banner17

Uyanış üç temele dayanmalı: Dert, aşk, amel

Müslümanların Hindistan’dan ayrılıp bağımsız bir devlet kurması fikrini ilk dile getiren Pakistanlı ünlü İslam âlimi, şair, filozof ve siyasetçi Muhammed İkbal, vefatının 76. yılında dualarla anılıyor.

Uyanış üç temele dayanmalı: Dert, aşk, amel

Pakistanlı İslam âlimi, şair, filozof ve siyasetçi Muhammed İkbal, ahirete intikalinin 76 yılında anılıyor. Düşünce ve şiirleriyle tüm İslam âleminde büyük etkiler bırakan İkbal, 1873’te Pakistan’ın Pencap eyaletine bağlı Siyalkut şehrinde doğdu.

İkbal, ilk eğitimini Kur’an-ı Kerim üzerine aldı. Arapça ve Farsça hocasının yönlendirmesiyle İslam edebiyatıyla ilgilendi. Lahor’da yüksek öğrenimini tamamladıktan sonra Doğu Dilleri Fakültesi'ne hoca olarak atanan Muhammed İkbal'ın şiirleri de yayınlanmaya başladı.

İngiltere ve Almanya'da felsefe ve hukuk öğrenimi gören İkbal, Londra’da Arap dili ve Edebiyatı Fakültesi’nde hocalık yaparken çeşitli İslami konularda verdiği konferanslar büyük ilgi gördü. Allâme İkbal olarak da bilinen Muhammed İkbal, 1908'de Hindistan’a döndüğünde, yazı ve şiirlerine hayranlık duyanlar tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı.

Kurtuluş Savaşı yıllarında, zor durumda Pakistan halkını, Türk halkının milli mücadelesine destek vermek için örgütleyen İkbal, Milli Mücadele'de kullanılmak üzere Pakistan halkından 1,5 milyon sterlin toplayıp Ankara hükümetine yollattı.

Bizi aynı ilkbahar yetiştirdi

İkbal, özellikle Hind alt kıtasındaki Müslümanların aktif bir kimlik kazanmaları için de büyük mücadeleler verdi. Hindistan Müslümanlarının bağımsızlık mücadelesini ilk dile getiren de o oldu. 1930’da Hint Müslüman Cemiyeti’ndeki bir toplantıda Pakistan haritasını ortaya koyup şu konuşmayı yaptı: “Hint Müslümanları için, Müslümanların ekseriyeti haiz oldukları eyaletleri içine alan ayrı bir devlet kurmaktan başka bir çare yoktur. Bu suretle Müslümanların dini, kültürü ve istiklali temin edilmiş olur. Eğer Hindistan’daki kast sistemi ortadan kalkmış olsaydı, Hint-Müslüman ittihadi kabil olurdu. Fakat Hindular bu hususta çok mutaassıptırlar. Sınıf taassubunu istiklalden fazla seviyorlar.”

İkbal ümmet içi etnik ayrımlara şiddetle karşı durdu: “Ey henüz çocukluktan kurtulamamış insan, sen kendi kendini yetiştir. Müslüman evladı mısın? Nesebini terk et. Eğer Hazret-i Muhammed’in mensup olduğu Arap kavmi, peygamberin meb’us olduğu ırk ise, kan ve deri ile gururlanıyorsa Arab’ı terk et. Ne Afganlıyız, ne Türküz, ne de Tatarız. Biz çemen evladıyız, aynı ormanda yetişmişiz. Renk ve koku ayırmak bize haramdır. Zira bizi aynı ilkbahar yetiştirmiştir.”

Uyanış üç temele dayanmalı: Dert, aşk, amel

Uzun süren bir hastalıktan sonra 21 Nisan 1938'de vefat eden İkbal, hem Pakistan hem de tüm İslam coğrafyasında okunmaya ve konuşulmaya devam ediyor.

Araştırmacı Halid Rahman, Muhammed İkbal’in, içtihat konusunda çok dikkatli bir şahsiyet olduğunu belirterek, “İslam’ı güncel bağlamında sunmaya ihtiyacımız olduğunu söylüyordu. Bu gerçekten tüm İslam âlemi için mühim bir ihtiyaçtı. Bir bütün olarak değerlendirildiğinde İkbal bugün Pakistan’da milli bir şahsiyet olarak addedilmektedir. İslam’a bakışı ve duruşu nedeniyle kitapları birçok dile çevrildi dünyaya yayıldı” diye konuştu.

İranlı düşünür Ali Şeriati ise İkbal’i şöyle anlatır: “İkbal’in sırrı şurada yatıyor: Dini-irfani uyanışla bilimsel-felsefi uyanışı karşılaştırıp aralarındaki farkı görüyor ve bize uyanışın üç temele dayanması gerektiğini bildiriyor: Dert, aşk, amel.”

 



Ömer Musa Targal yazdı

Güncelleme Tarihi: 24 Nisan 2014, 13:53
YORUM EKLE
banner8

banner20