SERGİ: Tezyin: Şeyma Çınar Tezhip ve Minyatür Sergisi

Zeytinburnu Kültür Sanat 2020-2021 sezonunda Şeyma Çınar’ın “Tezyin” Sergisi’ni sanatseverlerle buluşturuyor. Sanatçı bir yandan öğrenci yetiştiriyor, diğer yandan konsantrasyon, yaratıcılık, sabır ve ciddi el mahareti isteyen minyatür ve tezhip gibi iki farklı alanda eser vererek bunların organizasyonlarını yönetiyor.

SERGİ: Tezyin: Şeyma Çınar Tezhip ve Minyatür Sergisi

Açılış Tarihi: 17 Şubat Çarşamba // 19.00 

Sergi Süresi: 17 Şubat – 26 Mart 2021 

Yer: Zeytinburnu Kültür Sanat 

Küratör: Mehmet Lütfi Şen 

Zeytinburnu Kültür Sanat 2020-2021 sezonunda Şeyma Çınar’ın “Tezyin” Sergisi’ni sanatseverlerle buluşturuyor. Sanatçı bir yandan öğrenci yetiştiriyor, diğer yandan konsantrasyon, yaratıcılık, sabır ve ciddi el mahareti isteyen minyatür ve tezhip gibi iki farklı alanda eser vererek bunların organizasyonlarını yönetiyor. Çınar’ın yeni norm ve formlarla ürettiği tezhip ve minyatür çalışmalarından oluşan sergi 17 Şubat-26 Mart tarihlerinde Zeytinburnu Kültür Sanat Merkezinde hafta sonu hariç her gün 10.00-20.00 saatleri arasında ziyaretçilere açık olacak. 

Hayatta Sanat ile Yol Almak 

Uzun bir yol alıştır ömür ve bu yolda kendimize durmaksızın yeni bilgiler ile birikimler ekleriz. Gönül sanata yakınsa, bu yolda kendini ifade ediş kalemle, fırçayla olur. Sanatkârlar ve sanatseverler, hayata karşı duyarlı ve kültürlerine karşı özenli insanlardır. Rahmetli Süheyl Ünver “Herkesin bir mesleği, bir de meşgalesi olmalıdır; o meşgale bütün kültürümüzdür” der. Yani bizler sanatımız üzerinden, tarihimizi, kültürümüzü, sahip olduğumuz manevi değerlerimizi anlarken, bir taraftan da ürettiğimiz çalışmalarımız ile bu değerlerimizi bizim dilimizden başkalarına anlatırız. “Bir işin sonunu sabırla bekleyen ibadettedir.” sözünün değeri gibi, tüm hayatınızı dolduran sanat, aynı zamanda sabrımızı sınayan, nefsimizi terbiye eden, manasına ulaştığımız noktada ise hayatınızı muhafaza eden bir değer haline gelir. "Hayatı anlamadan geçip gidiyoruz. Olgunlaşmak kalbin daha hassas, kanın daha sıcak, zekânın daha işlek, ruhun daha huzurlu olması demek. İçlerinde böyle bir canlılık, böyle bir hayat coşkunluğu duyanlar dünyanın biricik hâkimleridir." demiş Cemil Meriç, sanat manayı hisseden ve anlayan için olgunlaşma yolunda, zor ama bize kendimizi tanıyarak yol aldıran güçlü bir rehberdir.   

Geleneksel sanatlarımız içerisinde, farklı sanat dallarını barındırır ve bizler aslında hepsinin bir bütünün parçaları olduğunu, birbirlerine çok yakın, hatta birbirlerini tamamlayıcı olduklarını zaman içerisinde görürüz. Yani siz tezhip öğreneceğim dediğinizde, bu size birçok sanatın kapısını aralar. Aynı zamanda bir sanatı öğrenirken onun ile ilişkili tüm sanatlar ve teknikleri hakkında bilgi sahibi olmaya başlarsınız. Kâğıt dediğinizde, bir anda hayatınıza hamuru, doğal renklerle boyanması, aharlanması, murakkası, mührelenmesi girer ve geleneksel sanatlardan ne ile meşgulseniz fark etmez bu bilgilenmeden geçersiniz. Altın başlı başına ayrı bir dünyadır ve yine tüm sanatlarımızda sizi ışıltısı ile karşılar. Mürekkep, fırça, boyalar, kalemler, renkler ise sanat dünyanızda, ne yaparsanız yapın bilgisine vakıf olmanız gereken becerilerdir.  

En başta ise yazı ile yani hüsn-i hat ile tanışırsınız ama asıl buluşmanız mana üzerinedir, tüm kalbiniz ile hissedersiniz. Tezhip sanatı bizim geleneksel sanatlarımızın tüm desen bilgisini kapsar ve hatayi, rumi, sazyolu, zencerek, halker, şikaf, tezhip derken derin ve zengin bir dünyaya dalarsınız. Bu ilerleyiş aynı zamanda, sanat tarihi, tarih, farklı ülkeler, farklı dönemler, farklı coğrafyalar ile mimarlıktan, resme çok geniş bir yelpazede devam eder. Tasvir sanatı olarak minyatür ise gerçekten ifade etmek istediğiniz fikrinizin, çizgiye, figüre, objeye, doğaya, duyguya dönüştüğü sanatımızdır. Hatta bir süre sonra, ilk öğrendiğiniz sanatı hiç bırakmayıp, yeni bir sanatın bilgisini edinirken, uygulamada ikisinde de devam etmeye başlarsınız. Sonrasında bu daha fazla sanata ilgi duyabilir, uygulayabilirsiniz ama her zaman gönülde birisi daha ağır basar ve uzmanlaşma o konuda olur. Bu çok normaldir ve hocalık genellikle en gönlümüzde yer edende olur.  Sanatı sevmek, giderek ona yansıttığınız her şeyi sevmeye dönüşür. Ağaç veya çiçek çizdiğinizde hiç görmediklerinizi, hayvan veya insan çizince fark etmediklerinizi, mekânlarda veya şehirlerde hissetmediklerinizi tek tek yaşamaya başlarsınız.  

Sevgili Şeyma, genç yaşında başladığı sanat yaşamında yirmi koca seneyi geride bıraktı. İlk olarak tezhip sanatı ile başladığı sanat yaşamına, sonrasında çiçek ressamlığı ve minyatür sanatı ile devam etti. Ama değerli çalışmalarına daha geniş bir yelpazede devam ederken, bu sanatlara onu yaklaştıran gerçek duygusu hiç değişmedi. Yaradan’ın yarattığı güzelliklere olan yakınlık ve bu manayı anlamaya yatkınlık, yaptığı sanatın çeşitleri çoğalsa bile, ilk başlandığı bu anlamı hiçbir zaman unutmadı. Şeyma, sanatın tüm hayatı dönüştüren, kapsayan, bazen umut veren ve bazen umutsuzluğa sürükleyen zorlu gerçekleşme sürecinde, ürettiği güzelliklerle devam edebilenlerden olmuştur. Bunun yanında, bilgisini paylaşan ve sanatlarımızı devam ettirecek olan yeni nesilleri yetiştiren değerli hocalarımızdandır. Sanatta, rabıtanın hikmeti kalbe indikten sonra, bunun dile gelmesi kalem ve fırçaya yansıyan fikir iledir. Ki böyle başladığımız sanat yolculuğumuza, her şeye rağmen, tüm zorluklarıyla devam etmişsek, muhakkak ki inanmışız. Gayret ve sebat, sevmenin önünde gider ama sevmek ile de tüm zorlar kolay olur. Sâmihâ Ayverdi’nin dediği gibi "Bence, hayatta gaye ne muharrirlik, ne sanatkârlık, ne kâşifliktir. En büyük hüner, iyi insan olabilmektir." Sanat, ruhumuzu incelten, özenimizi, sabrımızı, gayretimizi çoğaltan kıymetli bir terbiye ve hayatta doğruya doğru ilerlemek için güzel bir vesiledir. 

Gülçin Anmaç 

Şeyma Çınar 

Tezhip eğitimine 1998 - 2003 yıllarında Sema Nakışhanesinde Semih İrteş ve Mamure Öz’ den ders alarak başladı. 2001 yılında Kültür Bakanlığından Türk Süsleme Sanatları ve tezhip dersleri alarak mezun oldu. 2004 yılında Türk İslam Sanatları kütüphanesinde Orhan Dağlı’dan çiçek ressamlığı ve minyatür dersleri aldı. 2011 yılında Sanatçı Kadınlar Platformu’nun kuruluşunda bulunan sanatçı; platformun yönetim kurulu üyeliğinin yanı sıra genel sekreterlik görevini sürdürdü. 2004 yılında başladığı Sergi ve Proje Koordinatörlüğü kapsamında birçok sergi organizasyonu düzenledi. Sanatçının eserleri 3 kişisel ve 50 karma sergide yer aldı. Ayrıca eserleri birçok dergi ve kitapta basılan sanatçının illüstrasyon, ahşap üzerine tezhip ve porselen tasarımları bulunuyor. Özel ve resmi kurum koleksiyonlarında eserleri bulunan sanatçı; halen kendi atölyesinde ve İstanbul Tasarım Merkezinde tezhip dersleri veriyor.  

 

Yayın Tarihi: 16 Şubat 2021 Salı 10:00
banner25
YORUM EKLE

banner26