banner17

Ülkelerin sembolleşen çizgi kahramanları (video)

Karikatür sanatçılarının oluşturduğu çizgi karakterler, kağıtlar ve dergiler üzerinde kalmayıp, zihinlerde yaşadılar. Farklı ülkelerde, farklı çizgi kahramanlar, yaşadıkları coğrafya insanının kültürlerini ve düşünüş biçimlerini yansıttılar. Çeşitli ülkelerin öne çıkan çizgi kahramanlarını inceledik.

Ülkelerin sembolleşen çizgi kahramanları (video)

Kosovalıların çizgi kahramanı: Şiponya

Dünyayı kötülüklerden kurtaran, iyi insanları koruyan, kötü insanlara karşı duran çizgi roman kahramanları, Kosova'da ilgiyle takip ediliyor. Özellikle Kosova Savaşı sonrası ülkede yaşanan problemler çizgi roman sanatçılarına ilham oldu. Sanatçılar bu problemleri eserlerinde eleştirdi ve sebeplerini sorguladı.

Çizgi romanlara çizen Kosova'daki son sanatçı ise Gani Sunduri. Savaş sonrası Kosova'nın en önemli kahramanı sanatçı Gani Sunduri'nin kaleminde hayat bulan Şiponya yani kara kartal. Çizgi roman sanatçısı Gani Sunduri, oluşturduğu kahraman hakkında şu şekilde konuştu: “Biz çocukluktan beri tabii kahramanlarla büyüdük, İtalyan ve Amerikan çizgi kahramanlarıyla büyüdük. Amerika'nın Süpermen'i, Örümcek Adam'ı varsa, İtalyanlar'ın Zagor'u varsa ben de kendime dedim niye Kosova'nın da bir kahramanı olmasın. Böylece uygun bir şekilde kimseyi kırmadan bir kahraman oluşturdum. Kırmızı kartal, Arnavutlar'ın simgesi olan kahramanı çizdim. Bu kahraman başka olaylara karışmıyor, Prizren'de yaşıyor. Özel güçleri yok. sadece bir kahraman.”

Kırmızı renk üzerinde çift başlı kartal olarak tasarlanan bu kahraman Kosovalılar için bir özgürlük sembolü. Kosova'nın bağımsızlık kahramanı olarak kabul edilen ''kara kartal'' halka yapılan haksızlıklara ve kötülüklere karşı çıkıyor. Kara kartal dünya basınının da ilgisini çekmeyi başardı. Çizgi roman, Fransa, Almanya, hatta Türkiye'de de büyük ses getirdi.

Şiponya'nın dünya üzerindeki tesirleri hakkında Gani Sunduri şunları söyledi: “Bu kahraman Arnavut simgesini taşıdığı için burada ve Arnavutluk'ta sevildi. Çok iyi bir şekilde kabul edildi. Ayrıca Türkiye'de ortaklaşa Türk kahramanla bunu birleştirerek bir çizgi roman çizmeyi düşündüler, ancak benim vaktim olmadığı için yapamadık. Gelecekte yapmayı düşünüyoruz.”

Gani Sunduri sadece Arnavutlar için çizgi roman hazırlamıyor. Türkçe kaleme aldığı ''Süper Çocuk'' çizgi romanıyla da adından söz ettiriyor. Kahraman Türk çocuğunu temsil eden Süper Çocuk, kötülerle savaşıyor, iyileri koruyor. Süper Çocuk, Süpermen'in Kosova versiyonu olarak adlandırılıyor. Kahramanın çizeri Gani Sunduri ise Süper Çocuk'u şu ifadelerle anlattı: “Süper Çocuk benim çocukluğumun bir kahramanı. Bugüne kadar yüzlerce kere çizdiğim bir kahraman. Yerel gazetelerde de yayınlandı. İlk defa Türkçe'de çizgi roman yayınladık, bu da Süper Çocuk oldu. Bir kitabımın Balkanlar'da Türkçe yayınlanmasından gurur duyuyorum."

Sunduri'nin yeni hedefi çizgi romanlarını daha da geliştirmek ve çizimlerini çizgi filme aktarmak. Tüm bunları yaparken tek bir şeye dikkat çekiyor Sunduri: “Kimseyi incitmeden ortaklaşa bir anlayışla çalışmayı amaçlıyorum. Kosova çok etnisiteli bir devlet olduğu için, Türk'ün, Arnavut'un, Sırp'ın okuyabileceği bir çizgi roman olsun isterim.” Sanatçı 50 sayfadan oluşan "Süper Çocuk" çizgi romanını bu yıl maddi destek bulunması halinde bastırmayı ve ülkedeki Türk öğrencilere hiç bir ücret almadan dağıtmayı düşünüyor.

Yaklaşık 20 yıldır çizgi roman ile uğraşan Gani Sunduri başta Balkan ülkeleri olmak üzere yurt dışında düzenlenen bir çok festivalde yer aldı. Sunduri'nin eserleri teşekkür belgeleri ödüllendirildi. Ayrıca Kıbrıs ve Bulgaristan'dan da iki altın madalyaya hak kazandı. Sunduri, şimdilerde Ekim ayında düzenlenecek Belgrad'daki çizgi roman ve karikatür festivaline katılmaya hazırlanıyor.

Makedonyalıların çizgi kahramanı İtar Peyo

Makedonya edebiyatında en çok adı geçen, yediden yetmişe tüm Makedonlar'ın bir çok hikayesini ezbere bildiği en önemli halk kahramanı, İtar Peyo. Yerel motiflerle süslediği fıkraların hem anlatıcısı hem de baş kahramanı olan İtar Peyo, kurnazlığıyla ünlü. İtar Peyo, Makedon halk edebiyatında Nasreddin Hoca'nın karşılığı olarak da addediliyor.

İtar Peyo, Makedonyalı bir çizer tarafından Petsko adıyla çizgi romanlaştırıldı. Darko Markoviç'in, adı kendisiyle özdeşleşen ve yaramaz tavırlarıyla ünlü çizgi kahramanı Petsko'nun tarihi Yugoslavya dönemine uzanıyor. 1944 yılında, Makedonya'nın ilk günlük mecmuası olan Nova Makedonya gazetesinde yayınlanmaya başlayan ve bugün özel bir gazetenin son sayfasını süsleyen Petsko'nun maceraları uzun yıllar televizyon ekranlarında da yayınlandı.

Markoviç, çizgi kahraman Petsko'yla ilgili şunları söyledi: “Petsko'yla ilgili 2000 – 2005 yılları arasında 152 bölümlük bir televizyon serisi de hazırladım. Petsko fotoromanı da otuz yıldır Makedonya gazetelerinde yayınlanıyor. Gözlerim gördüğü ve ellerim arasındaki bağlantı iyi olduğu sürece, sonuna kadar bunu sürdürmeye devam edeceğim. Ben yaşadığım dönemin bir gözlemcisiyim. Problemleri işaret ederim, toplumda yaşanan aptallıklarla dalga geçerim ve başımıza gelen her şeyin sorumlusu olarak gördüğüm iktidarları eleştiririm."

Uzun sanat hayatı boyunca yurtiçinde ve yurt dışında altmışı aşkın ödül kazanan Darko Markoviç, Türkiye'yi ve Türk meslekdaşlarını şu ifadelerle andı: “Bu alanda Türkiye'de çok ünlü isimleri tanıştım. Maalesef bunlardan bir çoğu artık hayatta değil. Semih Balcıoğlu, Nehar Tublek, Ali Ulvi, Erdoğan Bozok, Ferruh Doğan ve daha bir çok kişi. İstanbul'da bir çok mizah festivaline katıldım. Hatta bir keresinde Nasreddin Hoca'nın doğum yeri olan Akşehir'e kadar gittim. Orada da karikatürlerimizi sergiledik. Çünkü Nasreddin Hoca dünyada mizahın bir sembolü. Türkiye ile ilgili çok güzel anılarım var."

Rusların çizgi kahramanı Çeburaşka

Rusya'da karikatür sanatının yükselişe geçtiği 1960'larda ortaya çıkan ve günümüzde de hâlâ popülaritesini koruyan bir çizgi kahraman Çeburaşka. Serüveni Sovyetler Birliği'nde başladığı için sadece Ruslar'ın değil eski Sovyet ülkelerinin de sahiplendiği Çeburaşka, 1980 Moskova Olimpiyatları'nın resmi maskotu seçildi. Karakter o dönemlerde altın devrini yaşadı.

Eduard Uspensky'nin 1966'da yazdığı bir hikayeden doğan çizgi kahraman, tropikal bölgelere ait sevimli bir yaratık olarak literatüre girdi. Roman Kaçanov'un usta çizimleriyle animasyon dünyasına adımını atan Çeburaşka, Miki Maus'un Batıda yarattığı etkiyi Sovyetler coğrafyasında kısa süre içinde yakaladı.

Uzun kulakları ve iri gözleriyle yaş sınırı olmadan Sovyet vatandaşlarının büyük ilgisini yakalayan Çeburaşka, müziğiyle de birçok çocuğun hafızalarına kazındı. Çeburaşka serileri Sovyetler dönemindeki gençlik gruplarının faaliyetlerine de geniş yer buldu. Kimilerine göre komünist sistemin propagandası için kullandığı sevimli bir semboldü, kimilerine göre ise kurallara uymakta yaşadığı sorunlar yüzünden sistemin eleştirisini yapan bir çizgi kahraman.

Farklı bir animasyon tekniğiyle hayat bulan Çeburaşka'nın hikayesi sadece hatıra eşyalar vasıtasıyla değil, yeni çizgi teknik tasarımlarıyla da dünyaya yayılıyor. Yetmişli ve seksenli yıllarda ününün doruğuna çıkan Çeburaşka, Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla doksanlı yılları kayıp bir dönem olarak geçirdi. İki binlerde yeniden hareketlendi, Uzakdoğu ülkelerinden gördüğü ilgi sayesinde büyük patlama yaşadı.

Çeburaşka serileri Tokyo TV'de tekrar yayınlanmaya başladı. Seriler Japonlardan büyük ilgi görünce, Rusya'da da tekrar yükselişe geçti ve telif kavgaları başladı. Çeburaşka'nın ilk yazarı Uspensky, doksanlı yıllarda açtığı dava sonucu çizgi kahramanın yayın haklarını üzerine almıştı. Diğer sanatçılarla yaşanan sorunlar nedeniyle mahkeme süreçleri başladı ve rüşvet ve yolsuzluk iddiaları sevimli Çeburaşka'nın ismine gölge düşürdü.

Çeburaşka şimdilerde yeniden ortaya çıkıyor. Karakteri çalışan isimse yönetmen Sergey Antonov. Antonov bu büyük fırsatın heba edilmesine anlam veremediğini vurgularken, şu ifadeleri kullandı: “Biz klasik tarzda çalışıyoruz. Her karenin elle çizildiği usulü tercih ettik. Bu ekonomik açıdan bakıldığında kârlı değil, ama kalite açısından çok yükseklerde. Artık bir Rusya klasiği haline gelen Çeburaşka'yı böyle bir anlayışla yeniden animasyon dünyasına kazandıracaktık. hâlâ da bu umudumuzu koruyoruz. Çeburaşka bir dönemin propaganda aracı olmaktan çıkartılmalı. Hepimizin ortak değeri olarak dünyaya kazandırılmalı. Bu çizgi karakterin büyüsüne Uzakdoğu çok önceden kapıldı. Hem Japonya hem de Çin'de denediler. Fakat aynı ruhu vermeleri imkansızdı. Dolayısıyla uzun ömürlü olmadı.”

Çeburaşka yeniden çizgi film dünyasında kendini gösterip uzun yıllar gönüllerde taht kurmaya devam edecek gibi görünüyor.

Kırgızların çizgi kahramanları Aktan ve Akılay

Kırgızistan'da halk söylenceleri ve masal kahramanları 1977'de çizgiye dökülmeye başlandı. Ülkede Sovyet çizgi film tarihi 1929'da "Posta" isimli çizgi filmle başladı. Kırgız dilindeki ilk çizgi film ise 1967'de "Sayıların Tartışması"ydı. Kırgızistan'da çekilen birçok animasyon filmde ulusal kahramanlar ekrana yansıtıldı. Bu kahramanlardan akılda kalanlar Halk Tolubay Sınçı, Alakon Mergenci'ydi.

Kırgızistan'da kısa zamanda birçok başarılı animasyoncu yetişti. Ancak bağımsızlık sonrası yaşanan mali güçlükler, Kırgız çizgi film sektörünün gelişmesini durdurdu. Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından da Kırgız çizgi filmciliği de ayakta kalamadı.

Çizgi filmler uzun süre, efsane ve destanlarla dolu Kırgız sözlü halk edebiyatından beslendi. Kırgızlar'ın gelenekleri, hayatı, aile ilişkileri, çocuk eğitimi, sanatı ve doğayla olan etkileşimi bu filmlere yansıtıldı.

Çizgi film sektöründe yüzü bir türlü gülmeyen ülkede şimdilerde genç animasyon sanatçıları kendi olanakları ya da sponsor yardımıyla çizgi film sanatını, bilgisayar programları yardımıyla canlandırmaya çalışıyor. Ülkede bugüne kadar üretilen çalışmalardan en çok ilgi gören çizgi film ise Türkiye'de de gösterime giren 'Keremet Köç' oldu. Keremet Köç o kadar sevildi ki, filmin başkahramanları Aktan ve Akılay'ın isimleri ülkede birçok yeni doğan bebeğe verildi. Film dergilere aktarıldı, kreşlerde dağıtıldı.

Çizgi filmin yapım aşamasında bulunan Bermet Moltayeva, Keremet Köç'ü şu sözlerle anlattı: “Keremet Köç'ü Kırgızlar çok sevdi. Sadece çocuklar değil, anneler babalar da çok benimsedi. Kırgızistan'da bağımsızlık ilan edildikten sonra, çocuklara adanan çalışmaların, özellikle kitapların eksikliği vardı. 2003'te çocukların eğitimi ve onların gelişimi hakkında büyük bir toplantı gerçekleşti. O faaliyetten sonra çocuklara adanan kitaplar yayınlama önceliği ortaya çıktı. Sonuç olarak 2004'de 5 alt başlıkta 5 kitapçık yayınlandı. Kitapların başkahramanları da Aktan ile Akılay isimli küçük çocuklar oldu. Basılan kitaplar ülkenin tüm kreşlerine ve okullarına dağıtıldı. Sevilen kitaplardan Aktan ve Akılay isimli yeni küçük kahramanlar ortaya çıktı.

Kırgızistan devlet televizyonunda gösterilen çizgi film de büyük ilgi gördü. 3-6 yaş arasındaki çocuklar için eğitim programı olarak düşünülen Keremet Köç'ün ülkede bu kadar sevilmesi 2. dönemine sebep oldu. Bu dönemde Aktan ve Akılay'a, dede, anneanne, Uygur çocuk Alişer, engelli kız Bermet, Rus kız Alyona, şımarık çocuk Marat ve Takay karakterleri eşlik etti."

Kırgız toplumunda yaşayan her çocuğun, kendini bulabildiği çizgi filmin üretimi, finans yetersizliği nedeniyle 2010 yılında durduruldu. Sponsor arayışını sürdüren Unisef, Keremet Köç'ü devam ettirmeyi planlıyor.

Filistinlerin çizgi kahramanı Hanzala

Filistin direnişinin simgelerinden biri de çizgi roman kahramanı Hanzala. Hanzala en az sapan taşları kadar tehlikeli çizgiler çizen Naci Ali'nin, Filistin direnişini desteklediği çizgi karakterin adı. Naci Ali, Hanzala ismini verdiği çocuk karakteri ile Filistin'de yaşananlara çizgiyle bakmaya çağırdı insanları.

Filistin'in küskün çocuğu Hanzala, yüzünü hiç kimseye göstermedi. Elleri arkasından bağlı, yamalı elbiseleri ile Amerika ve İsrail'in karşısında durdu. Yüzünü ancak savaş bittiğinde dönecekti ama Naci Ali'nin Londra'da bir suikast sonucu öldürülmesi üzerine çizgilerin direnişcisi Hanzala'nın yüzü hep muamma olarak kaldı.

Hanzala hep 10 yaşındaydı, hiç büyümedi. Çünkü Naci Ali de Filistin'den ayrılmak zorunda bırakıldığında 10 yaşındaydı. Adı Filistin davasıyla özdeşleşen devrimci çizer Naci Salim Ali çizgileriyle dünyaya Filistin gerçeğini anlattı.

Filistin halkını yoksulluğa iten utanç duvarına çizdiği karikatürlere bile tahammül edilemedi. Özgürlüğün öksüz çocuğu kimi zaman İsrailli askerin karşısnda korkusuzca durdu, kimi zaman da zeytin dalı uzattı barışa. Eserleri 40 bini aşan çizgi ustası Naci Ali'nin, Hanzala'nın Filistin serüvenini anlattığı karikatürleri Türkiye'de de yayınlandı.

 

 

 

 



Ediz Tiyanşan, Uğur Özen, Barış Mutlu, Esra Hasip ve Gülay Krasniç haber verdi

Güncelleme Tarihi: 05 Eylül 2015, 12:22
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20