Eski Mülkiye'nin alâmet-i fârikaları

Devletlerin güç kazanmaları, yükselişleri tesadüfi bir şey değil... Bürokrat yetiştirmek için 1363’te Enderun’u ve 1859’da Mülkiye Mektebi’ni kurmuştuk. Bu bir ihtisas alanı, “Bu alanda şimdi ne yapılabilir?” sorusunun cevabı araştırılmalı. Osmanlı'nın kurduğu bu Mülkiye tarihiyle, marşıyla, bayramıyla “Beni tekrar güçlendirin” diyor.

1995 yılında tahsiline başladığım Mülkiye öğretim görevlileriyle her şeyden önce bir terbiye ve nezaket kültürünü ifade ediyordu. Bugün üniversitelerimizde böyle bir kültür çok az bulunuyor doğrusu...

Bugün okul tarihine dair okumalar yapıyoruz. Fakültenin internet sitesinde değerli hocamız Dr. Serdar Şahinkaya'nın "Mülkiye ve Mülkiyelilerin Alâmet-i Fârikaları: Öyküleri İle Rozetler"[1] adlı makalesi tarihe ışık tutan bir çalışma olmuş.

Çalışmaya küçük ilavelerde bulunmak isterim. Makalede yer alan "Siyasal Bilgiler Okulu" amblemi orijinal olmayıp Siyasal Bilgiler Okulu zamanında kullanılmadı. Sonradan çizilen amblemlerde Türkiye haritası beyaz çizgilere temas etmezken eski amblemlerde temas ediyordu.

Fotoğrafta solda: Makalede resmi bulunmayan lacivert beyazlı ilk Mülkiye amblemi, 1929'da Almanya'da yaptırılmış yuvarlak pabuçlu rozet üzerinde görülüyor.

Fotoğrafta sağda: Siyasal Bilgiler Okulu orijinal logosunu gösteren 1937 sonrasına ait pabuçlu rozet.

Elimizdeki rozetlerin her ikisinde de 1877 tarihi yer alıyor. Bu da bize okulun kuruluş tarihinin 1859'a çekilmesinin geç gerçekleştiğini gösteriyor.

Her yıl üç veya dört kez gidiyorum Cebeci kampüsüne. Dün de o güzel günlerden biriydi. Hava bir kış ayına göre oldukça ılık. Fırsat bu fırsat, Erol’u yanıma alıp etrafta dolaşıyorum.

Biraz turladıktan sonra Siyasal Kitap Kafe’de oturup çay içiyorum. Benim mezun olduğum yıl doğanlar, şimdi öğrenci... Gençlerle kültür üzerine sohbet ediyoruz. “Kültür emperyalizmine, boş magazin kültürüne itiraz ediyoruz” diyorlar. Vıcık vıcık dizilerden yaka silkiyorlar. Yorumları çok beğendim doğrusu. Mülkiye toplumcu eğitim veren, toplumcu yetiştiren bir ekol. Kimliği ve kültürü olan bir fakültede okumanın getirdiği bir bakış açısı var. Ama maalesef okulun geleneği zayıflıyor.

Kızılçam gibi bazı ağaçların serotinik, yani uzun süre kapalı kalıp yangını bekleyen kozalakları var. Sıcak reçineyi eritiyor ve kısa bir süre sonra kozalaklar açılıp yanan ormanı yeniden teşkil ediyor. Kültürsüzlüğün kuşatmasına karşı belki de bizim umudumuz “Aslı ve Süleyman” olacak.

Dedim ya yılda üç dört kere geliyorum buraya. Her geldiğimde ikinci kat koridorunu boydan boya kaplayan siyah beyaz fotoğrafları kaldığım yerden incelemeye devam ediyorum. Bazen hikayelerin içine girmeye çalışıyorum. İsmet İnönü ziyareti, Deniz Baykal, kokteyldeki cumhurbaşkanı, Mümtaz Soysal, 71 mezunları, uzun saçlı bir Mesut Yılmaz...

Resimlerde anlaşılmayan bir sürü detay var. Bazı resimler bir şeyler saklıyor gibi. Bizim emekli devlet adamlarımızın neden otobiyografi yazmadığını bilen var mı? Tarihe, siyasal kültüre katkıda bulunmaları gerekmiyor mu?

[1] Dr. Serdar Şahinkaya: Mülkiye ve Mülkiyelilerin Alâmet-i Fârikaları: Öyküleri İle Rozetler, http://www.politics.ankara.edu.tr, 11 Aralık 2018.

YORUM EKLE
YORUMLAR
M Kadir
M Kadir - 3 ay Önce

2. Fotoğrafta Bayrak Müzayede'de yakın zamanda satılan rozet (ay yıldızlı eski rozetin değişik bir versiyonu).
3. Fotoğrafta ilgili makalede yer alan, 1980 mezunumuz İbrahim K. Dinç'e ait çizimler

banner26