banner17

Üsküp'te son yorgancılar zamana direniyor (video)

Üsküp'te yorgancılık, bugün Türk çarşısındaki Yorgancılar sokağında sadece üç dükkanda yaşatılıyor. Her şeye rağmen, dedelerinden miras yorgancılığı şevkle sürdürüyor ustalar.

Üsküp'te son yorgancılar zamana direniyor (video)

Osmanlı'nın Balkanlar'a mirası yalnızca mimari yapıları değil. Balkan coğrafyasında aynı zamanda insanların geçim kaynağı bazı meslekler de Osmanlı'dan tevarüs edilmiş. Ancak bir zamanlar, ticaretin kalbi konumundaki çarşı sokaklarını dolduran küçük esnaf dükkanları bugün yok olmaya yüz tutmuş.

Osmanlı'dan miras kalan mesleklerden biri de yorgancılık. Vaktiyle tıpkı diğer zanaatkarlar gibi bulunduğu sokağa ismini verecek kadar fazla olan yorgancıların sayısı, bugün bir elin parmaklarını geçmiyor. Üsküp'te Türk çarşısındaki yorgancılar sokağında, zamana meydan okuyan bu mesleği icra eden birkaç zanaatkar bulunuyor.

Mazlam Halili de babasından devraldığı bu mesleği devam ettiren isimlerden biri. Halili sürdürmekte olduğu zanaatı şu ifadelerle anlattı: “Ben 1959 yılından beri yorgancılıkla uğraşıyorum. O zaman 7 yaşındaydım. Babam da yorgancıydı. Günümün yarısını dükkanda, yarısını okulda geçirdim. Tekstil lisesini ve yüksek okulunu bitirdim. Babam beni mesleğin uzmanı yapmak istiyordu. Ama yorgancılık zanaatı zamanla gözden düştü. Bir zamanlar bu sokak yorgancılarla doluydu. En az 25-30 yorgancı vardı. Şimdi sadece üç tane kaldı. Onlar da bu işi dedelerinden ya da babalarından miras almış ustalar.”

İnsanları uyuturken mutlu eden meslek

Mazlam Bey'in küçük dükkanında tam üç nesil yorgancı yetişmiş. Seri üretimle başedebilecek güçleri bulunmadığını söyleyen Halili, günümüzde yorgancılıkla hayatını idame ettirmenin de zor olduğunu belirtirken, sözlerine şu ifadelerle devam etti: “Yorgancı büyüklerimden öğrendiğim kadarıyla bu zanaatı Üsküp'e Selanikli Türkler getirmiş. O zamanlar babaannem bir yorgancı atölyesinde çalışmış ve dedem de ondan öğrenip mesleği devam ettirmiş. Yaniz biz 110 yıldır yorgancıyız. Yorgancılık aslında çok güzel bir meslek. İnsanlar hayatlarının üçte birini uykuda geçiriyor ve birşeyler örtünme gereği duyuyor. Yani bir anlamda insanları uyuturken mutlu eden bir meslek. Ancak genç neslin talepleri değişti. Artık pamuk ve yün gibi sağlıklı ürünler yerine elyaf ya da sentetik malzemeleri tercih ediyorlar. Bu nedenle zanaatın geleceğini pek parlak görmüyorum.”

Doğal malzeme tercih edilmeli

İsteğe bağlı olarak yorganda farklı malzeme kullandıklarını belirten Mazlam Usta, pahalı olsa da doğal malzemeden kaçmamak gerektiğinin altını çiziyor. Böylelikle bir ürünün çok daha uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyen zanaatkar, yorganların tadilatını da yapıyor.

Tamamen el yapımı olan yorganların yapım aşaması nakışın kumaşa işlenmesiyle başlıyor. Daha sonra dikilen yorganın içi, müşterinin isteğine bağlı olarak pamuk veya yünle dolduruluyor. Ardından baslayan dikiş işlemi ise bir ya da iki gün sürüyor. Türkiye de dahil birçok ülkeden özel müşterileri bulunan bu yorgancı dükkanını, Mazlam Bey'in çocuklarının ardından devralacak bir usta bulunmuyor.

Gençlerin eski zanaatlara olan ilgisizliği her ne kadar ustaların yüreğini burksa da, son dönemde devlet eliyle çarşının ve eski zanaatların canlandırılması adına yürütülen çalışmalar umut vadediyor. 

 

Esra Hasip haber verdi

Güncelleme Tarihi: 12 Haziran 2015, 14:51
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20