Panel: "Tevrat'tan Balzac'a Gerçeklik: Auerbach'ın Mimesis 75 Yıl Sonra İstanbul'da"

Bilim ve Sanat Vakfı Medeniyet Araştırmaları Merkezi tarafından düzenlenen panelde Oturum başkanı Hüseyin Etil olacak. Konuşmacılar ise şöyle: Metin Demir, Barış Özkul ve İsa İlkay Karabaşoğlu.

Panel: "Tevrat'tan Balzac'a Gerçeklik: Auerbach'ın Mimesis 75 Yıl Sonra İstanbul'da"

Erich Auerbach, 1936 yılında Nazi Almanya'sından kaçıp geldiği İstanbul'da 1947 yılında ABD'ye gidene kadar 11 yıl ikamet etti. Weimer Almanya'sının tartışmaları, Nazi Almanyası ve İkinci Dünya Savaşı hayatını ve çalışmalarını belirleyici bir rol oynadı. Tıpkı kendisi gibi Yahudi kimliği yüzünden Almanya'dan göçmek zorunda kalan ve 1933'teki üniversite reformu sonrası İstanbul Üniversitesinde istihdam edilen Alman bilim insanlarından olan Leo Spitzer'in tavsiyesi üzerine İstanbul'daki Romanoloji bölümünün başına geldi. Burada başta Mimesis olmak üzere ürettiği birçok makale ve eserin* yanı sıra Süheyla Bayrav, Azra Erhat, Güzin Dino, Nesterin Dirvana, Mina Urgan gibi Cumhuriyetin erken dönemindeki birçok önemli bilim insanını ve enteleküelini yetiştirmiştir. 1957'de ABD'de vefat eden Auerbach, ölümünden sonra da tabiri caizse sürgün entelektüellerin "hami azizi" olmuştur. Edward Said seküler eleştirisini her zaman borçlu hissettiği Auerbach'ın hümanizminden devşirmiştir. Hayatının büyük bölümünü İsveç'te geçirmek zorunda kalan Mehmed Uzun'un son roman taslağı, Auerbach'ın "dünya edebiyatı" kavrayışından etkilenen "Heviya Auerbach" (Auerbach'ın Umudu) idi.

Mimesis'ten önce Mimesis üzerine kitaplar vardı Türkçede.** Medeniyet Araştırmaları Merkezi Auerbach'ın Mimesis'inin*** çok uzun zamandır beklenen tercümesinin İthaki Yayınlarının titiz ve çevirmenleri Herdem Belen ve Hüseyin Ertürk'ün özenli çalışması vesilesiyle Türk okuruyla buluşmasını vesile kılarak dünyaca ünlü bilginin İstanbul'da yazdığı başyapıtı üzerine bir panel düzenliyor. Marburg'tan bir Dante alimi olarak gelen Auerbach'ın İstanbul'da bir dünya edebiyatı bilginine dönüşmesi, Nazi Almanya'sında hız kazanan Nordik Hıristiyanlık kurgusu ve Aryan filolojisine karşı Judeo-Hıristiyan geleneği savunarak adeta ikinci bir Aziz Pavlus gibi Eski Ahit'i ve Yahudi mirasını Avrupa'ya mıhlaması, Mimesis'te ortaya koyduğu Vicocu ve Hegelci tarih görüşünün kendinden sonraki politik teoloji çalışmalarına etkisi, Batılılaşan Türkiye'ye dair görüşleri ve bunlarla Avrupayı yeniden düşünürken mukayesesi gibi konuların tartışılacağı panele katılmak isteyen herkes davetlidir.

7 Mart 2020 Cumartesi Salon: ZEYREK SALONU

banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26