Doç. Dr. Ahmet Şefik Şenlik: İdeolojiler dilde çözülmeye sebep oldu

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Youtube kanalından canlı yayınlanan Edebiyat Sohbetleri’ne, Doç. Dr. Ahmet Şefik Şenlik konuk oldu. Doç. Dr. Ahmet Koçak’ın sunduğu söyleşide “Türkçenin Güncel Meseleleri” konuşuldu.

Doç. Dr. Ahmet Şefik Şenlik: İdeolojiler dilde çözülmeye sebep oldu

OSMANLI TÜRKÇESİ'NİN ANLAŞILMAZLIĞI ABARTILIYOR

Türkçenin üzerine titremek için bu alanda eğitim almanın veya ihtisas yapmanın gerekmediğine işaret eden Doç. Dr. Ahmet Şefik Şenlik, dilimizin geleceği hakkında düşünmenin hepimizin sorumluluğu olduğunu kaydetti. Türkçenin gerçekçi bir değerlendirmeyle ele alınması gerektiğini vurgulayan Şenlik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye Türkçesi, Oğuz dil grubuna ait bir Türkçedir. Muhtelif merhalelerden geçmiştir. Osmanlı Türkçesi döneminde zor metinlerle karşılaşılabilir ama bunun abartılan bir tarafı da vardır. 16. veya 17. yüzyıldan bugüne ulaşan, anlaşılması zor metinler bulunduğu gibi, bugün herkesin anlayacağı metinler de mevcuttur. Sarayda konuşulan dil de ağır değildi. Yazı dilinde ağır metin uygulamasından söz edilebilir. Her milletin bir üst dili, bir alt dili vardır; arada basamaklar mevcuttur. Bugün dahi hukuk ve dilbilim ile ilgili metinler herkesin anlayabileceği bir dilde yazılmıyor. Her sahanın belli bir terminolojisi vardır ve bu sebeple bazı metinler anlaşılmaz olabilir.”

 

DİL ADINA ORTAK HAREKET EDEMİYORUZ

Yakın geçmişimize dair metinlerin bugün anlaşılmaması meselesine değinen Şenlik, bu durumun Alman dilinde yaşanmadığını, yarım asırlık metinlere bile yabancılaşmış olmanın dil bakımından bir çözülmeye işaret ettiğini kaydetti. 19. yüzyılın siyasi, ilmî, fikrî bakımdan ilginç bir dönem olduğunu ve sonraki dönemlere ciddi etkileri olduğunu aktaran Şenlik şunları söyledi:

“Tanzimat’ta dili ıslah etmekle ilgili çaba, üsluba etki etmiştir. Cumhuriyet’ten sonra dilde tasfiye hareketi başlamış, ancak Atatürk son dönemlerinde tasfiyeye dayanak olan Güneş Dil Teorisi’nden vazgeçmiştir. Fakat ölümünden sonra tasfiye yeniden canlandırılmıştır. Aslında hiçbir toplumda dil ideolojinin malzemesi olamaz. Türkiye’de dil, ideolojinin malzemesi hâline gelmişti. 1980’lere kadar seçilen kelimelere göre ideolojik ayrım yapılıyordu. Türkçenin öncelikle terminoloji sorunu vardır. Alan terminolojilerinde bile bir birlik sağlanamamıştır. Dilbilimi terimlerinde dahi bir uzlaşma söz konusu değil.  Avrupa’da yirmi dil, bir şeyi tek kelimeyle ifade edebilirken Türkçede onu karşılayan yirmi kelime olması kafa karışıklığına sebep oluyor. Bilim söz konusu olduğun Avrupa terminoloji noktasında ortak hareket eder. Bizde kendi içimizde dahi böyle bir ortak hareketten söz edilemez. Bilim için terminolojiye ihtiyaç vardır. Tanım olmayınca bilim ortaya çıkmaz. Bu domino taşı etkisine benzer. Bilim olmazsa teknoloji ve atılım da gerçekleşemez.”

 

Yayın Tarihi: 14 Haziran 2021 Pazartesi 08:00
banner25
YORUM EKLE

banner26