Eğitimin Pin Kodu nedir?

Prof. Dr. Necati Cemaloğlu, eğitim-öğretim alanındaki çalışmalarıyla tanıdığımız ve bu konuda birçok kitap yazan kıymetli akademisyenlerimizden biridir. Eğitim-öğretime dair araştırmalar yapan, konferanslar ve seminerler düzenleyen Cemaloğlu’nun bu eseri, eğitime dair çeşitli makalelerden oluşmaktadır. Eğitim-öğretimin tüm paydaşlarına değinen, kapsamlı araştırmalara dayalı, gözlemlerle ve analizlerle derlenmiş bu makaleler, verdiği önemli mesajların yanı sıra bir rehber niteliğindedir. Eser; okuldan ödevlere, sınıf yönetiminden idareye, öğrenci ve öğretmen iletişiminden anne babaların çocuklarıyla ilişkisine kadar birçok mevzuda mühim tavsiyeler içermektedir.

Necati Cemaloğlu’nun ilk yazısının başlığı, ‘’21.Yüzyıl Becerileri’’ adını taşıyor. Yazar, burada yaşadığımız yüzyılda insanların hangi temel becerilere sahip olmaları gerektiğine vurgu yapıyor ve bunları tek tek açıklıyor. Aynı zamanda söz edilen becerilerin okul kurumunda nasıl kazandırılması gerektiğine ilişkin ipuçları veriyor. Teknolojinin gittikçe artan etkisinin nelere yol açacağını, hangi sistemlerin geliştirilebileceğini ve tüm bu gelişmeler ışığında çocuklarımızı yeni dünyaya nasıl adapte edeceğimizi kendi penceresinden okura aktarıyor.

‘’Çocuk Yaşadığını Yansıtır’’ isimli yazı, tarafımca önemli gördüğüm tespitlerden müteşekkil. Cemaloğlu, yazısında kendi hayatından da örnek vererek konuyu etraflıca irdeliyor. Çocukların yetiştirilme yöntemlerinde en ufak bir problem varsa bu ilerleyen yıllarda illaki karşımıza çıkmaktadır. Şayet bir evde anne, baba veya kardeşler birbirlerine yalan söyler ve evin küçük bireyi buna şahit olursa otomatikman yalanı öğrenir. Üstelik bunu farklı ortamlarda başkalarına yansıtır. Netice itibarıyla çocuklarda gözlenen davranışlar esasında ailedeki iletişim ve ilişkinin yansımasıdır. ‘’Çocuklar değerleri kulaklarıyla değil, gözleriyle, iyi örneklerle ve iyi rol modellerle kazanır.’’(s.52)

‘’Merkezî Sınavlar Üzerine Bir Deneme’’ adlı yazıda Cemaloğlu, ülkemizin kangren hâline gelmiş sorunlarından biri olan ve mütemadiyen değiştirilen sınav sistemlerine eleştiri getiriyor. Daha doğrusu merkezî sınavların Türk millî eğitim sisteminin genel ve özel amaçlarının gerçekleşmesini engellediğine parmak basıyor. Bunun yanı sıra merkezî sınavların öğrencilerin değer kazanmasına, dürüst olma, söz tutma, etik değerleri içselleştirme, güvenilir olma, başkasının hakkına saygı duyma gibi pek çok değeri göz ardı ettiğine dikkat çekiyor. Ayrıca merkezî sınavlar; spordan, sanattan, müzikten ve sosyal aktivitelerden mahrum bırakmaktadır, fikrini okuyucuya sunuyor. Yazar, merkezî sınavlar için kitap okumayan, salt seçenekler arasında gidip gelen, öğrencileri ezbere yönelten ve onların üreticiliklerine ket vuran bir olgu olarak karşımızda durmaktadır, diyor. ‘’Sınav merkezli bir eğitimden ziyade öğrencilerin; bilgi, kültür, estetik, spor, sanat, tasarım, müzik, felsefe, mantık, sosyoloji, psikoloji, öğrenme ve öğrenmeyi öğrenme gibi beceri alanlarına odaklanan bir eğitim sistemine ihtiyaçları vardır.’’(s.105)

‘’Başarıda IQ mu EQ mu Daha Önemli?’’ sorusunun sorulmasıyla başlayan yazıda Necati Cemaloğlu, son yıllarda revaçta diyebileceğimiz bir hususa dikkat çekiyor. Duygusal zekâ ve akıl, başarının ölçülmesinde son dönemlerin popüler alanları arasına dâhil oldu. Yazar, her iki kavramı genel hatlarıyla açıklayarak okurun zihnindeki sis perdesini aralıyor. Daha sonra okuduğu kitaplardan ve araştırmalarından elde ettiği bilgiler ışığında okuyucu aydınlatıyor. IQ’nun daha çok öğrenebilme, depolama ve transfer edebilme yeteneği olduğunu, EQ’nun ise sabretme, metanet gösterme, direnme, mücadele ve sebat etme gibi duyguları ihtiva ettiğini belirtiyor. Cemaloğlu başarıda etkili rol oynayan faktörü IQ olarak açıklarken kişiyi başarıya taşıyan etkenin EQ(Duygusal Zekâ) olduğunu bilhassa vurguluyor. Yazar, ayrıca duygusal zekâyı artıracak konuların müfredattaki kapsamının genişletilmesi gerektiğini ifade ediyor.

‘’Çocuklar Kitap Okuma Becerisini Nasıl Kazanır?’’ diye soruyor yazar. Evet, belki de hepimiz bu sorunun yanıtını birçok yerde farklı argümanlarla okuduk. Aslında çok önemli bir mevzudan bahsediyoruz. Kitap okumanın ne denli mühim bir uğraş olduğunu az çok herkes biliyor. Cemaloğlu, çocukların kitap okumaya ısındırılabilmesi için ilk iki ya da üç kitapta ödül verilebilir diyor. Ancak bundan sonraki aşamada ödülün mutlaka devreden çıkarılmasını salık veriyor. Şayet çıkarılmazsa çocuğun kitaba değil ödüle yoğunlaşacağını söylüyor. Yazar bir çocuğun kitap okuma itiyadı elde etmesinde anne ve babanın önemli bir faktör olduğuna işaret ediyor. Dolayısıyla ev ortamında anne baba ve çocukların aynı anda kitap okuyacakları zaman dilimlerinin alışkanlık edinmede etkili olacağını belirtiyor. Elbette çocuğun kitap okuyan akranları veya arkadaşları varsa bunlarla fikir alışverişi, bilgi paylaşımı gibi durumların da etkisi göz ardı edilemez. ‘’Her çocuğun bir ilgi alanı, merak duyduğu, öğrenmekten haz aldığı konular vardır. Bu alanları fark etmek, bu alanlara çocuğu yönlendirmek ve bu alanlarla ilgili literatüre ulaşması çocuğu teşvik etmek, kitap okuma davranışının oluşmasında zemin yaratır.’’(s.145)

‘’Ödev Gereksiz mi?’’ başlıklı metin çocukların en çok şikâyet ettikleri durumlardan biri olan ödevi irdeliyor. Necati Cemaloğlu bu yazısında ödevin niçin verildiğine, öğrencilere ne gibi faydaları olacağına, ne tür ödevler verilmesi gerektiğine ve ödevin içeriğine ilişkin birtakım bilgiler aktararak çeşitli önerilerde bulunuyor. ‘’Ödev verilmesinin amacı, öğrenmeyi pekiştirmek, öğrencilerde sorumluluk bilinci geliştirmektir.’’(s.179) Yazara göre ödevler öğrencilerin bilgi, kavrama, uygulama, analiz, sentez ve değerlendirme düzeyine çıkmalarını sağlayacak nitelikte olmalıdır. ’Ödevler, sorumluluk sahibi, nitelikli bireyler yetiştirmede etkili rol oynayan en önemli eğitim uygulamalarıdır.’’(s.182)

Cemaloğlu’nun ‘’Öğretmenlere Mektup’’ yazısını bütün öğretmenlerin okumasını ve analiz etmesini tüm kalbimle salık veririm. Yazar mesleğe başladığı yıldan anekdotla başlıyor yazısına. ‘’Lider öğretmenlik’’ kavramına özellikle değiniyor ve bunun nasıl olacağını birkaç maddede ele alıyor. Birinci ilke; alan bilgisi, formasyon ve genel kültürden oluşuyor. İkinci ilke, öğrenciyi şaşırtarak dikkatini çekmeyi başarmaktır. Üçüncü ilke ise ayrımlı pekiştirecek yaratabilmektir diyor. Yani her öğrenme ürününü öğrencinin zihninde ayrımlı pekiştireç hâline getirmekten söz ediyor. Dördüncü ilke olarak öğrencinin yüreğine dokunmak, karşımıza çıkıyor. Yazar, bunu biraz daha açarak öğrencinin PIN kodunu bilmek ve şifrelerini çözmek diyor. Beşinci ilkeyi dinleme davranışı olarak adlandırıyor. Ne konuşurlarsa konuşsunlar öğrencileri dinlemek gerekir diyor. Altıncı ilke sorunlara ani müdahale etmedir. Yedinci ilke farklı etnik, dinî, siyasi, ekonomik ve kişilik özelliklerine sahip öğrencileri aynı amaca yönlendirme kapasitesidir. Sekizinci ilke öğrencilerin var olan potansiyel güçlerini doğru tanımlamak ve bu potansiyeli daha iyi hâle nasıl getirebilirim sorusunun peşinde koşmaktır. Dokuzuncu ilke öğrencilerden önce sınıfa girip sınıfı eğitim öğretime hazırlamaktır. Sınıfta zamanı verimli ve etkili kullanmaktır. Onuncu ilke değişmeye ve gelişmeye açık olmaktır. Öğretmen her daim kendini yenilemeli ve çağın gereklerine ayak uydurabilmelidir.

Necati Cemaloğlu tarafından kaleme alınan bu eser; velilere, öğretmenlere ve idarecilere tavsiye edilebilecek başyapıtlardan biridir. Ben, kitaptaki bazı makalelere değinerek çeşitli aktarımlar yaptım. Eserin nicelik ve nitelik hacmi bununla sınırlı değil. Akran zorbalığından hiperaktiviteye, değerler eğitiminden kültürel farklılığa, matematikten sosyal bilgilere, ödül ve cezadan sosyal medyaya, Singapur eğitim sisteminden yaz tatiline kadar birçok konuda etraflı, kapsamlı, nitelikli bilgiler sunmaktadır.

CEMALOĞLU, Necati, Eğitimin Pin Kodu, Pegem Akademi Yayınları, Ankara, 2019.

                                                                                                    

YORUM EKLE
YORUMLAR
Necati Cemaloğlu
Necati Cemaloğlu - 2 ay Önce

Çok güzel bir analiz ve değerlendirme. Teşekkür ederim

Esra Diri
Esra Diri - 2 ay Önce

Emeginize sağlık Hocam.Çok faydalı bir bilgilendirme olmuş.Yönetimin Pin Kodu kitabini okumustum,egitimin pin kodu kitabini da okuyacagim insAllah.

banner26