banner17

28 Şubat'ın izleri nasıl silindi?

Abdullah Yıldız, 28 Şubat üzerine Gençlik Kültür Merkezi’nde konuştu.

28 Şubat'ın izleri nasıl silindi?

 

3 Mart Cumartesi günü Gençlik Kültür Merkezi’nde, “Genç Söyleşiler” etkinliğinde Abdullah Yıldız’ı dinledik. 28 Şubat’ı anlatan Yıldız, bu süreci günümüzle ve darbe öncesi dönemiyle ele alarak konuşmacılarla 2 saatlik bir söyleşi gerçekleştirdi. Gerçekten uzun bir program oldu, birçok şey konuşuldu. Anlatılması ve aktarılması gereken çok husus olduğu bir gerçek. Fakat hepsini aktarmak zor olacağından, en azından konuşmanın bir kısmını Abdullah Yıldız’ın ağzından aktarırken bazı kısımlardan da bahsedip geçeceğiz.

28 Şubat Erbakan’ın D-8 projesine kasıttı

Geçtiğimiz senelerde yapılan (‘Balyoz’ isimli darbe planı hatırlatma bakımından örnek verilebilir) darbe planlarını anlatarak söze girdi Abdullah Yıldız. 28 Şubat'tan önce, 1990'da bir rapor yayınlandığını ve konusunun  “Türkiye'de İslâmcı Akımlar” olduğunu söyledi. Özet olarak, imam- hatiplerin dökümünün yapıldığı, başörtülülerin, Kur'an kurslarının ve İslâmî yayınevlerinin arttığının söylendiği bu raporda Yıldız’a göre adeta “dikkat!” deniliyordu. Hakikatte asıl isteğin 28 Şubat'la beraber “Türkiye'de İslâm'ın azaltılması” olduğunu ve geri kalanın aslında 'su götürür' şeyler olabileceğini belirtti. O süreçte yaşananları anlatan Abdullah Yıldız, "o dönemde Erbakan Hoca'nın adeta yalnız bırakıldığını" söyledi. Erbakan’ın D- 8 amacına kasıt olarak 28 Şubat’ın hazırlandığını söyleyen Abdullah Yıldız, eğer D- 8 başarılsaydı İslâm dünyasının ayağa kalkacağını ve bunun da az bir şey olmadığının belli olduğunu belirtti.

Konuşmanın bundan sonraki kısmında, 28 Şubat’a karşı geliştirilen bazı “refleks”leri anlatan -sırası bakımından tam olarak böyle olmasa da- Abdullah Yıldız’ın sözlerini aktarıyoruz:

“İmam- hatip okullarının önünü kesmek için çok şey yaptılar. 450 bin civarındaki sayı 100 bine kadar düştü. 4 bin Kur'an kursu vardı, çok azaldı sayıları. ‘Başörtüsü meselesi’, ciddi travma yaşatan bir husus. Bu çok önemli hakikaten. Çok büyük bir umutsuzluk hâkim oldu bir anda. O zaman yazılar yazmıştım ben, Umran'a ve Vakit'e vermiştim küçük değişikliklerle. Mağdur edilenlerin aslında 'mağdur olmadıkları' hatırlatıldı. Çok etkileri oldu başörtüsü yasağının. Dernekler, vakıflar çok etkilendi. 28 Şubat'tan sonraki günlerde bir korku havası vardı. 28 Şubat'ın hedefi netti; İslâm'ı bloke etmek.Abdullah Yıldız

Kur’an ziyafetleriyle 28 Şubat’ın kötü havası dağılmaya yüz tuttu

Sonuçta, ciddi anlamda örselendik ve travma yaşayanlarımız oldu. Müslümanlar, o dönemlerde -98'in sonuna kadar diyebiliriz- 'yandık, bittik' türünden şeyler söylediler. Halbuki, ‘bu şartlarda ne yapabilirim’ denmesi gerekiyordu.

2000 başlarından itibaren Kur'an ziyafetleri başladı sonra. Bütün programlarda da Kur'an dağıtılmaya başlandı. 3-4 sene yoğun biçimde yapıldı, hatta Sivas, Kayseri, Tokat gibi şehirlerde 70-80 bin insan geliyordu, stadyumlara insan sığmıyordu. Çıta 1 milyondu, 10 milyona çıktı; matbaalar harıl harıl çalışmaya başladı. 10 milyonun üzerinde Kur'an meali dağıtıldı. Bunu Milli Görüş düzenledi (Erbakan hocanın da isteğiyle) diye biliyorum ben. Bu yolla, Kur'an'a sahip çıkıldığının mesajı verildi aslında.

Cumhuriyetin ilk yıllarında yaklaşık 25 yıl (50ler’e kadar) Kabakçı Mustafa'dan beri şekillenen ‘yukarıdan aşağı dayatmalara karşı’ halk refleks olarak 'bu yanlış, buna karşı duruyorum' dedi, belki çok şuurlu değildi ama zamanla bu da oldu. O 25 yıllık süreçte Kur’an’ın okunabilmesi adına çalışmalara yapanlar oldu. Süleyman Hilmi Tunahan’ın neler yaptığını, ne çabalar verdiğini, trende öğrencilerine bilet alıp da onlarla yolculuk boyunca dersler yaptığını biliyoruz. Bu yapılanlar, kendi değerlerine sahip çıkma refleksidir. Çalekli Dursun Efendi, İskilipli Atıf...  O dönemin mağdurlarındandır bu isimler. Bediuzzaman Said Nursi'nin yaptıkları da var. Biliniyor bunlar. Birkaç örnekti sadece söylediklerim, birçoğu var.

Kur'an ziyafetleriyle başlayan/ oluşan bu dalga, 28 Şubat'ın kötü havasını değiştirmeye başladı. 2- 3 senelik bir gecikmeyle de olsa, oldu bu.

Kutlu doğum haftaları yaygınlaştı zamanla. Hatta 2005-06'da çok çok arttı. Her yerde yapılır oldu. Ayrıca Namaz Platformu var. Biz kurduk bu platformu. Direkt, 28 Şubat'la ilişkili görülmeyebilir, evet. Cemil Tokpınar'ın Sabah Namazına Nasıl Kalkılır kitabı biz başladığımızda 500 yüz bini bulmamıştı, şu an 2 milyon kadar satmış bulunuyor. Sabah namazına kalkamamayı dert edinen insanlar alıyordu bunu, ki bu önemli.

Kitap yazmak dışında bir şeyler yapmak…

Biz, namaz konusunda ciddi bir düşüş olduğunu gördük. Camiler var ama vakit namazları bomboş, cumalar dolu. “Kitap yazmak dışında bir şeyler yapmak lâzım” dedik. ‘Namazla alâkalı yazanları buluşturalım’ dedik. Abdullah Yıldız, Ahmet Bulut ve Cemil Tokpınar; buluştuk biz ilk olarak. ‘Bu işi, Allah'ın izniyle yaparız’ dedik. Namazla alâkalı kitap yazanların sayısı 20'yi geçmiyordu. Şu an 100'ü geçiyor. Geçen baktım, görmediğim kitaplar çıkmış. 1000 tane panel yaptık. Cemaat, grup, hizip olayını mümkün olduğunca yansıtmamaya çalıştık. Hatta her panele özellikle her bir farklı cemaatten birisini koyup seminer ayarlamaya çalıştık, bir birlik açısından. Bu çok büyüdü elhamdulillah.

Yardım organizasyonları, 28 Şubat öncesi ve sonrasında bakın; müthiş büyüdü. Birtakım engellemeler, Müslümanların bu tür çabalarını tetikledi; halk da sahip çıktı. ‘Siz İslâm'ı engellemeye mi çalışıyorsunuz, biz de Kur'an'a sarılırız’  dedi halk adeta.”

Evet, aktardığımız ve alıntı yaptığımız kısım etkinliğin özeti olarak sunulabilir. Sorulması gereken çok soru ve irdelenmesi gereken çok husus var 28 Şubat’a dair.  Program sırasında konuklardan biri Yıldız’a, 28 Şubat darbesinin uzun süreçli sonucunu ve darbe sonucunda şu an Müslümanların nasıl olduğunu sordu, ki bu artık üzerinde durulması gereken en önemli konulardan. Zîra, darbede ne olup olmadığı fazlasıyla anlatılırken yaşanan travma ve çekilen acıların sonucunda nasıl bir durumun ortaya çıktığı da yaşananları anlatmak kadar önemli bir konu olmalı.

 

Esad Eseoğlu aktardı ve hatırlattı

Fotoğraflar: Gençlik Kültür Merkezi

Güncelleme Tarihi: 06 Mart 2012, 15:13
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
berad
berad - 7 yıl Önce

allah razı olsun.

banner8

banner19

banner20