sırada bedenleri ve/veya ruhları esir olan tüm kardeşlerimizin özgür kalmasında!Selam ve dua ile...

banner8

banner19

banner20